Tanyeri Haber için nostaljik yazılar 10…

05.12.2020 00:03

761 Kişi Okumuş

4 Yorum

Tanyeri Haber için nostaljik yazılar 10…

NOSTALJİK YAZILAR

Aklı, fikri memleketinde toprağında kalan, yüreği oralarda atan, anılarını sık sık hatırlayan, hasretini bazen yazılara, bazen sohbetlere, bazen kitaplara döken biri olarak aylar önce Tanyeri Haber Yayın Yönetmeni Sn. Cahit Kılıç; “Hocam!  Nostaljik yazılar köşesi açıyorum. Sizden de ayda bir yazı istiyorum” deyince içimden geçenleri okumuşçasına hemen evet dedim. Geçenlerde arşivime dalınca gördüm ki, dersimi iyi çalışmış, sözümde durmuş ve bugüne dek Kars konulu 9 yazı yazmışım. İnanmayan varsa ya yazılarımın altındaki linke basar, ya da Sn. Kılıç’a sorar…

Bu savunma, övünme ve kanıtlama çabasından sonra gelelim sözün özüne!

Çocukluğunu ana- ata şehri Kars’ta geçiren! Kalemin bol, kâğıdın bol, beynin dolu olduğu yıllarda gelişen! Genç- atak- gözü kara olunan yıllarda okul, sıra, sınıf, mahalle arkadaşlarıyla aynı ortamlarda büyüyen! Dostluğun ve kimliğin oluşumunda en temel en sarsılmaz değerler olan; Dayanışmayı, bölüşmeyi, toplumcu, yurtsever, sanatsever ve vefalı olmayı teeee çocukluk yıllarında memleketinde öğrenen biri olarak bugün bir kez daha bu değerleri soluyalım istedim…

Efendim! 19 Eylül 2020’ de yayınlanan “Geç kalmış vefa selamı sayın!” başlıklı yazımın sonunda: Sitemizin “Geçmiş Yazılar”  bölümüne her ay bir yazı yazma sözüm var ya! Ben hem o sözü tutuyor, hem de bir taşla iki kuş vurarak, geçmişe selam çakarken yeni çıkacak olan kitabım için yolları döşüyorum! Karşımda hemşerilerim olunca ruhuma amatörlük çöktüğü için şımarma hakkımı da kullanıyorum! Ve adı geçen- geçmeyen kalem ve kelam erbabına; “unutmayın ha yine yazacaksınız” demek istiyorum? Yazdıklarıma bir de buradan ve bu açıdan bakın derim!” diye yazmışım. Aklımı seveyim iyi ki bu sözleri etmişim!

Adı Atatürk olan mucize sayesinde ve O’nun kurduğu cumhuriyetin kazanımlarıyla bir baltaya sap olup, bir yerlere gelen biri olarak borcumu bir nebze olsun ödemek amacıyla yazdığım “Atatürk’e Hasret Mürekkepli Mektuplar” adlı kitabım 29 Ekim’de raflardaki yerini aldı. Hem kendimi bu manidar zamanlama için kutlamak, hem de yağmur gibi yağan, duygulandıran dayanışma ve vefa adına insanı mutlu eden iletilere teşekkür etmek için bu ay ki yazımın konusunu bu kitabımın hissettirdiklerine ayırdım…

Kitaptan alıntılar yaparak ete kemiğe büründürenlerin jestine jest, vefaya vefa, kadir kıymet bilmeye ve dayanışmaya, el tutmaya, arka çıkmaya, sarıp sarmalamaya teşekkür olarak bana da bir yazıyla teşekkür etmek düşmez mi? Hem de nasıl deyip onu yapmaya çalıştım…

Şimdi kalkıp haklı olarak bunun neresi nostalji, bu basbayağı, düpedüz, açık ve net bir övünme diyebilirsiniz! Ancak gözümü karartıp ona da cevap hazırladım! Kendi çapınızda ve mütevazı şahsi tarihinizde, bellek müzenizde müstesna bir yere sahip olanlara, silinmez izler bırakanlara vefa göstermek de artık nostalji sayılmıyor mu? Yanıtınız hayır değilse yazımı bu gözle okuyun derim…

Gelelim adrese dayalı, kişiye özel teşekkürlerime… 

Amacım bu kez! Gurur veren, duygusallaştıran, ayağımı yerden kesen iletilere, övgü dolu mesajlara, bu hay huy arasında mutluluk yaşatan sözlere, haber yapan gazeteci dostlara, söyleşi yapan muhabir arkadaşlara, ekranlarında ağırlayan tv programcılarına, kitabı öğrencilerine ev ödevi olarak veren eğitimcilere, öneren okurlara sesli sedalı ve adrese dayalı teşekkür etmektir…

Son sözümü baştan söyleyeyim. Liste uzun, sabır şart, insanlık baki, vefa sonsuz! 

Sezar’ın hakkını Sezar’a vermek adına Tanyeri Haber Sitesi Yayın Yönetmeni Cahit Kılıç’ın yazdıklarıyla başlamak isterim! Şöyle diyor Sn. Kılıç: “Neşe Doster, altın mürekkep damlatan kalemiyle, bir kuyumcu titizliğiyle yazdığı bu kitapla tarihe not düşüyor. Kitap bir solukta okunup bitirilecek bir kitaptır.”

Korkusuz Gazetesi Ümit Zileli: “Neşe Doster, çok iyi bire eğitimci, bilinçli bir Atatürkçü, tam anlamıyla bir cumhuriyet kadınıdır. Cumhuriyet ve kadın konusuna bir ömür vermiştir. Bizleri; sıcacık, içten, her satırı bilgi ve emek dolu yeni kitabıyla buluşturdu. Kalemine, yüreğine sağlık!”

Milliyet Gazetesi Melih Aşık: “Neşe Doster bu güzel kitabında Atatürk’e engin sevgi ve saygı yanında, geri gelmeyecek günlerin hüznünü de yansıtıyor satırlara.”

Cumhuriyet Gazetesi Gamze Akdemir: “Bu kitap yazara göre bir hayalin yaşama geçmesi. Her konuda yol gösteren, ufuk açan, derde deva olan Atatürk’e duyduğu gönül borcunun, vefa borcunun ifadesi. Yazar kitabın her satırında Büyük Atatürk’ün ışığında soluk alıp vermiş.”

Yeniçağ Gazetesi Ahmet Yabuloğlu: “Yazar Neşe Doster kitabında; kahramanından ötürü mert ve yüce, içeriğinden ötürü sert ve zorlu bir konuyu seçmek kolay olmadı kuşkusuz” diyor…

Çok gezenti Programı Yapımcısı Burak Akkul: “Sevgili hocam! Sizler gibi değer bilen, değer veren hocaların gençlerin başında olması dileğiyle, elinize sağlık.”

Öğretmen Aysel Boy Akkoç: “Öğrencilerime bu kitabı okuyup, Neşe Doster kimdir araştırıp Atatürk’e bir mektup yazınız?” diye ödev verdim. Cevaplar gelmeye başladı, çocuklarımın da gönlünü kazandınız.”

Öğretmen Hürriyet Özcan Kaya: “Hocamın Mustafa Kemal Atatürk’le sohbetini dinler gibi okudum kitabı. Gözlerim doldu, burnumun direği sızladı. Kendimi içsel sesimle onlara eşlik ederken buldum.”

Öğretmen Harbiye Müftüoğlu: “Alır almaz bitirdim. Atatürk’le konuşuyor gibi okudum. Yüreğine, kalemine sağlık!”

Öğretmen adayı Meryem Bilgiç: “Atatürk’ü eleştirmenin çok revaçta olduğu bir dönemde, böylesi bir eseri kaleme alarak bizleri de mücadeleyi davet ettiği için Neşe hocama teşekkür ederim.”

Ezgi Dağlı Çiçek: “Atatürk’ü bu denli sevgi dolu anlatan, ışığını bu denli yansıtabilen, bu kadar duygusal dile getirip hissettiren pek az kişi vardır herhalde.”  

Dr. Fatma Tombul: “Kars yadigârımın kitabı bugün elime geçti, okumaya başladım.  Okurken gözlerim dolmadı, yaşlar aktı durmadan, anladım ki hastanede okunacak bir kitap değil. Burada hasta aralarında okumak ihanet olur o değerli emeğe.”

Oda TV Şenol Çarık: “Yazar Neşe Doster kitabında Atatürk’ü cumhuriyeti yarattığı birikimi saygı ve özlemle anarken, yılların hasretini ve hüznünü de satırlara döküyor.”

Cumhuriyet com.tr’den Serhat Doğan, Altan Yağcı, İsmail Bayraktar: “Sizinle çekim yaparken ekip olarak bir cumhuriyet kadını ve öğretmenini tanıdığımız için çok mutlu olduk. Bilgileriniz bizi aydınlattı.”

İstanbul Gönüllüleri Kültür Sanat Komisyonu Üyelerinden Serap Başol ve Tarcan Tunç Geçgil: “Zoom üzerinde bile olsa çok duygulu, çok duyarlı, çok etkileyici olan, izlerken hepimizin gözlerini yaşartan güzel söyleşi için çok teşekkür ederiz.”

Sonuç olarak yazımın bamteline gelirsem!  Zarif ve içten iletilere, yorum ve söyleşilere, tv programları ve gazete haberlerine hoşgörünüze sığınarak köşemde yer vermek istedim. Böylece vefanın uzun soluklu hikâyesini yazıya dökerken, ekranlarda ve sayfalarında ağırlayan Kanal B’den Pervin Karakullukçu’ya, Halk TV’den Gökmen Karadağ’a, Kadıköy Life Dergisi’nden Pınar Baltacı’ya, artık unutulmaya yüz tutan dayanışma adına teşekkür etmek istedim…

Demem o ki! Bu toz duman arasında insana ilaç gibi gelen, insanı “COVİD aşısı bulundu, seri üretime geçti, ülkemize de herkese yetecek kadar geldi!” gibi sevindiren bu sözler yürek arşivimde kalmasın istedim. “65 yaş üstüne yasak kalktı” gibi ayağı yerden kesen, her birinin hatırı 40 yıllık kahveden daha kıymetli altın değerindeki bu sözleri kayıt altına almak istedim…

NEŞE DOSTER


Yazı Arşivi

İlgili Terimler :

YORUMLAR