Ramazan ve Oruç Hakkında Bilinmesi Gerekenler

18.05.2018 00:01

2.472 Kişi Okumuş

0 Yorum

Ramazan ve Oruç Hakkında Bilinmesi Gerekenler

Ragıp Kâmil İlbeyi

Kuranı Kerim’in Bakara Suresi’nin 183, 184, 185 ve 187 numaralı dört ayetinde oruçla ilgili tüm bilgiler verilir. Bu dört ayeti inceleyen kişi oruçla ilgili bilmesi gereken her noktayı öğrenir. Bu ayetler şöyledir:

BAKARA Suresi 183. ayet

Ey âmenû olanlar! ( İman edenler) Oruç, sizden öncekilerin üzerine yazıldığı (farz kılındığı) gibi sizin üzerinize de yazıldı (farz kılındı). Umulur ki böylece siz takva sahibi olursunuz.

BAKARA Suresi 184. ayet

(Farz kılınan oruç) sayılı günlerdir. Fakat sizden kim hasta veya yolculukta olursa, o taktirde (tutamadığı günlerin sayısı), diğer (başka) günlerden (oruç tutarak) tamamlanır. (İhtiyarlıktan veya iyileşmesi umulmayan bir hastalıktan dolayı) ona (oruç tutmaya) güç yetiremeyenlerin, bir yoksulu (sabah, akşam) doyuracak (kadar) bir fidye vermesi (gerekir). Artık kim isteyerek (gönülden) bir hayır yaparsa (orucunu veya fidyeyi artırırsa), işte o, kendisi için bir hayırdır. Oruç tutmak sizin için daha hayırlıdır, keşke bilseydiniz.

BAKARA Suresi 185. ayet

Ramazan ayı ki, insanlar için hidayete erdirici (hidayete erme, Allah’a ulaşma vesilesi) ve beyyineler (açık deliller ve ispat vasıtaları) ve Furkan (hakkı bâtıldan ayırıcı) olarak Kur’ân, Hüda tarafından onda (o ayın içinde) indirildi. Artık içinizden kim bu aya (yetişir de Ramazan ayını görüp) şahit olursa o zaman onu, oruç tutarak geçirsin. Ve kim, hasta veya yolculukta olursa, o taktirde (tutamadığı günlerin sayısı) diğer günlerde (oruç tutarak) tamamlanır. Allah sizin için kolaylık diler, zorluk dilemez. (Size bu kolaylık) sayıyı tamamlamanız ve sizi hidayet erdirdiği şeye karşılık (sizin de) Allah’ı tekbir etmeniz (yüceltmeniz) içindir. Umulur ki böylece siz (bütün bu kolaylıklara) şükredersiniz.

BAKARA Suresi 187. ayet

Oruç gecesi kadınlarınıza yaklaşmanız size helal kılındı. Onlar sizin için, siz de onlar için birer elbisesiniz. Allah, sizin nefislerinize ihanet ettiğinizi bildi. Bunun üzerine tevbelerinizi kabul etti ve sizi affetti. Şimdi artık onlara (eşlerinize) yaklaşın ve Allah’ın sizin için yazdığı (takdir ettiği) şeyleri isteyin. Fecr vaktinde beyaz iplik, siyah iplikten tebeyyün edinceye (size belli oluncaya, gündüzün aydınlığı, gecenin karanlığından sıyrılıncaya) kadar yiyin ve için. Sonra orucu geceye kadar tamamlayın.

Arka arkaya gelen bu dört ayetten orucu öğreniyoruz. Bu ayetleri incelersek oruç hakkındaki tüm bilgiyi öğrenmiş oluruz.

Bu ayetlerin de ışığında orucu şöyle değerlendirebiliriz:

1 Oruç Kur-an’ın emrettiği, üzerimize yazılmış bir farzdır.(Bakara Suresi 183)

2 Oruç Ramazan ayında tutulur.(Bakara Suresi 185) Ramazan Kuran’ın indirildiği aydır ve oruç bu ayın günlerinde tutulur. Ramazan, Ay takviminin bir ayıdır. Ay’ın hareketlerine göre belirlenir. Ay’ın (hilalin) görünmesiyle başlar.

3 Hastalık, ya da yolculuk sebebiyle oruç tutamayanlar tutamadıkları günlerin sayısı kadar başka günlerde oruç tutarlar.

4 Oruca zorlukla dayananlar bir yoksulu doyuracak kadar fidye verirler. (Bakara Suresi 184)

5 Orucun vakti tan yerinin ağarmasıyla başlar. Bu vakitte (tan yerinde) siyah ipliğin beyaz iplikten ayrılması ifadesi açıklanırken; tan yerinde beyazlığın, ufukta yatay uzanan bir ip gibi görülmesinden dolayı, tan yeri ağarmasına ip dendiği söylenir. Ayrıca kimileri Arapça’daki “hayt (ip)” kelimesinin mecazen renk anlamında kullanıldığını söylerler. Bu açıklamalarla ve “sizce” ifadesiyle, orucun başlangıç vaktinin tan yerinin hemen başı değil, aydınlık ve karanlığın birbirinden seçilebildiği zaman olduğu söylenmiştir. Şimdiki takvimlerde orucun başlangıcı tedbiren tan yerinin hemen başı olan ilk ışık belirtileriyle başlamaktadır.

Yani bu izahlara göre orucun başlangıcında bir miktar daha esneklik olduğu düşünülebilir. Orucun süresi geceye dek devam eder. Kuran’da günün gece ve gündüz diye iki kısım olduğunu görüyoruz. Orucun bitiş zamanı gecenin başı yani gündüzün sonudur. (Bakara Suresi 187)

6 Oruç gecesi kadınlara yaklaşabileceğimiz söylenir. (Bakara Suresi 187) Yaklaşma kelimesi mecazi anlatımlı bir kelimedir. Kadın erkek cinselliği için aynı şekilde Türkçe’de de “beraber olma” gibi deyimler kullanılmakta, bu deyimle cinsel ilişki kastedilmektedir. Yine Bakara Suresi 187. ayette orucun başlangıç vaktine kadar yiyebileceğimiz ve içebileceğimiz söylenir.

Böylece orucu oluşturan üç unsur olan: 1 Yememek 2 İçmemek 3 Cinsel ilişkiye girmemenin, oruç vaktinde yerine getirilmesi anlaşılır. Belirtilen zaman dilimi içinde bu üçünün yapılmamasıyla oruç gerçekleşir. Orucun bitiş vakti olan gecenin başlangıcından sonra bunlar serbesttir.

Orucu Geceye Kadar Tamamlamak

Ayet ile oruçlunun güneş battıktan sonra iftar etmesi arasında bir problem veya karmaşık bir durum yoktur.

Çünkü gece, güneşin batışıyla girer (başlar). Buna göre gecenin başlangıcı, güneşin batması iledir, sonu ise fecrin doğuşu iledir.

Bunun içindir ki Nebi sallallahu aleyhi ve alihi vessellem şöyle buyurmuştur:

“Gece yüzünü gösterir, gündüz sırtını döner, güneş de batmış olursa, oruçlu iftar eder.” (Müslim, hadis no:1100)

Hadisin anlamı: “Güneş batarsa, gece girmiş ve gündüz sona ermiş demektir. İşte o vakitte oruçlunun iftar etmesi kendisine helal olur.” (Nevevî, “Müslim Şerhi”, c: 7, s: 209) Bu nedenle Güneş batıp, doğu tarafında kızıllık tükendikten sonra, akşam ezanından yaklaşık 5 ile 10 dakika sonra iftar etmeliyiz.

Ramazan Ayı Nasıl Başlar ve Nasıl Biter?

Kameri aylar hilalin görünmesi başlar ve diğer hilalin görünmesi ile biter, yeni ay başlar. Bu nedenle Ramazan ayı, kimi zaman 29 gün, kimi zaman 30 gün sürer. Hilali görebilmek büyük şehirlerde şehrin ışıkları ve diğer bazı nedenlerden dolayı zordur. Çünkü hilalin ilk hali oldukça incedir ve gözle seçilmesi imkânsızdır.

Bu nedenle çeşitli coğrafyalarda rasathaneler kurulmuştur. Gününüz teknolojisi ile de hilal rahatlıkla gözlemlenilmektedir. Ancak hilali gözlemlemeden Ramazan’ın başlangıç ve bitiş tarihlerini beyan edip oruç süresi ve bayram namazı karmaşası yaratmak caiz değildir.

Nitekim, İslam dünyasında farklı tarihlerde Ramazan bayramı namazı kılınmakta ve oruçtan çıkılmaktadır. Hilali görmeden veya rasathaneler açıklamayıp dini merciler onaylamadan Ramazan’a başlayıp bitirmek İslam dünyasının gündemini meşgul etmekte ve Müslümanlar arasında da çeşitli tartışmalara neden olmaktadır.

Ehlibeyt’ten Ramazan ve Oruç Hakkında Bazı Hadisler

Resulullah (s.a.a): “Her şeyin bir kapısı vardır, ibadetin kapısı da Oruçtur.”

Resulullah ( s.a.a.): “Oruç sabrın yarısıdır.”

Resulullah (s.a.a) (Sahabeden birine hitaben): “Oruç tut; çünkü oruç gibi bir ibadet yoktur (onun yerini tutacak bir şey yoktur).”

Resulullah (s.a.a): “Oruç, cehennem ateşinden koruyan bir siperdir (kalkandır).”

Resulullah (s.a.a): “Üç amel Allah’ın rahmetindendir: Gece namazı kılmak, mu’min kardeşin halini sormak ve oruç tutmak.”

Resulullah (s.a.a): “Allah-u Teala melekleri oruç tutanlara dua etmekle görevlendirmiştir.”

Resulullah (s.a.a): “Oruç tutanın uykusu ibadet, susması tesbih, ameli kabul ve duası müstecab olur.”

Resulullah (s.a.a): “Ramazan ayı öyle bir aydır ki, başlangıcı rahmet, ortası mağfiret ve sonu Cehennem ateşinden kurtulmadır.“

Resulullah (s.a.a): “Oruç tutanın duası reddedilmez.“

Resulullah (s.a.a): “Oruç tutan bir kimse, kendisine hakaret edildiği vakit “Allah’ın selamı üzerine olsun ben bugün oruçluyum” derse, Alla-u Teala buyurur: “Oruçlu kulum bana sığındı, onu cehennem ateşinden koruyup cennetime yerleştirin.”

Resulullah (s.a.a): “İnsan, ramazan ayının faziletini bilseydi, yılın hepsinin ramazan olmasını isterdi.”

Resulullah (s.a.a): “Ramazan ayı bütün ayların, Kadir gecesi ise bütün gecelerin efendisidir.”

Resulullah (s.a.a): “Kim Ramazan ayını oruçlu geçirir ve haramlardan ve iftiradan sakınırsa, Allah ondan razı olur ve cenneti ona farz kılar.”

Hz. Peygamber efendimiz (s.a.a) bir hutbesinde şöyle buyurmuştur: “Her kim Ramazan ayını susarak oruç tutar da, kulağını, gözünü, dilini, şehvetini ve vücudunun organlarını yalandan, haramdan ve gıybetten Allah’ın rızası için korursa, yüce Allah onu kendine yakın kılar, öyle ki o adam Hz İbrahim Halilullah’a (onun makamına) erişir ve onunla birlikte olur.”

İmam Bakır (a.s): “Ramazan ayının diğer aylara üstünlüğü Resulullah’ın diğer peygamberlere üstünlüğü gibidir.”

İmam Kazım (a.s): “Oruç tutanın duası iftar vakti kabul olur.”

İmam Sadık (a.s): “En iyi (faziletli) cihad sıcak havada oruç tutmaktır.”

İmam Sadık (a.s): “İnsanın başına bir bela (musibet) geldiği zaman oruç tutsun.”

İmam Ali (a.s): “Oruç, kul ile Yaradanı arasında bir ibadettir, Allah’tan başka kimse onu bilemez.”

İmam Bakır (a.s): “Her şeyin bir baharı vardır, Kur’an’ın baharı da Ramazan ayıdır.”

Kur’an’ı Kerim ayetleri ve Ehlibeyt aleyhisselamın hadisleri bizlere Ramazan ayının nasıl derk edilip orucun ne şartlarla tutulacağını göstermektedir. Görünen odur ki; oruç sadece yeme içme ve ilişki eylemlerinden uzak durmak değil tüm yasaklı ve uygunsuz kabul edilen haram ve caiz olmayan, mekruh tüm fiillerden uzak durmaktır.

Belli vakitlerde elimizin altında olan su, aş ve eşlerimizden uzak kalarak aslında her bir nimetin sahibini de derk etmiş oluruz. Allah celle celaluhu bizlere böyle öğüt verir. Buradaki temel gaye bu nimetlerin kime ait olduğunu ve bizlerin ne olduğunu anlamak, nasıl yaşamamız gerektiği konusunda bizleri ihya etmektir. Öte yandan Ramazan orucu sosyal birlik ve kardeşliği pekiştiren, Allah yolunda bol sadaka ve fıtrın dağıtıldığı, birlikte dua edilip farklı coğrafyalarda neredeyse arada hiç boş vakit olmaksızın topluca ibadet etmektir.

Bu ayda daha çok Kur’an okumalı ve okuduklarımıza amel etmeliyiz. Ramazan bittikten sonra öncesini ve sonrasını düşünüp ömrün geri kalanını Ramazan günleri ve geceleri gibi geçirmeliyiz. Unutmayınız ki orucu bozan durumlar sadece maddi olarak birşeyler yemek içmek birliktelik kurmak değildir. Kardeşinin ölü etini yemek olarak örneklendirilen gıybette orucun batınını bozan yasaklardan biridir.

O halde yalan, fitne, riya, dedikodu, boş laf konuşmak, birilerini çekiştirmek, insanlarla alay etmek, laf taşımak, kalp kırmak, kötü söz söylemekten uzak durup, dilimizi, gözümüzü, kulağımızı, ellerimizi, ayaklarımızı ve hatta düşüncelerimizi Allah indinde; pis, kötü, zararlı, yasak olan tüm fiilerden muhafa etmeliyiz.

Tüm sevdiklerinizle hayırlı ve huzurlu bir Ramazan geçirmenizi, ibadet ve dualarınızın kabul olmasını, tüm ömrünüzü salihlerden olarak yaşamanızı yüce yaradandan niyaz eder, sizlere dua ettiğim gibi şahsımı ve ceddimi dualarınızda anmanızı rica ederim.

Allah’ın rahmeti, bereketi, sevgisi ve şefaati sizlerin, geçmişlerinizin ve soyunuzu yürütenlerin üzerine olsun.


Yazarın yazı arşivine ulaşmak için buraya tıklayınız…

İlgili Terimler :

YORUMLAR