Sanat ve edebiyat yazmanın dayanılmaz hafifliği!

20.02.2018 14:29

895 Kişi Okumuş

0 Yorum

Sanat ve edebiyat yazmanın dayanılmaz hafifliği!

Neşe Doster
nesedoster@yahoo.com

Şimdi başlığın sonuna “de, da, keşke” koyacağım! Yani onlardan söz etmek iyi hoş da ya olup bitenlere dokunmamak nasıl olacak! Örneğin; 2018 Ocak ayı raporuna göre 28 kadının daha katledildiğini yazmamak! 20 çocuğun daha annesiz büyüyeceğine dikkat çekmemek! Yolların yine kan gölüne döndüğüne,  mesaisi uzun, eğitimi kısa dalgın şoförlerin, uykusuz sürücülerin, dert küpü yurdum insanının neden olduğu kazalara dokunmamak! Roma’ya aile boyu çıkarma yapan CB’nın Türk kamuoyundaki dünya lideri imajının yurtdışındaki yorumuna girmemek! Cezaevlerinde yattıkları için eğitim hakkı çalınan 69 bin 301 öğrenciyi es geçmek!  

Önemli mi? Bazılarına göre evet! Bazılarına göre hayır!

Her şey yolunda iken boşuna tekrarlıyoruz ama önemli olan bizi yönetenlerin neyi nasıl yapacağını, ne zaman yapacağını ve neden yapacağını bilmektir de ah bilebilsek! Keşke yürek taşımak ve yürekli olmak bazılarının tekelinde olmasa! “Devam demek değer vermek demektir” sözü hakkını vererek unutulmasa! Bazıları varlıklı olmaya, bazıları varolmaya çalıştıkça bunun çok zor olacağı hep hatırlansa!

Şimdi sorma zamanıdır! Biz nasıl bir ülke olduk? Ya da biz hep böyle miydik? Tüm olup bitenler yazık mı, ayıp mı? Bu soruya yanıt bu aşamada zor. Örneğin yeni bir araştırma yapılmış. Buna göre;  AKP’lilerin yüzde 82’si, MHP’lilerin yüzde 88’i, CHP’lilerin yüzde 92’si, HDP’lilerin yüzde 75’i Suriyelilerin evlerine dönmesini istiyorlarmış, bu kadar misafirlik yeter diyorlarmış. Durumun yorumsuz özeti bu! Şimdi yorumlara bakalım…

Demirel; “Millet susuyorsa, homurdanıyor demektir” derdi.

İngilizler; “En soluk mürekkep en keskin hafızadan güçlüdür” derler.

O halde soru şudur…

Bakanlara göre çılgın projeler, devrim niteliğinde atılımlar, çıldırtan hamleler, Osmanlı tokatları, flaş tepkiler, diplomatik zekâ ve çıkışlar varmış! İyi de bu homurdanmalar neyin nesi? Bakanların bunca başarılarına gölge düşürmek gibi olmasın ama! Sivas Cumhuriyet Üniversitesi’nde baldızdan yeğene, kuzenden kardeşe, eşten oğula, gelinden enişteye uzanan aile boyu akraba saltanatına ne demeli? Hoş yetkililer; “Ne yani, yakınımız diye adamlar aç mı kalsınlar” demiş ama…

Olup bitene ülkemizin has okullarını bitirenler ne der bilemeyiz? Yine Harvard, Berkeley, Yale, Stanford, MİT gibi dünya markası olan okullardan mezun olanlar ne düşünür onu da bilemeyiz. Bildiğimiz o ki bunları hatırlatırken “Kars Lisesi” mezunu olarak amacımız; burnumuzdan daha fazla solumayalım ve olup biteni unutmayalım! Sadece bu…

Not 1: Yerel yönetimlerin siyasi rüzgâra göre sık sık sokak ve cadde adlarını değiştirmeyi alışkanlık haline getirdiği ülkemizde İtalyan olsun olmasın dünya çapındaki bilim, sanat ve müzik insanlarının adları Milano’daki sokak ve caddelere verilmiş.  Siz bu vefa ve değerbilirliğe bakadurun! Biz isimleri sıralayalım! Bach, Beethoven, Brahms, Dante, Darvin, Galileo, Goethe, Kepler, Kopernik, Mozart, Puşkin, Verdi, Shakespeare vb…

Not 2 Davet ve Duyuru;  Bursa Nilüfer Belediyesi’nin davetlisi olarak 21 Şubat Çarşamba günü saat 10.00’da Cumhuriyet Mahallesi Nilüfer Hatun Caddesi No 114 adresinde söyleşim ve imza günüm var. Yolu düşenleri beklerim…


Yazarın yazı arşivine ulaşmak için buraya tıklayınız…

İlgili Terimler :

YORUMLAR