Doğalgaz Müjdesi

24.08.2020 00:01

443 Kişi Okumuş

2 Yorum

Doğalgaz Müjdesi

Osman Bedel

Maşallah o kadar verimli bir topraklara sahibiz ki, 2012 yılından beridir bulamadığımız şey kalmadı. Hele doğalgaz bitmeyen, tükenmeyen dillerden düşmeyen hikayemiz haline geldi…

Hatta bir zamanların AK Parti enerji bakanı Berat Albayrak şöyle açıklamıştı, “Attığımız adımlarla doğalgaz dahada ucuzlayacak, milletimizi gazlaştırmada dünya rekoru kırdık.” evet yanlış okumadınız “Milletimizi gazlaştırmada dünya rekoru kırdık.” demişti…

Eğer bana inanmıyorsanız lütfen Google’a girin bütün “Milleti gazlaştırmaları” okuyun… Muş’ta su sondajı yapılırken doğalgaz bulundu, Adana’da tarla sürülürken doğalgaz bulundu, Sakarya’da doğalgaz bulundu, Hatay’da bulundu, Siirt’te bulundu, Silivri’de bulundu vs. bazı yerlerde sondaja bile gerek yok doğalgaz fışkırıyormuş…

Bulunma müjdelerinin hepsini bizlere, TPAO genel müdürümüz bizzat izah etmişlerdi…

İnsan söyleyeceği yalanların bile hesabını yapmalı. Şimdi 320 milyar metreküp doğalgazdan bahsediyoruz doğru olsa bile Türkiye Cumhuriyeti yılda 52 milyar metreküp doğalgaz kullanıyor. Yani çıkarsalar bile bu doğalgaz 5 yıl 8 ay sonra bitecek oraya yapılacak masrafa dahi değmez, Rusya’nın çıkardığı doğalgaz 90 Yıllık bir rezerv 12 yıl boyunca sadece maliyetini karşıladı daha yeni kar etmeye başladılar…

“Doğalgaz bulma mujdesine” sizler inandınız mı bilmem ama benim küçüklükten beri inanma gücüm çok zayıf olduğundan duyduğum ve okuduğum her şeyi, doğru olup olmadığını bilmek için hep Azerbaycan muhaciri dedeme (annemin babası) gider sorardım. Biz dedeme ayakkabılarını tabanlarına basarak giydiği için “Dadaş” diyorduk. Dadaşımın hiç okula gitmemesine rağmen matematik pekiyi, hayat bilgisi pekiyi, tarih, coğrafyası pekiyi idi…

Öğrenmek istediğim bir şeyle dadaşıma gider “Dadaş bu kitap bele deyir doğrudu mu?” diye sorardım o da her defasında “Hele ge bele yanıma otur görüm” ile başlar ve cevabımı küçük bir fıkra ile bitirirdi. Fıkranın sonunda ders kitabımdan okuduğumun doğru veya yanlış olduğunu anlardım…

Şimdi eğer müsaade ederseniz ben de sizlere bulunan “Doğalgazı” gücümün yettiği kadar bir fıkrayla anlatayım…

“Kompartımanda bir komutan, bir er, biri genç, diğeri yaşlı iki kadın yolculuk yapıyorlar.
Tren bir tünele giriyor ve o karanlıkta bir öpücük ve bir tokat sesi duyuluyor ve tren tünelden çıktığında komutanın yüzü yediği tokattan kıpkırmızı!

Yolcular içlerinden şunları geçiriyor:

YAŞLI KADIN: “Bir de subay olacak… Tren on saniye tünele girdi, hemen kıza sarkıntılık yaptı. Ama kız sağlammış, basmış tokadı!”

GENÇ KADIN: “Bu nasıl subay böyle? Annesi yaşında kadına sarkıntılık yapınca, teyzem de vermiş cezasını!”

ER: “Nihayet bütün hıncımı aldım. 10 aydır bana yapmadığı hakaret, eziyet kalmamıştı komutan efendinin… Havaya bir öpücük sesi, sonra ona bir tokat, işlem tamam!”

KOMUTAN: “Vallahi biri birisini öptü ama tokadı yiyen biz olduk!”…

Dilerim şimdi doğruyu hepimiz anladık…


Yazarın yazı arşivine ulaşmak için buraya tıklayınız…

İlgili Terimler :

YORUMLAR