Bugün yemekteyiz! Buyurun soframıza ve leziz sohbetimize…

31.12.2020 00:03

584 Kişi Okumuş

5 Yorum

Bugün yemekteyiz! Buyurun soframıza ve leziz sohbetimize…

NOSTALJİK YAZILAR

Yazıma başlamadan önce bu yazıya ilham veren olayı anlatmalıyım…

Kars’tayız. Rahmetli annem, yeniliklere açık, batı mutfağına ilgi duyan, öğrendiği her şeyi mutlaka uygulayan bir yapıya sahipti. O yıllarda kadınlar arasında yaygın olan ve adına “kabul günü” denilen bir buluşma vardı. Her ayın 15’i annemin kabul günü idi. O gün evimizde akan sular durmaz donar! En özel yemekler, en emekli çörekler, en özenli ikramlar hazırlanır. Biz çocuklara da ayakaltında dolaşmamamız özellikle tembih edilirdi. Ancak ben bir yolunu bulup mutlaka kendimi salona atar, ikramlardan ciddi ölçüde nasiplenirdim!

Yine böyle özel bir günde annem dönemin Kars valisinin eşinin kabul gününe gider, fakat davet çay değil yemek davetidir. Hanımefendi konuklarına karnabahar ikram eder. Kars, Karslı ve Karnabahar! Yan yana gelmesi imkânsız olan üç nesne! Ayrıca yöremizde bilinmeyen, tanınmayan, görülmeyen bir sebze!

Ancak yeniliklere açık olan annemden kaçmaz bu yeni öğrendiği ve tattığı yemek! Hemen malzeme alınır, annem yemeği özene bezene yapar, eseriyle gururlanan bir sanatçı edasıyla sofraya getirir ve babama servis eder. Genelde kadınlara özelde anneme son derece saygılı olan rahmetli babam, annemin yüzüne “bu nedir?” dercesine bakınca annemden şu açıklama gelir; “Hacı! Bu çok fenni biri yemektir, vali beyin eşinden öğrendim. Çoluk çocuk da görsün diye hemen yaptım, nasıl olmuş?”

Babamın yanıtı bugün bile belleğimdedir: “Hediye Hanım! Ellerine sağlık çok gözel olup, atana rehmet bir daha pişirme!” O gün bugün fenni bir sebze olan(!) karnabaharla arama koyduğum mesafede aynı yerde duruyorum. Anne ve babamı rahmetle, o güzel sofralarımızın, unutulmaz sohbetlerin tadını özlemle anarak…

Yöremize ait unutamadıklarıma gelince…

Muzu haşlayan hemşerilerimizi unutamadım. Özene bezene Kars’tan getirttiği kazı eşi Hatice Güvensoy kestane eşliğinde pişirip sofraya getirdiğinde; “Gazın etini töküpsen, senin etin tökülsün” diyen rahmetli hemşerimiz Tuncer Güvensoy’un o öfke kokan esprisini unutamadım. Değerli bir hemşerimiz yıllar sonra batılı eşinden ayrıldığında nedenini sorduğum kız kardeşinin; “Niye ayrılmasın yazıh ağabeyim bunca yıl ağız dadıynan bir bozbaş yedi mi?” şeklindeki ilginç gerekçe ve savunmasını unutamadım!

Konuyu evde anlattığımda o zaman küçük olan oğlumuz Barış’ın; “Hâkim sorsa niye ayrılıyorsunuz, adam da “Bozbaş” nedeniyle dese hâkim anlar mı?” şeklindeki sorusuna Dr. Beşir’in; “Annar annar, hâkimin de bir hatırası muhakkak vardır” şeklindeki manidar cevabını unutamadım. (Meraklısı için not; Bozbaş Kars’ta pişirilen etli patates yemeği)

Gelelim yöresel yemeklerimize ait benim kişisel değerlendirmelerime ve bol kepçe dağıttığım san ve sıfatlara!

Dibi gartollu erişde piloyu! Pilavların İmparatoriçe’sidir…

Evelihli çehmece! Otlu pilavların Grand Düşesi’dir…

Sarı köklü pilav! Safranlı pilavların Lady’sidir…

Haşıl! Bulgur ve yarma karışımı pilavların First Lady’sidir…

Piti! Nohutlu etlerin Ana Kraliçe’sidir…

Şireli kelem dolması! Dolmaların Kraliçe’sidir…

Boz pörtme! Etli kavurmaların Barones’idir…

Kele coş! Etli- yoğurtlu kebabın Altes’idir…

Gül mürebbesi! Reçellerin Mihrace’sidir…

Erişde aşı! Çorbaların Prenses’idir…

Gatıh aşı! Sebzeli- yoğurtlu yaz çorbasının Sultanı’dır…

Kars ketesi! Unlu mamullerin Düşesi’dir…

Gatlet- gartol ikilisi: Köfte –patatesin Valide Sultanı’dır…

Hangel! Etsiz mantının Markiz’idir…

Gaysefa! Kayısı tatlılarının Şahbanu’sudur…

Umaç helvası! Tüm helvaların Kontes’idir

Alenen ilan edilir. İtirazı olan varsa ya konuşsun ya da ebediyen sussun…

Açıklama notu: Meraklıları için tercümeler yazının içindedir…

Özel not: Bu yazıyı yazarken anılar okyanusunun içine dalıp, geçmişin tozlu sayfalarında dolaşınca beynimde şimşekler çaktı ve bu yazıyı yazmak şart oldu! 

Yazarken! Sık sık lezzet küpü sofralarımızı düşündüm. Daha da sık o zorlu koşullarda harikalar yaratan annelerimizi sevgi, özlem ve saygıyla andım…

Yazarken! Mutfak kültürümüzü bilenlere bir kez daha geçmişi anımsatmayı, bilmeyenlere ve dudak büken ithal gelinlerimize(!) yemeklerimizin tarihçesini anlatmak istedim… 

Hiç kuşkum yok ki okurken hepimiz bir kez daha geçmişin bu özel tatlarını ağzımız sulanarak hatırlayacağız…

Çok önemli not: Benim memleketimde kadın cinayeti işlenmez. Kadın çok değerli ve kıymetlidir bizim topraklarda. O nedenle yemeklerimizi tanıtırken hemcinslerimin üzerinden sıfatlandırdım. Bu kadar farkımız olmasın mı?

Zorunlu açıklama notu: Yıllar önce Ankara’da Kars Vakfı’nın düzenlediği bir toplantıda salonu dolduran sınıf, okul, sıra, mahalle arkadaşlarımızla özlem giderip, yöresel dilimizle konuşurken bizi izleyen batılı gelinlerimizin hiç gülmediğini ve biraz da sıkıldığını görünce! Birlikte gittiğimiz rahmetli Kemal Bahadır’ın kızı, iş ortağım Gülü Bahadır; “Neşe Abla! Arkadaşlarınızın eşleri niye size katılmıyor?” diye sorduğunda! Ben ona; “Gülü’cüğüm! Onlar senin annen gibi ithal gelinlerimizdir. Ne bizi anlar, ne dilimizi, ne de esprilerimizi!” diye bir cevap verdim. Hemşerilerimizin çoğunun eşleri batılı olduğu için bana hak verdiler, hatta bu cevabımdan ötürü alkışlayarak güldüler. O sırada orada olmayan ama olup biteni merak eden rahmetli Vakıf Başkanı Tuncer Güvensoy yanımıza gelip; “Ne işdi eye!” diye sorunca, arkadaşlarımız da benim cevabımı söyleyince, o da gülerek şöyle dedi; “Onlara ithal diyeceğine, bize ihraç desene!”

12’den vuran ve hepimizi çok güldüren bu cevap karşısında Tuncer Bey o kadar çok alkış aldı ki, genel istek üzerine dayanamadı kürsüde de anlattı, ben de yıllar sonra Kars kitabıma alarak bu anı ve yanıtı ölümsüzleştirdim…

Görev Notu: Bu yazıyla amacım tüm hemşerilerimin ve okurlarımın yeni yılını sağlık ve esenlik dileyerek kutlamaktı. Bu arada ithal olmayanlar ya da ithal olup öğrenenler yılbaşı sofrası için yöresel mutfağımız sizi bekliyor. Zaten tüm ipuçlarını verdim, lütfen görev başına. Afiyet olsun bu kıyağımı da unutmayın!

Gülümsetme Notu: Aslında batılı gelinlere hava atmak için(!) kabak tatlısı tarifi de verecektim ama olaylar kabak tadı verdiği için vazgeçtim!

Kutlama Notu: Umarım ve dilerim 2021 yılı hoş gelir ve biz 2020 yılının bıraktığı tahribatı acı bir deneyim olarak anımsarız…

NEŞE DOSTER


Yazı Arşivi

İlgili Terimler :

YORUMLAR