Cuma Sohbetleri: Firavun’u Firavun Yapan Zulme Boyun Eğen Kimselerdir…

25.08.2017 01:28

697 Kişi Okumuş

0 Yorum

Cuma Sohbetleri: Firavun’u Firavun Yapan Zulme Boyun Eğen Kimselerdir…

Yakup Yaşlak (İlâhiyatçı)
yakupyaslak@gmail.com

İnsanların nefsi arzularına dayalı olan bir özellik te kudrete ulaşma isteğidir. İnsan farkında olmadan aslında Allah’ı istemektedir ancak bunun farkında bile değildir. Şöyle ki; Her insan en güzeli ister. En çoğu ister. En iyiyi ister. En popüler olmayı arzular. En çok saygı gören olmayı arzular…  Ki, bütün güzel sıfatlar yüce Allah’ındır. İnsanın kendini ifade edebildiği tüm zamanlarının incelemesinde şu sonuç ortaya çıkacaktır. Madem herkes kıyaslanamayacak bir üstünlük istiyor, neden bir başkasının önünde eğiliyor? En kudretlinin yanında ve safında yer almak için neden renkten renge, kişilikten kişiliğe bürünüyor? O en kudretli, en popüler olanın yanında kendini küçültüyor? Cevap çok basit, o makama o güce kendisi sahip olabilmek için. Ya tamamen o kudrete ulaşmak planı vardır ya da ulaşamayacağını biliyor. Fakat şimdilik o kudret o güç bunun işine yarıyor. Tarih hep böyle sahtekârlıklarla tıka basa doludur.

Peygamberlerin yanında bulunan ve zahiren ona iman etmiş görünen, kudretinin karşısında gerçek inancını asıl hedef ve niyetini gizleyen yeri ve sırası gelince de onlara ihanet etmekten asla geri durmayan ihanet tayfası. İster İlahi sistemin önderleri olsun ister beşeri önderler farketmez. Bu önderler kudretli olduğunda o kudretten çekinen ya da kendi hedefleri için vesile kılmaya çalışan insanların çokluğundan her daim etrafları kalabalıktır. Bu önderler ilahi önderler ise yani Allah tarafından tayin edilmiş ve seçilmiş kimselerden ise; her zaman adalet ve hak üzere hükmeder. İlahi emir ve yasakların gereğini uygulamak için gayret gösterir. Bu önderler beşeri sistemin önderleri ise iki gruptur; ya hakkın yayılması adaletin tesisi için uğraşır ya da adalet ve hak kavramlarını kendi hedefleri için kullanır. Zulmünü her eve yerleştirmek için de çeşitli taktikleri vardır. Kerbelâ da Hz. İmam Hüseyin ve yaranlarına yapılan zulümler bir insanlık ayıbıdır. Gerçek hak ve adaletin yeryüzünde uygulanması için çaba gösteren her aklıselim o zulmü kınar. Bilmemiz gereken ise mel’un Yezid’i Yezid yapan şu üç etkendir. İlki para ikincisi zorbalık üçüncüsü makamlar vererek süsleme…

Birincisi, satılık, onursuz, karakteri bozuk insanları satın almaktır. Bazıları ucuz bazıları pahalıdır. Fakat mutlaka satılıktır. İkincisi yüreksiz ve korkak insanlardır. Şer olana, zalim olana itaat ederek ölüm korkusunu yenebileceğini zanneder. Ya kendi canından korkar ya da aile fertlerinin canlarından dolayı endişededir. Oysa eğer inandığı dava hak ise yolunda herkes feda olmalıdır. Üçüncüsü her ikisinden daha beterdir. Tezvir yani hak etmeyeni övüp göklere çıkartma, makamlar vererek, mevkiler vadederek yüceltme. Ne üzücüdür ki Dinler tarihinde hak eden değil yersiz övgülerle yüceltilenler çoğunlukla hüküm sürmüştür. Bunun vesilesi de bu üç etkene âşık olanlardır. Eşsiz kitabımız Kur’an-ı Kerim’de övülmüş olan Hz. Ali, Haricilerin kullandığı “Hüküm sadece Allaha aittir” sözünü duyduğunda “Söz haktır fakat bu hak sözü kullanarak kendi isteklerine ulaşmak istiyorlar ” diye buyurmuştur.

Herkes elini elinin üstüne koyarak Allah’ın bir toplumu düzelteceğini beklerse, daha çook bekler. Necm suresi 39. ayette yüce Rabb’imiz “Gerçek şu ki, insan için çalışıp didindiğinden başkası yoktur(Necm suresi 39) buyuruyor. Herkes hak için gerçek manada adalet için çalışabildiğince çalışmalıdır. Memleketimiz hiç şüphe yok ki Rabbimizin bize bir lütfudur. İnsandan beklenen insanca hayatı yaşaması ve herkes için yaşanılır kılmak için çaba göstermesidir. Unutma ya öndersindir ya da izci fakat kimin izini takip ettiğine iyi bak çünkü onun doğrusuna da ortaksın, haksızlık ve zulmüne de.

Her insanı imamı/önderi ile birlikte çağıracağımız gün kimlerin amel defteri sağından verilirse onlar en küçük bir haksızlığa uğramamış olarak amel defterlerini okuyacaklar. Bu dünyada kör olan kimse ahirette de kördür, üstelik iyice yolunu şaşırmıştır.” (İsrâ, 17/71-72)

Amel defterin (ömür sürecin)hayırla dolu ise ne mutlu sana. Haksızlık yapan birisi o haksızlığını düzeltmedikçe cenneti umması bile gülünecek bir durumdur.

Sürç-i lisan ettikse affola dostlar. Hayırlı cumalar. Vesselam…

İlgili Terimler :

YORUMLAR