ABD’li sivil haklar lideri ve iki kez başkan adayı Jesse Jackson, 84 yaşında öldü

İNSAN HAKLARI - 17 Şubat 2026 13:45 A A
Rahip Jesse Jackson, 1984 ve 1988’de ABD’de Demokrat Parti’nin başkan adaylığı için iki kez yarışan, önde gelen bir sivil haklar savunucusuydu.

ABD’li sivil haklar önderi ve iki kez başkan adayı Rahip Jesse Jackson, 84 yaşında hayatını kaybetti.

Haber, ailesi tarafından doğrulandı; Jackson’ın sevdikleriyle çevrili halde, huzur içinde yaşamını yitirdiği belirtildi.

“Onun sarsılmaz adalet, eşitlik ve insan hakları mücadelesi, özgürlük ve onur için küresel bir hareketin şekillenmesine yardımcı oldu” diyen Jackson ailesi, “Yorulmak bilmeyen bir değişim öncüsü olarak, 1980’lerdeki başkanlık kampanyalarından milyonları sandığa gitmeye seferber etmesine kadar, sesi duyulamayanların sesini yükseltti ve tarihte silinmeyecek bir iz bıraktı” açıklamasını yaptı.

“Babamız, yalnızca ailemize değil, dünyadaki ezilenlere, sesi kısılmışlara ve görmezden gelinenlere de hizmet eden bir liderdi. Onu dünyayla paylaştık ve karşılığında dünya da bizim geniş ailemizin bir parçası oldu.”

Açıklamada ayrıca, “Adalete, eşitliğe ve sevgiye olan sarsılmaz inancı milyonları ayağa kaldırdı; anısını, onun uğruna yaşadığı değerlere sahip çıkarak yaşatmanızı istiyoruz” denildi.

Ölüm nedeni hemen açıklanmadı. Ancak Jackson, kasım ayında tansiyonunun düzenlenmesi için hastaneye kaldırılmıştı ve ilerleyici supranükleer palsi (PSP) nedeniyle gözlem altında tutuluyordu. ABD Ulusal Nörolojik Bozukluklar ve İnme Enstitüsü’ne göre bu, “vücut hareketlerini, yürüme ve dengeyi, göz hareketlerini etkileyen nadir bir nörolojik hastalık”.

Jackson, 2017’de Parkinson hastalığı teşhisi konduğunu duyurmuştu.

Demokrat Parti'nin başkan aday adaylarından Jesse Jackson, eşi Jacqueline ile birlikte, Chicago - 10 Mart 1988, Çarşamba
Demokrat Parti’nin başkan aday adaylarından Jesse Jackson, eşi Jacqueline ile birlikte, Chicago – 10 Mart 1988, Çarşamba AP Photo

8 Ekim 1941’de Güney Carolina’nın Greenville kentinde doğan Jackson, 1960’larda Martin Luther King’in liderliğindeki Southern Christian Leadership Conference (Güney Hristiyan Liderlik Konferansı) içinde öne çıktı.

1965’te, King’in Alabama’da Selma’dan Montgomery’ye düzenlediği oy hakkı yürüyüşüne katıldı. King, onu Chicago’ya göndererek, şirketlere Siyah işçi almaları için baskı yapmayı amaçlayan Southern Christian Leadership Conference girişimi Operation Breadbasket’in başlatılmasını istedi.

Jackson, 4 Nisan 1968’de, sivil haklar lideri King’in Tennessee’nin Memphis kentindeki Lorraine Motel’de suikasta kurban gittiği sırada yanındaydı. Jackson, King’in kollarında öldüğünü anlatmıştı.

Jackson, 1971’de sosyal adalet ve aktivizm alanında iki örgüt kurdu: İlk adı People United to Save Humanity (İnsanlığı Kurtarmak İçin Birleşen Halk) olan Operation PUSH ve yıllar sonra Ulusal Gökkuşağı Koalisyonu (National Rainbow Coalition). ABD’de ve dışında, oy hakkı ve istihdam olanaklarından eğitime ve sağlık hizmetlerine uzanan pek çok konuda yoksullar ve temsil edilmeyenler için mücadele verdi.

Dünya liderleriyle yürüttüğü diplomasi girişimlerinde önemli başarılar elde etti ve Rainbow/PUSH Koalisyonu aracılığıyla Siyah gururu ve öz belirlenim taleplerini şirketlerin yönetim odalarına taşıyarak, üst düzey yöneticileri Amerika’yı daha açık ve daha adil bir toplum haline getirmeye zorladı.

Jesse Jackson, Philadelphia'da düzenlenen Demokrat Parti Ulusal Kongresi'nin üçüncü gününde - 27 Temmuz 2016
Jesse Jackson, Philadelphia’da düzenlenen Demokrat Parti Ulusal Kongresi’nin üçüncü gününde – 27 Temmuz 2016 AP Photo

Sık sık tekrarladığı bir şiirdeki “Ben Biriyim” sözleriyle, her renkten insana seslenmeyi amaçlıyordu.

“Yoksul olabilirim ama Ben Biriyim; genç olabilirim ama Ben Biriyim; sosyal yardımla geçiniyor olabilirim ama Ben Biriyim” diye sesleniyordu Jackson. Bu mesajı hem kelimenin tam anlamıyla hem de kişisel olarak sahiplenmişti; ayrımcılığın kol gezdiği Güney’in yoksulluğundan çıkarak, King’den bu yana Amerika’nın en tanınmış sivil haklar savunucusu haline gelmişti.

Son yıllarında yaşadığı sağlık sorunlarına rağmen Jackson, Black Lives Matter dönemine uzanan süreçte de ırkçılığa karşı protestolara katılmayı sürdürdü.

George Floyd’un nefes almasını engelleyen polisin cinayetten hüküm giymesinden önce, Minneapolis’te yürüyüşçülere “Kazansak bile bu bir zafer değil, yalnızca bir rahatlama. Hâlâ insanlarımızı öldürüyorlar. Şiddeti durdurun, çocukları kurtarın. Umudu canlı tutun” demişti.

Donald Trump, 1960’lardan bu yana ABD’deki en büyük toplumsal huzursuzluk dalgası olan bu protestolara, orduyu göndermekle tehdit ederek yanıt vermişti. Jackson ise bunun yalnızca “büyük bir karşı direnişe” yol açacağı uyarısında bulundu.

“Hapse girmemiz gerekse de direneceğiz” diye o dönem Euronews’e konuşmuştu. “Demokrasimiz bir polis devletine dönüşemez.”

2024’te Chicago’daki Demokrat Parti Ulusal Kongresi’nde ve Kent Konseyi toplantısında, İsrail-Hamas savaşında ateşkesi destekleyen bir karar tasarısına destek vermek için göründü.

Rahip Jackson, eşi Jacqueline, çocukları Santita, Jesse Jr., Jonathan, Yusef, Jacqueline, kızları Ashley Jackson ve torunlarını geride bıraktı.

 

Kaynak: tr.euronews.com

İNSAN HAKLARI - 13:45 A A
BENZER HABERLER