Alfabe / Harf Devrimi
Deniz Bursalıoğlu
1 Kasım 1928 tarihinde 1353 sayılı kanunla Latin alfabesine geçilmesi mecliste kabul edilmiş. 3 Kasım’da da resmi gazetede yayımlanarak yürürlüğe girmiş.
Nihayet Arap alfabesinde ki eksik harfler yüzünden bir türlü doğru yazılmayan dilimiz artık doğru dürüst yazılabilir olmuş.
Gerçi bugün bile kullandığımız bazı sesler için yeterli değil alfabe, o zamanları ise tahayyül dahi edemiyorum. Arapça’nın o eksik sesli harfleri yüzünden bir sürü sözcük sesli harfleri olmadan yazılmak zorunda kalınıyormuş. Dolayısıyla da okunurken yanlış okunuyormuş, bir sürü yazı yanlış anlaşılıyormuş. Bugün öyle mi? Ne düşünüyorsak aynen yazıyoruz, yanlış anlaşılması mümkün değil.
Gerçi eskiden bu bir alışkanlıkmış anlaşılan, yani sözcükler içindeki sesli harflerin hepsini yazmamak. Bizim kendi alfabemizde de öyle, sözcüğün başına tek bir sesli harf koyuyorsun, gerisi sesli uyumu ile kendiliğinden oturuyor. Mesela “oturuyor” yerine “otryr” yazıyorsun. Kayaların üzerine yazarken zamandan ve yerden tasarruf. Biraz karışıyor tabii ki, ama sekreterler bilir, steno yazı vardır, kısaltma. Aynen öyle işte.
Kültürlere saygım sonsuzdur, ama Arap kültürü dil konusunda çok zor gerçekten. Kendileri nasıl altından kalkıyorlar inanın bilemiyorum. Kendileri kültürleri gereği bir şekilde alışkınlardır herhalde, ama en azından Arap alfabesi Türk dili için yeterli bir alfabe değil.
Ana farkı sağdan sola yazım derler. Sağdan sola yazım için aslında bir sözüm yok, bizim kendi alfabemiz olan Göktürk alfabesi de sağdan sola yazılıyormuş. Hatta eski Yunan’da bile bir aralar Latin harfleri ile sağdan sola yazılı metinler var. Yani eski Yunan bile bir aralar denemiş sağdan sola yazmayı.
Bugün artık bir standarda binmiş tabii soldan sağa yazı. Dünyanın bir çok yerinde Latin harfleri kullanıldığı için biraz da kolaylık oluyor diyebilirim. Ama kolaylık dediğim harflere göz aşinalığı sadece. Sıkıysa Almanca yazılı bir metni anla, eğer Almanca bilmiyorsan.
Rusça öğrenmek için ise Kiril alfabesini bilmen gerekiyor. Rusça öğrenmişsen mecburen Kiril alfabesini de öğrenmiş oluyorsun.
Diyeceğim aslında alfabenin Latin veya başka bir alfabe olmasının önemi yok, yeter ki senin dilindeki her sesin bir karşılığı olsun. Bir de harfler yazım için akıcı olsun, anlaşılır olsun, yazarken birbirine karışmasın.
Benim şahsi fikrim Atatürk o günün şartlarında olabilecek en güzelini yaparak Latin harfleri ile topluma bir an önce okuma yazma öğretmenin yolunu açmış.
Ama ben ne yaptıysam kesinlikle doğrudur dememiş. Aksine devrimcilik ilkesini bizlere emanet etmiş ardından.
Onun yaptıklarının üzerine bizim ekleyebileceğimiz belki de öz alfabemizi de okullarda Latin alfabesi yanında öğretmek olabilir mesela.
Çocuk yaşta bilgi çok kolay yer ediyor akılda, o taze hafızalarda. Sorun olmaz, kolayca öğrenirler çocuklar. Üstelik bizim alfabemizde harfler bize özel, ok diyorsun, ok işareti, yay diyorsun yay işareti. Yani öğrenmesi de çok zor değil.
Bir de gerekiyorsa mevcut alfabemizde yeterli olmayan sesler için yeni harf de eklenebilir. “Hala” ile “hala”yı ayırmak kolay değil, “a” ların şapkaları bir kaldırılıyor, bir konuyor. Bunun dışında da dilimizde bizim kullandığımız, ama karşılığı alfabemizde olmayan bazı sesler var. Dilbilimcilerin bu konuda oturup bir karar vermesi ve gerekiyorsa alfabeye yeni harfler eklemesinde bence hiç bir mahsur yok.
Sonuçta eğer Atatürk gibi devrimler devam ettirilecekse, ihtiyaç varsa gerekli düzenleme her konu için yapılabilmeli!
Onun dediği gibi:
“Benim naçiz vücudum, bir gün elbet toprak olacaktır. Fakat Türkiye Cumhuriyeti, ilelebet payidar kalacaktır!”
Devletin payidar kalması günün şartlarına uyum sağlamakla olur. Bir de güzel Türkçemizi geliştirmekle.
Baksanıza bazıları şikayet ediyorlar. Anlamıyoruz diyorlar, Türk dilini geliştirelim ki karışıklık olmasın, anlamayan kalmasın!
Herkese sevgiler…
-
Gözaltına alınan Doruk Madencilik işçileri serbest bırakıldı: ‘Hakkımızı almadan gitmeyeceğiz’
-
Ataşehir Belediye Başkanı Onursal Adıgüzel tutuklandı
-
Erkan Saltan: O kadar düşünüyorum!
-
ABD-İran müzakerelerini bekleyen yatırımcılar nedeniyle küresel piyasalarda tedirginlik sürüyor
-
Macron, Paris’te Lübnan Başbakanı Selam’ı ağırlıyor
-
CHP İstanbul İl Başkanı Özgür Çelik: İmamoğlu 12 metrekare hücresinde de seçimi kazanır
