Atatürk Büstleri Neden Hedef Seçildi?

26.08.2017 13:01

796 Kişi Okumuş

0 Yorum

Atatürk Büstleri Neden Hedef Seçildi?

Ragıp Kamil İlbeyi
ilbeyi.rk@gmail.com

1923 yılında kurulan bağımsız Türkiye Cumhuriyeti, itilaf devletlerinin pek canını sıkmış, emperyalizm ve siyonizmin bölgeye dair tüm karanlık planlarını deşifre ve alt üst etmişti.

Meydan harbi ile mücadele edemediği Atatürk ve onun öncülüğünde Türkiye’yi ve tüm bölgeyi aydınlatan bu halk direnişi, eğitim seferberliği milli ekonomi uyanışı ile mücadele etmek, Türkiye’yi sıradan bir Arap ülkesi, vahhabi veya emevi Sünnisi İngiliz-ABD ve İsrail kuklası yapabilmek adına daha önce Batı Anadolu’da denenen ve başarılı olan bir taktiği uygulamaya koymalıydı.

Truva…

Truva Atı Çanakkale bölgesinde helenistik döneme ait bir savaş taktiği bunun detaylarına girmeyeceğim ama eski Yunanistan’dan Anadolu’ya çıkarma yapan Yunan ordusu kalenin muazzam güçlü ve duvarların oldukça kalın ve savunma hattının canlı olmasından dolayı kaleyi fetih edemez. Bir çare düşünürler ve şöyle bir fikir ortaya atılır; Tahtadan büyük bir at yapalım, içine öncü birliklerimizi yerleştirelim, gece kale kapısının önüne bırakalım, birliklerimizde saklansın ve savaşı kaybedip gittiğimizi sanıp bunu kendilerine bir armağan olarak bıraktığımızı sansınlar, Truva Atı içeri alınınca askerlerimiz gece kale kapısını açarlar ve bizde işgal edebiliriz, derler ve bu plan gerçekleşir ve başarıya ulaşılır.

Bu askeri hile Türkiye’de bir çok kez uygulandı. Cemaatler ve tarikatlar bir Truva atıydı ve tek istedikleri, Atatürk ilke ve inkılapları, aydınlanma, matematik, fen, teknoloji, sağlık, ziraat, ekonomi ve bankacılık, bilim, sanayi, demokrasi, cumhuriyet, hür fikir ve özgürlüklerle savaşmak, Türkiye’yi ABD, İngiltere ve İsrail güdümünde bir ortaçağ sözde İslam (Emevi) Devleti yapmaktı.

Bu nedenle Türkiye Cumhuriyeti 1938 yılında iç ve dış düşmanlar tarafından gizlice işgal edilmeye başlandı. Ulu önder gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün zamansız ölümü Türk milleti ve dünya insanlarında hüzün ve gözyaşı emperyalist, siyonist ve İslamcılarda sevinç ve heyecan yaratmıştı.

Bu günlere gelmek istiyorum çünkü bu konu bir kaç cilt kitap konusudur. Burada özet halinde anlatmak mümkün olmayacaktır. Çünkü delil ve tarihi vesikalara rağmen inanmayan binlerce inatçı yobaz varken bu konunun özet veya bir makale ile geçiştirilmesi mümkün değildir.

Büst ve heykellere saldırmak nereden geliyor bunu anlatayım.

Tarikat ve cemaatlere göre Mustafa Kemal Atatürk ve Atatürkçüler, laik, demokrat, cumhuriyetçi herkes kafirdir. Mürted yani dinden dönen insanlardır. Bu kesimi ehli kitap olarak tanımayan bu gruplar ister Sünni olsun ister Şii fark etmez bu kesimlerin öldürülmesini, ırzlarına geçilmesini, yani kadınlarının ve kızlarının ganimet olarak görmekte ve mal varlığına el koymayı kendisinde bir hak olarak görmektedir.

Bunların en şiddetlisi Sünnilerdir çünkü gelmiş geçmiş sözüm ona İslamcı tüm terör örgütleri ehli sünnet vel cemaattir. Bu inkar edilmesi mümkün olmayan bir gerçektir. Şiiler içinde de radikal gruplar var örneğin ‘gulat’ gibi. Ancak hiç olmazsa bunlarla mücadeleyi de yine Şiiler yapıyor. Ne yazık ki Vahhabi Suudi Arabistan devleti Ehli Sünnete destek adına tüm teröristleri diğer ortakları ile finanse etmekte itikadı ve askeri eğitim vermektedir.

Türkiye’de sözüm ona dindarlar cemaat ve tarikat üyesi insanlar bu büst ve heykellere put ve “beton Kemal” demekte, kendilerini Hz. İbrahim olarak görmekteler. Bu nedenle öfke ile bu büstlere saldırırlar. (15 Temmuz sonrası Erdoğan ve Ömer Halisdemir ve benzeri heykellerin ne tür putlar olduğu konusunda örümcek ağı beyinlilerden henüz bir açıklama gelmemiştir) Bunlardan ilk ve orta okul yıllarında aynı sınıfı paylaştığım onlarcası için andımız ve İstiklal Marşımız dalga geçilen değerlerimizdi. Kafir bir devlet olarak gördükleri Türkiye Cumhuriyeti’nin polisi, askeri, doktoru, öğretmeni vesaire tüm memur ve Kemalist her birey onlara göre kâfirdi. Bir çok arkadaşım daha o yıllarda açık kadınları taciz etmenin hak olduğunu tecavüz ve taciz ederlerse akıllanıp kapanacaklarını, çarşafa gireceklerini söylüyorlardı.

İşte bu akıl taciz ve tecavüzü dahi “Allah Rızası” için yapmaktaydı. Hatta aralarında öyle bir grup var ki memleket bu şekilde yönetilmeye devam ederse Pakistan ve Afganistan’da olduğu gibi kadınların yüzlerine kezzap atacak psikopatlar dâhi peydah olacaktır ki az da olsa emsali görülmüştür Türkiye’de.

Yıllarca Atatürk ve TSK’ya karşı nefret ile büyüyen nesil şimdi intikam alıyor. Peki kimden intikam alıyor?

Karanlığa karşı mücadele eden herkesten.
AKP iktidarı Atatürk devrimlerine karşı Emevi devrimi yapıp Türkiye Cumhuriyeti’nin tüm değerlerini ayaklar altına alıp cemaat ve tarikatlar ile ortaklık edince artık sırasıdır deyip Atatürk’ün namusuna küfredildi. Milletten ses çıkmayınca Atatürk’ün kendisine hakaret ettiler baktılar yine birşey yok o zaman büstlere saldırmanın vakti gelmiştir dediler. Yavaş yavaş…

Bir anda yapamıyorlar. Dozu yavaş yavaş arttırıyorlar. Ve bir gün öyle bir gün gelecek ki, o karanlık gün geldiğinde “Atatürk ve inkılaplarına sahip çıkmalıydık” diye feryat edeceksiniz de elinizden hiç bir şey gelmeyecek.

Ve o gün kandırılan milyonlar İslam ile Allah ile aldatıldıklarını anladıklarında iş işten geçmiş olacak.

İlgili Terimler :

YORUMLAR