Bayramız olsun da mübarek!

15.06.2018 00:04

691 Kişi Okumuş

0 Yorum

Bayramız olsun da mübarek!

Cahit Kılıç

cahitkilic@tanyerihaber.com

 

Bugün söz, üstatların olsun…

Siftah da Cemal Süreya’dan gelsin:

“Özgürlüğün geldiği gün;
O gün ölmek yasak!”

***

Murat Çobanoğlu

Rabbim cümle açları doyursun; evvelki akşam, iftarı bir AVM’de açtık…
Sonrasında Merve ile anası, AVM içindeki büyük markete girdiler. Bayram için öteberi alışverişi…
Ben de, marketin kasalarının tam karşındaki çay kahve satılan açık standın markete bakan tarafına oturup çayımı içmeye başladım…
Bir yandan çayımı yudumlarken; diğer yandan da insanları izliyorum. Yüzlerce insan girip çıkıyor. Genç sevgililer, eşler falan filan… Araştırmacı yazarım ya hani, adeta gözlem yapıyorum. Eskilerin deyimiyle: İnsanlara nazar kılıyorum…

Bir müddet sonra aklıma merhum Murat Çobanoğlu’nun şu dizeleri geldi:

Bu dünya arsızındır
Cehennem hırsızındır
Nerde bir güzel gördüm
Bir yüzü nursuzundur…

(Hilâfsız… C.K.)

***

Cemal Süreya’dan devam…

Durakta üç kişi
Adam, kadın ve çocuk

Adamın elleri ceplerinde
Kadın çocuğun elini tutmuş

Adam hüzünlü
Hüzünlü şarkılar gibi hüzünlü

Kadın güzel
Güzel anılar gibi güzel

Çocuk
Güzel anılar gibi hüzünlü
Hüzünlü şarkılar gibi güzel

***

Yahya Kemal

İri cüssesi ve yemeğe düşkünlüğü ile tanınan Yahya Kemal ile ince, uzun, zayıf mı zayıf görünen Muammer Karaca, Park Otel’de karşılaşırlar.
Yahya Kemal, Muammer Karaca’yı tepeden tırnağa süzdükten sonra:
“Muammer, nedir bu hâlin? Seni gören de Türkiye’de kıtlık var sanacak!”
Bir kahkaha atan Muammer Karaca:
“Üstat, seni gören de bu kıtlığın sebebi sensin sanacak!”

***

Paris yıllarında arkadaşlarından biri, oradaki Türklere hep “Ya Seydi” diye hitap edermiş…
Yahya Kemal, sonunda dayanamaz ve şu dizeleri yazar:

Bir Türk’ü görüp demek “Ya Seydi”
Tam b.k yemenin Arapçası idi…”

***

Yahya Kemal ile aralarının açık olduğu günlerde İbrahim Çallı’ya Yahya Kemal’i sorarlar.
Çallı:
“Yahya Kemal hükûmet gibi adamdır” der…
Nasıl yani?
“Tenkide asla dayanamaz, hep alkış ister. Geçenlerde zevkinin mehter takımı gibi geride kaldığını söyledim diye şimdi bana küs”

***

Sevr antlaşmasını imzalayanların arasında Rıza Tevfik’in de olduğunu öğrenen Yahya Kemal, hemen şu dörtlüğü yazar:

Kızmasın kimse Rıza Tevfik’e
Sevr’i imzalamaya gitti diye
Çünkü idam olunan mahkûmun
Çektirirler ipini çingeneye…

***

Sessiz Gemi’den:

Dünyada sevilmiş ve seven nafile bekler;
Bilmez ki giden sevgililer dönmeyecekler.

Birçok gidenin her biri memnun ki yerinden,
Birçok seneler geçti; dönen yok seferinden.

***

Şeyh-ül İslâm Yahya Efendi

Mescidde riyâ-pîşeler itsün ko riyâyı
Meyhâneye gel kim, ne riyâ var ne mürâyi…

(Şeksiz, şüphesiz. C.K.)

***

Şair Eşref

İzmir valisi Kâmil Paşa, bir denetleme sırasında Kırkağaç kaymakamı Eşref’i bir eşeğin üstünde görünce seslenir:

“Eşref Bey, Eşref Bey! Dikkat edin eşek sizi düşürmesin!”

Eşref bakar ki karşısında İzmir valisi Kâmil Paşa duruyor. Hiç bozuntuya vermeden şu cevabı verir:

“Siz merak buyurmayınız Paşam! Bu eşek pek kâmildir…”

***

Zamanın Halep Mektupçusu İzzet Efendi ile Diyarbakır savcısı Facim Efendi çok iyi arkadaşlarmış.
İstanbul’da buluştukları bir gün, kafayı çekerlerken aralarında kavga çıkar. Facim Efendi, İzzet Efendiye:

“Rütben büyük ama kendin küçüksün” deyince birbirlerine küserler.
İkisini de yakında tanıyan ve seven Eşref, aralarını bulmak için şu dörtlüğü yazar:

“İşittim ki Facim seni darıltmış,
Demiş ‘Rütben büyük, kendin küçüksün’
O sarhoşlukla etmiş bir köpeklik,
N’olur affeyle, sen ondan büyüksün…”

***

Şair Eşref, Neyzen Tevfik’i hem eleştirir hem de severmiş. Bir gün Neyzen’i şöyle övmüş:

Kimseler Hafız’a alnı yere geldi diyemez,
Doğduğundan beri kıç dönmedi Şeytan’a bile!
Çok cevamide, mescidde dolaştı amma
Koymadı alnını secde-i Rahman’a bile!
Hacıyatmaz gibidir sanki köpek oğlu köpek,
Ayaküstünde kalır düşse de mizana bile!

***

Kabrimi kimse ziyaret etmesin Allah için
Gelmesin reddeylerim billahi öz kardaşımı
Gözlerim ebna-yı âdemden o rütbe yıldı kim
İstemem ben Fatiha, tek çalmasınlar taşımı

***

Ben tenezzül eylemem, eşekler s..sin
Şam’a vali olanın Hind’e kadar anasını…

(Bu beyti, biraz da olsa İslâm tarihine vakıf olanlar anlar. C.K.)

***

Eşref ölünce, yakın dostu Nureddin Rüştü, şu sözleri mırıldanır:

“Baktı hicvine lâyık değil alçak dünya;
Eşref de kapağı attı cennete sonunda…”

***

Ziya Paşa’dan birkaç farklı beyit ile yazıyı bitirelim…

Yıldız arayıp gökte nice turfa müneccim
Gaflet ile görmez kuyuyu reh-güzerinde

***

Milyonla çalan mesned-i izzette ser-efrâz
Birkaç kuruşu mürtekibin cây-ı kürektir.*

***

Onlar ki verir lâf ile dünyaya nizâmât
Bin türlü teseyyüp bulunur hânelerinde

***

Bed-asla necâbet mi verir hiç üniforma
Zer-dûz palan vursan eşek yine eşektir

***

Bayram gibi bir bayramınız olsun, ağzınızın tadı hiç bozulmasın inşallah…


Yazarın yazı arşivine ulaşmak için buraya tıklayınız…

İlgili Terimler :

YORUMLAR