Turgut Uyar 90 yaşında!

04.08.2017 21:16

549 Kişi Okumuş

0 Yorum

Turgut Uyar 90 yaşında!

Türkçe’nin büyük şairi Turgut Uyar, 90 yaşında…

İkinci Yeni’nin öncülerinden olan şair Turgut Uyar, bugün 90 yaşına bastı. 4 Ağustos 1927’ta Ankara’da doğan usta şair, ilköğretimi İstanbul’da okudu. Ardından Konya Askeri Okulu, Işıklar Askeri Lisesi ve Askeri Memurlar Okulu’nu bitirip Posof, Terme ve Ankara’da personel subayı olarak görev yaptı.

Uyar, annesinin isteği ile evlenerek, ilk kez baba olma heyecanını 18 yaşında yaşadı. İlk eşinden olan 3 çocuğunu memurluk yaptığı yerlerde büyüttü. 1958’de askerlikten ayrılarak Türkiye Selüloz ve Kağıt Sanayisi’nin Ankara şubesinde çalışmaya başladı. 1966 yılında eşinden ayrılıp İstanbul’a yerleştiğinde o dönem Cemal Süreya ile ilişkisi bitme aşamasında olan Tomris Uyar ile şiir üzerine mektuplaşmaya başladılar. Bu mektuplaşmalar 1969’da evlilikle sonuçlandı. Tomris Uyar ile evliliklerinden bir erkek çocukları (Hayri Turgut Uyar) oldu.

Usta şair, Tomris’i şöyle anlatmıştı:

“Senin için alışılmış şeyler söyleyemem sana yaraşmaz / kış gecesi amcamızdır, bahar yakından kardeşimiz / alır başımı Erzincan’a giderim seni düşünmek için / dörtlükleri bozarım çünkü dağlar ne güne duruyor / kıyılar ve eskimeyen her şey seni anlatmak için / bir bozuk saattir yüreğim hep sende durur / ne var ki ıslanır gider coşkunluğum durmadan / durmadan / dağ biraz daha benden, deniz her zaman senden / hiçbir dileğimiz yok şimdilik tarihten coğrafyadan / kimselere benzemesin isterim seni övdüğüm / seni övdüğüm zaman / güzel bir çingene yalnız başına dolaşmalı kırlarda / seni övdüğüm zaman…”

Usta isim, 2013’teki Gezi Parkı protestolarında genç jenerasyonun en fazla referans gösterdiği isimlerden birisiydi. Uyar’ın ‘Biraz Daha’ isimli şiiri, Haziran’da gerçekleşen protestoların gayrı resmi şiiri olmuştu.

İşte, o şiirden bir parça:  

“Ve bizim bir haziranımız / Bir yıl kadar yetecektir dünyaya / Çünkü yoğun ve ateşle yaşanmış / Çünkü ellerimiz, başımız ve kanımız / Hayasız pençelerini kokuyla gizleyen / Bir olgu olmayacaktır sana / Ölülerimiz toplanacaktır / Doldurulan bir kıyı gibi.

Ölülerimiz toplanacaktır / Kenar köşe kasaba hanlarından / Deniz en güzel aşkken ayışığına / Küçük ve karanlık odalarda öldürülenler / Direnerek ve akarak ölenler / Yüceltilecektir / Anılacaktır ölümleri

Bir şehir akşamında herkes kaçışırken / Ormanlar bir çözülmeye bozulurken / Karanlığa kanıyla karşı duran / Kanıyla ışıtan, yalazlayan karanlığı / Yalnız ve dayanıklı gecelerinde üşüyen / Ölülerimiz toplanacaktır.”

İlgili Terimler :

YORUMLAR