Tarihten bir yaprak…

24.01.2020 19:59

514 Kişi Okumuş

0 Yorum

Tarihten bir yaprak…

Neşe Doster

nesedoster@yahoo.com

Ateşli, öksürmeli, hapşırmalı, serum- vitamin takviyeli, iğneli, şuruplu, grip sürecinde sıkıntıdan eski notlarımı ve defterleri gözden geçireyim dedim. (her zaman o “höfselem” olmadığı için!) önüme eskiye dair, lise yıllarımıza ait, gençliğimize özgü bir sürü anı çıkmaz mı? Gel de paylaşma Tanyeri okurları olan hemşerilerimle!

Efendim! Ben unutmuşum, arşivim hatırlattı, lise biterken ben konuşma yapmışmışım! Edebiyat Öğretmenimiz İbrahim Atlıhan hocamızın görevlendirmesi doğrultusunda okula hitap etmişim! Ve aradan yüzlerce yıl geçmesine rağmen notlarım duruyor! Afferin bana (şahsıma mı demeliydim?) Ve ben o gün demişim ki!

Sayın okul müdürü! Değerli Hocalarım! Sevgili Arkadaşlarım!

Bu sahne, bu kürsü, bu mikrofon bazen özel günlerde, bazen anma ve kutlama programlarında konunun uzmanları tarafından kullanıldı.

Bu salon bazen hocalarımız tarafından görev bilincinin gerektirdiği ve zorunlu kıldığı konuşmalar için kullanıldı. Oysa bugün bir öğrenciye teslim edildi.

O nedenle huzurlarınızda bulunmaktan heyecan ve gurur duyuyor, bu görevin bana verilmesini zorlu bir sınav olarak sayıyorum. Unutulmaz bir buluşma, bir kucaklaşma ve bir veda konuşması saydığım bu törende söyleyecek çok sözüm var. Anılarım var, bundan sonra içime çöreklenecek olan özlemim var, okuluma ve sizlere duyacağım boşluk hissi var ve hepsinin önünde ve üstünde duygusallığım var. 

Değerli hocalarım! Sevgili Arkadaşlarım!

Bugün yıllarımızı geçirdiğimiz okulumuza, bize kattıklarını, eğitimciliğin olmazsa olmazı olan dost yaklaşımlarını unutamayacağımız hocalarımıza veda ediyoruz. Her nedenle olursa olsun veda zor ve anlamlıdır. Geriye dönüp baktığımda adı yazılmasa da, adı anılmasa da okulumuzun taşına, duvarına, sınıfına, tahtasına imzasını emeğini, coşkularını, bilgisini kazıyan hocalarımız oldu.

Anılarını ve dostluklarını yüreğimizde taşıyacağımız sınıf, sıra, okul arkadaşlarımız oldu. Bugün çok sevdiğimiz okulumuza veda ederken, her birimiz eğitimlerimizi tamamlamak için ülkemizin değişik yerlerindeki okullara giderken demek isterim ki!

1933 yılında kurulan, ülkemize meclis başkanları, bakanlar, milletvekilleri, her alanda başarılı iş ve bilim insanları kazandıran okulumuzun yıllar önce tarihi kapısından içeri benzer umutlarla girerken hiç birimiz yılların bu kadar hızla geçeceğini düşünmemiştik. 

Dayılarımın, amcalarımın mezun olduğu okulumuzun 1950’lu yıllarda mevcudu 250 iken, bugün 1500’e ulaşmış. Artvin, Ağrı, Van’lı gençler bu liseden mezun olmuş. Bir zamanlar okulumuzda Halide Nusret Zorlutuna ve Behçet Necatigil hocalar ders vermiş. Eğitimde fırsat eşitliğinin tüm göstergeleri yaşanmış. Dönemin başbakanı olan İsmet İnönü’nün oğluyla, okulumuzun mezunları aynı iftihar kitabında yan yana yer almış…

Şimdi size kendi adıma ve arkadaşlarım adına bir söz vereceğim! Konumumuz ve yerimiz ne olursa olsun! Kartvizitimizde ne yazarsa yazsın! İster sanatçı, ister sporcu, ister politikacı, ister bilim adamı ne olursak olalım, hangi mesleği seçersek seçelim. Kars Lisesi yüreğimizdeki yerini hep koruyacaktır. Biz hem okulumuzla, hem bizi hayata hazırlayan değerli hocalarımızla, hem de birbirimizin başarılarıyla övünmeyi sürdüreceğiz…

Şimdi izninizle özel bir parantez açmalıyım! Ortaokulu bitirip, bu okula başladığımda okul binası, uzun koridorlar, yüksek duvarlar, büyük bahçe gözüme çok büyük görünmüş, yıllar hiç bitmeyecekmiş gibi gelmişti. Bitti işte! Yıllar geçip gitti, bugün çok sevdiğimiz okulumuza, çok saydığımız hocalarımıza ve çok alıştığımız arkadaşlarımıza veda ediyoruz…

Değerli Hocalarım!

Nefretlerin bire yüz, acıların bire bin büyüdüğü günümüzde emekleyen sevgiyi, barışı ve dostluğu öğrenmekte- öğretmekte çok zor. Biz şanslıydık. Çünkü okulumuz bize çok özel dostluklar, çok özel kişiler tanıttı. Erdemi ve insanı kucaklayan değerleri öğretti. Saymaya ve sevmeye değer kişilerle tanıştırdı.

Her destek arayışımızda yardımın en yücesini, sevgiye gereksinim duyduğumuzda en içtenini sizlerden gördük. Yaramazlıklarımızı hoş karşıladınız. Karın, ayazın, buzun, kışın dondurucu iklimin ve mahrumiyet bölgesinin çocuklarını sıcacık sarıp sarmalayarak eğittiniz. Başarılarımızı alkışladınız. Kendi adıma ve arkadaşlarım adına emeğinizin karşısında saygıyla eğiliyorum…

Sevgili Arkadaşlarım! 

Bugün bıraktığımız ne okul binası, ne sınıflardaki seslerimiz, ne merdivenlerdeki ayak izlerimiz, ne de koridorlardaki koşturmalarımızdır. Bugün geride bıraktığımız; Bizi biz yapan, geleceğe hazırlayan, bizleri çağdaş, laik, uygar, Atatürkçü gençler olarak eğiten- yetiştiren okulumuzdur, hocalarımızdır. Hepsine teşekkür ve vefa borcumuz var…

Sözlerimin sonunda mikrofonu ve kürsüyü hak edenlere bırakmadan önce şunu söylemek isterim!

Uzun yıllarımızı geçirdiğimiz bu okula veda etmenin duygusallığı sığmıyor yüreğime. Bundan sonra adresim, sıfatım ne olursa olsun, anılarımda ve yüreğimde hep memleketim ve onun aydınlık kapısı olan lisem olacaktır. Yolumuz ve şansımız açık olsun. Saygılarımla…

Not: Nasıl özlüyor ve kıskanıyorum o yıllarımızı biliyor musunuz?

İlgili Terimler :

YORUMLAR