5 ayda 115 çocuk hamile kaldı, hastane durumu gizledi, valilik soruşturma izni vermedi
İstanbul’da bir hastanede 5 aylık süreçte yaşları 18’in altında 39’u Suriyeli 115 çocuğun hamile olduğu tespit edildi. Söz konusu çocukların emniyete bildirilmediği, olaydan sorumlu tutulan kişiler için valiliğin soruşturma izni verilmediği öğrenildi. Durumu bildiren kişinin ise görev yeri 2 kere değiştirildi.
Hürriyet’ten Dinçer Gökçe’nin haberine göre, Kanuni Sultan Süleyman Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde çalışan sosyal hizmet uzmanı Ş. İ.N., geriye dönük yaptığı incelemede 1 Temmuz 2001 doğumlu bir çocuğun hamile olduğuna ilişkin kayıtlara hastane sisteminde ve sosyal hizmet biriminde tutulmadığını fark etti.
18 yaş altındaki hamile çocuklara ilişkin bilgilerin adli birimlere ulaştırılmasının zorunlu olduğuna işaret eden Ş. İ.N., hastanede psikolog olarak çalışan I. Ö. ile birlikte duruma tutanak altına aldı. İkilinin imza altına aldığı tutanaktan sonra sosyal hizmet uzmanı geriye dönük inceleme yaptı.
Yapılan tespitlere göre hastaneye 1 Ocak 2017- 9 Mayıs 2017 tarihleri arasında gelen 115 çocuğa ilişkin kayıtlar tek tek incelendi. Kayıtlara göre hamile oldukları tespit edilen 115 çocuktan 77’isinin 15 yaşın üstünde, 38 çocuğun ise 15 yaşından önce hamile kaldıkları anlaşıldı. 15 yaşın altındaki hamileliklerde rıza aranmaksızın çocuğun cinsel istismarı kapsamında olduğu belirtilen 12 Haziran 2017 tarihli tutanak sosyal hizmet uzmanı ve Psikolog I. Ö. tarafından imza altına alındı.
HASTANE YÖNETİMİNE BİLDİRİLDİ, İŞLEM YAPILMADI
VALİLİK SORUŞTURMA İZNİ VERMEDİ
Savcılığın talebi ile sorumlu görülen başhekim yardımcısı Dr. A. A. ve Sosyal Hizmet Uzmanı N. D. için soruşturma izni verilmesi istendi. İstanbul Valiliği’nin 4 Aralık 2017 tarihli yazısı ile iki görevli hakkında soruşturma izni verilmemesine karar verildi. Valilik yazısında, kayıtlara göre adli görevin ihmal edilmediği, görevliler hakkında görevi kötüye kullanma suçunun oluşmadığı iddia edildi. Valiliğin kararının iptali için ise İstanbul Bölge İdare Mahkemesi’ne itiraz başvurusu yapıldı. Avukat Erkan Akça’nın imzasını taşıyan 2 Ocak tarihli başvuruda, çocuk istismarına yönelik vakaların mutlaka adli makamlara bildirilmesinin zorunlu olduğu kaydedildi. Başvuruda “Bu ihmalin varlığını araştırması gereken kurum cumhuriyet başsavcılıkları iken, valilik makamınca soruşturma izni verilmemesi hukuka aykırılık teşkil emekte. Asıl sorumluların araştırılmasına engel teşkil etmektedir” denildi.
BİLDİRENİN GÖREV YERİ DEĞİŞTİRİLDİ
‘İHMAL YOK BİLGİSİNİ ALDIM’
Konu ile ilgili hastanenin üst düzey bir yetkilisinden yapılan açıklamada ise, konu ile ilgili yürütülen soruşturmada, ‘ihmal’ iddiasının olmadığına ilişkin rapor çıktığını söyledi. Aynı yetkili raporun kendisine sunulmadığını ancak sözlü olarak bilgi aldığını aktardı. Aynı yetkili “İhbarın yalan olduğu konusunda belgelerde var kanıtlar da var. İdari soruşturmayı yapan bey de gördü bunlar yapılmış sonucu bize intikal etmedi o raporu ben bile görmedim yani. Raporu bize bakanlık gönderir” dedi.
Sağlık Bakanlığı’nın 2012’de tüm illere gönderilen “Kadına Yönelik Şiddet, Adolesan Gebeliği ve Doğum Vakaları” konulu yazısında şu ifadeler yer alıyor:
“Adolesan gebeliği (çocuk gebeliği), doğum vakaları ve çocuk ihmali, istismarı vakaların tamamının olayın geçtiği yerde bulunan İl/İlçe Emniyet Müdürlüğü Çocuk Büro Amirliği’ne bildirilmesi, çocuğun örselenmesini önlemek amacıyla adli sürecin sağlık kuruluşunda bulunduğu zaman zarfı içinde izlenmesi…”
‘BİLDİRİLMEMESİ AĞIR BİR SUÇ’
İstanbul Barosu’na üye avukat Tuba Torun konuya ilişkin yaptığı değerlendirmede şu ifadeleri kullandı:
“Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu’nun verilerine göre, 2017 yılında 387 çocuk istismara uğradı. Bu rakam, acı vakaların yalnızca haberleşen kısmı…Kayıt dışı olan kısmın bu sayının kat be katı olduğunu biliyoruz. Kanuni Sultan Süleyman Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde olduğu iddia edilen olay da tam olarak bunun kanıtıdır.
-
Dr. Alper Akçam: Onursuzluğun Böylesi…
-
İspanya’nın Dünya Şampiyonluğu Türkiye’nin sosyal medya gündeminde
-
BM: 25 gün denizde sürüklenen göçmen teknesinde 144 kişi öldü ya da kayboldu
-
Karadeniz’de 4 günde 4 İHA saldırısı: Kazak petrolünü taşıyan tankerler vuruldu
-
Arakçi: Irak’taki Kürt silahlı grupların engellenmesinde ‘Türkiye etkili bir rol oynadı’
-
Pezeşkiyan: İran lideri mevcut durumun son bulması gerektiğini vurguladı
