Yanlış bilinen doğrular üzerine kısa bir yolculuk…

07.07.2020 09:38

309 Kişi Okumuş

0 Yorum

Yanlış bilinen doğrular üzerine kısa bir yolculuk…

Prof. Dr. Fazıl Agiş

Bugün Rusya stepleri denen o zamanın Deşt-i Kıpçak bölgesi Cuçi Ulusu demiştik. Hazar Denizi kuzeyinde İdil Nehrine yakın Batu, buraya saray yapar ve buraya Saray Batu denir, kardeşi Berke de Astrahan’ın doğu tarafında saray kurar ve Saray Berke denir.

Saray yerine de Orda denirdi.

Burada altın renginde çadırlar ve sarayın tepesinde altın hilal olmasından dolayı Rus tarihçileri Zolotoy Orda (Altınorda) adını verdiler ve bu devlet Altınordu olarak tarihte anıldı. Resmi yazışmalar olan Yarlık ve Bitiklerde ise devletin adı Orda-yı Muazzam diye geçer.

Yukarıda Özbek Han’dan bahsetmiştik. Acaba o zamanki Rus prensi Müslüman mıydı?

Bazı Arap tarihçileri Müslüman olduklarını yazsa da zayıf rivayet. Moskova Knezine Büyük Knezlik verilince diğer Rus knezlikleri (prenslikleri) Moskova’nın etrafında birleştiler.

Altınorda ise taht kavgalarından bölündü parçalandı. Merkezde otoritesini kaybeden Uluğ Muhammed Han Kazan’ı merkez yaptı, Kırım, Hacı Trahan (Astrahan), Kasım, Sibir hanlıklarına bölündü ve her han kendini Altınorda hanı olarak tanıtıyordu.

Diğer yandan Nogay beylikleri de vardı. 1453 İstanbul Fethi ile Osmanlı, Roma’nın devamı gibi kendini ta 1699 Karlofça Antlaşması’na kadar Roma İmparatorluğu iddiasını sürdürdü. Bizans hanedanı Paleolog ise Moskova’ya göç ettiler.

Moskova Büyük Knezi III. İvan Bizanslı prenses Sofia Paleolog ile evlenince kendine Tsar (Çar) unvanını aldı. Tsar yani Sezar veya Kayser demek ve Roma imparatoru demek. Roma’nın arması Çift Başlı Kartal’ı kullandı.

Roma İmparatoru olmak iddiası Osmanlı’da, Rus Çarlığında ve Osmanlı’nın Nemçe Kralı dediği Avusturya’da papa elinden taç giyen Katolik Kutsal Roma Germen İmparatoru’ndaydı. yani Habsburg Hanedanında.

Avrupa kralları hep bu hanedana mensup. Altınorda’nın devamı olan Kazan ve Kırım hanlıkları Cengiz neslinden Girayların elindeydi ve bu hanlıklar sık sık Moskova’ya akınlar yapıp haraç kesiyorlardı.

Kanuni Sultan Süleyman, Hürrem’in kucağına oturunca kendi vilayeti olarak gördüğü Kazan ve Kırım Hanlarına Moskova’yı himayesine aldığını, bundan dolayı Moskova’yı vurmayı yasaklamıştı.

Ne de olsa Halife Sultan buyruğu!?

Bu hanlıkların eli kolu bağlanmışken Moskova tahtına Korkunç lakaplı 4. İvan geçti. Birçok muhasaradan sonra 1552’de Kazan’ı istila etti. İşte bu tarih artık Türk ve İslâm coğrafyasında gerileme devrinin başlangıcıydı.

Korkunç İvan, Tatarlar Yavuz İvan der, Kasım Hanlığı’nı da kendine bağlayınca Kazan Hanlığı tacını giyerek Rusya Çarı ve Moskova Büyük Prensi unvanına Bulgar Prensi unvanını da kattı.

Bulgar’dan kasıt Kazan ve çevresi, İdil-Ural bölgesi, Tatar yazarlarca Bolgar ili deniliyordu. Bu ifade 19. yy.’a kadar kullanılırken bu yörenin yazarları, şairleri kendilerine Bolgarî nisbet adını kullandılar; Rumî, Bağdadî, Harezmî gibi. 1556’da Hacı Tarhan (Astrahan veya Ejderhan da denir) hanlığına da son verince bu bölgedeki Nogay beyliklerinden kendilerie özbek han’a nisbetle Özbek adını alanlar Deşt-i Kıpçak’ın bugünkü Kazakistan steplerinde iken başbuğları Ebu’l-Hayr’a kazak çıkanlar oldu.

Kazak çıkmak baş kaldırmak, itaat etmemek, isyan etmek anlamındadır.

Bunlar Kazak adıyla ayrıldılar ve Kazakların ataları oldular. Diğer kalan Özbekler, Babur Şah’ı Buhara’da devirerek Buhara Hanlığını, geriye kalanlar Hive ve Hotan hanlıklarını kurdular. Babur sonra Afganistan’da devlet kurduysa da tutunamadı ve Hindistan’a geçerek burada meşhur Timurî Mogal Devleti’ni kurdu.

Yavuz İvan artık Rusya’yın yayılmacı politikasını İslâ toprakları üzerine yöneltmiş Kafkasya ve Orta Asya’ya doğru istilaya başlamıştı.

Ruslar, Orta Asya’da Türk hanlıklarını önce kendine uydu yapıyor, sonra istila ediyorlardı. Romanov’lardan I. Petro (Deli veya Büyük Petro) Rusya’yı büyük imparatorluğa dönüştürmüştü. İmparatorluk, Büyük Okyanus’a kadar uzanmışken Avrupa’da da geniş alana sahip oldu.

Başka ülkelerle ticaret antlaşmaları da yaparak devletini yeni reformlarla büyüttü.

Daha sonra torunu 3. Petro ile evlenen Alman Prensesi II. Katerina, kocasını ortadan kaldırıp Yemelyan Pugaçov isyanını bastırdıktan sonra Rusya’yı super devlet konumuna getirdi. Alman asıllı Von Kaufman’ı da Türkistan Genel Valisi olarak atamıştı.

Şimdiye kadar Müslümanlara baskılar yapılıyordu. Katerina Müslümanlara din özgürlüğü de tanıdı. Moskova ve Sankt Peterburg’da camiler de yapıldı. Moskova’da açılış töreni yapılan cami ta o zamandan kalmadır.

Daha sonraları da zaman zaman Müslümanlara baskılar yapılmışsa da 1905 Rus-Japon Savaşı’nda Rusya’nın yenilmesi üzerine meşrutiyet için kımıldamalar oldu ve meşrutiyet ilan edilince Müslümanlar da boş durmayarak kendi dillerinde kitaplar, gazeteler, tiyatro eserleri, romanlar yayınladılar.

Bazı partilere üye de oldular. Sadri Maksudi, bir hukukçu olarak Liberal Kadet Partisi (Anayasacı Parti) üyesi olurken Ayaz İshaki sosyal demokrat, Sultangaliyev, Alimcan İbrahimov Komunist Partisi üyesi oldular.

Zeki Velidi Togan da Hatıralarında Komunist Parti üyesi olduğunu yazar. I. Dünya Savaşı da ayrı bir dönüm noktası olmuştur.

(7sabah.com.tr)

İlgili Terimler :

YORUMLAR