CAM KIRIKLARI TEMİZLESE TÜRK YILMAZ!..

17.11.2020 10:49

574 Kişi Okumuş

0 Yorum

CAM KIRIKLARI TEMİZLESE TÜRK YILMAZ!..

Fatma Işık Kaya

Canımdan çok sevdiğim kurtuluş savaşı kahramanlarımızdan KAZIM KARABEKİR PAŞAMIN sözleri ve müziği kendisine ait muhteşem bir marşı vardır.
Çelik gibi kollu.
Tunçtan ayaklı.
TÜRK hiç yılar mı?…
TÜRK yılmaz.
Cihan yıkılsa TÜRK yılmaz.
Ben de PAŞAMIN aziz yâdigârı, değerli kızı, mânevî annem Sayın TİMSAL KARABEKİR HANIMEFENDİ’den öğrendiğim gibi, zorda kaldığımda, özellikle sevemediğim, benimseyemediğim işleri yaparken, ya da yaşadığım can sıkıcı durumlarda bu marşa sığınırım.
Sıcak da olsa TÜRK yılmaz.
Sular kesilse TÜRK yılmaz.
Çamaşır assa TÜRK yılmaz.
Evi süpürse TÜRK yılmaz. vs.
Babam emekli Jandarma Astsubayı. Bir aksilik olmadıkça her yılın Ekim başı ya da ortalarında devre arkadaşlarıyla Antalya Side de bulunan Jandarma kampında buluşurlar. Kardeşim ve gelinimizle birlikte giderler. Ben sıcak yaz aylarından nefret ettiğim için Ekim ayında bile Ağustos sıcağı yaşayan Antalya’ya adım atmam ve 10 gün evde çok sevdiğim yalnızlığın tadını çıkarırım. Karışan yok, görüşen yok. Yat diyen yok, kalk diyen yok. Yaşım 60’a dayandı. Biliyorum çok zararlı ama o 10 gün boyunca yemek yapmakla bile uğraşmam. Ne bulursam yer, içerim. Kadınların büyük çoğunluğu mutfağı sever. Nedense hiç bana göre değil. Yalnızca yemekle kalsa bir derece. Tezgâhı temizle, ocağı temizle, lâvaboyu temizle. Öööfffff!… Yazarken bile içime fenalıklar geldi!…
Yine o mutlu günlerimden birinde, rahmetli annemin odasına girdim. yıkanmış, çamaşırlığa asılmış çamaşırlar, Benim gönlümün olmasını, toplanıp, yerlerine konacakları günü uslu uslu bekliyorlardı. Nihayet toplamaya karar vermiştim. Odaya adımımı atar atmaz, ayaklarıma ufak şangırtılarla birşeyler dolandı. Eğilip ellerimle yokladım. Avize düşmüş, tuzla buz olmuuş. Her taraf cam kırığı. Sanırım ben evde yokken düşmüş. Büyük bir şangırtı koptuğundan emînim. Evdeyken duymamam mümkün değil.
Canım fena halde sıkıldı tabii. O gün için farklı planlarım vardı oysa. “Ben işten kaçıyorum, iş beni buluyor” diye söylendim durdum ama elden ne gelir?… Olan olmuş, kırılan kırılmış. Oda berbat.
Çaresiz kolları sıvadım, ortalığı toplamaya giriştim. Canına yandıklarımının çoğu kocaman parçalar. Bir naylon torbaya doldurdum, kırık camlar torbayı delip, yanlardan çıkmaya başladı. Mecburen birkaç torbayı içiçe koyup, sonra kırıkları doldurmaya devam ettim. Bir yandan da ellerimde tüm dikkatime rağmen minik minik çizikler oluşuyordu. Büyük parçalardan sonra daha küçük parçaları toparladım. En sona kırıntılar kaldı. Onları da elektrik süpürgesiyle temizledim. Berbat şeylerdi. Annemin yatağına ve kanepeye bile sıçramışlardı.
Sonunda cam kırıklarıyla adeta göğüs göğüse vuruştuğum kurtuluş savaşını dilimde o muhteşem marşın uyarlamasıyla;
Avize kırılsa TÜRK YILMAZ!…
Kör kör cam kırıkları temizlese TÜRK YILMAZ!…
Diyerek aslanlar gibi kazandım. Ayaklarımda terliklerimin olması da beni büyük bir kazadan korudu.
Sıra geldi ağzına kadar dolu torbayı çöpe atmaya.
Bir elimde torba, diğer elimde beyaz bastonum indim aşağıya. Başladım çöp bidonunu aramaya. Bizim komşular otomobillerine yer açmak için sık sık bidonun yerini değiştirirler sağolsunlar. Ortalıkta yardım isteyeceğim kimseleri de bulamadım. Bir müddet dolandım durdum. Bu kez nerede olduğumu da şaşırdım. Tesadüfen yoldan geçen bir Beyefendi beni farkettide O’nun yardımıyla çöpleri atıp, evin kapısını bulabildim ve;
Günü mahvolsa da TÜRK yılmaz.
Yolunu şaşırsa da TÜRK yılmaz sdiye mırıldanarak eve girdim.

 

Fatma Işık Kaya (Fadime)
22-Mayıs-2020-Cuma.

İlgili Terimler :

YORUMLAR