10 Ekim dosyasında kamu görevlilerine takipsizlik

-Gündem - 2 Temmuz 2026 16:22
Gaziantep Başsavcılığı, Ankara Gar Katliamı’ndan 10 gün önce patlayıcı alan IŞİD şüphelileri hakkında işlem yapmayan emniyet görevlillerine ilişkin soruşturmada zamanaşımı gerekçesiyle takipsizlik kararı verdi.

10 Ekim 2015’te Ankara Garı’nda 103 kişinin yaşamını yitirdiği katliama ilişkin firari sanıkların yargılaması sürerken olaydan yaklaşık dört yıl sonra 2019’da soruşturmaya ait 9 klasör evrakın kimliği belirsiz kişilerce Ankara Adliyesi savcılık katına bırakıldığı ortaya çıkmıştı.

Bu evraklardan edinilen bilgiler doğrultusunda; Gar Katliamından 10 gün önce, 30 Eylül 2015’te, Nizip’teki bir gübre bayisinden amonyum nitrat temin etmeye çalışan IŞİD şüphelileri Yakup Ş. ve Hüseyin T.’nin emniyet tarafından tespit edildiği anlaşıldı. Sanıklar arasında yer alan kişilerin katliamı gerçekleştiren canlı bombaların Gaziantep’ten Ankara’ya gelişine eskortluk da yaptığı ancak buna rağmen bu şüphelilere yönelik herhangi bir gözaltı işlemi ya da operasyon yapılmadığı ortaya çıktı.

Gaziantep Cumhuriyet Başsavcılığı ise bu süreçte ihmali bulunduğu iddia edilen kamu görevlileri hakkında yürütülen soruşturmada “zamanaşımı” gerekçesiyle “soruşturma yapılmasına yer olmadığına” karar verdi.

IŞİD şüphelileri nasıl tespit edildi?

Belgelerde yer alan kayıtlara göre, 30 Eylül 2015’te Nizip’te bir gübre bayisi şüpheli bir satış girişimini emniyete bildirdi. İşyeri sahibinin ihbarında iki kişinin yüksek miktarda “33 nitrat gübre” almak istediği, ancak kimlik göstermeden işlem yapmaya çalıştıkları belirtildi.

İhbar üzerine Nizip Emniyet Müdürlüğü TEM ekipleri işyerine giderek kamera kayıtlarını inceledi ve şüphelilerden birinin Yakub Ş. olduğunu tespit etti. Araçlardan birinin Yakıp Ş.’nin yakınlarına ait olduğu da belirlendi.

Nizip Emniyet Müdürlüğü de bunun üzerine 2 Ekim 2015’te Gaziantep Emniyet Müdürlüğü Terörle Mücadele ve İstihbarat şubelerine resmi yazı göndererek şüpheliler hakkında gerekli araştırmanın yapılmasını istedi.

Ancak dosyaya yansıyan iddiaya göre bu bildirim sonrası Gaziantep Emniyeti tarafından herhangi bir gözaltı, takip operasyonu ya da etkili bir adli işlem yapılmadı.

Emniyet görevlileri hakkındaki suç duyurusunun reddedilmesi

Katliamın ardından Ankara 4. Ağır Ceza Mahkemesi’ne emniyet görevlileri hakkında suç duyurusunda bulunulması talep edildi ancak bu başvuru reddedildi.

Saldırıyla ilgili sanıkların yargılandığı ana davada Ankara’da görüldüFotoğraf: ANKA

Bunun üzerine 10 Ekim Mitingi’ni düzenleyen sendika ve meslek örgütleri ile hayatını kaybedenlerin yakınları, ilgili kamu görevlileri hakkında “kasten öldürmenin ihmali davranışla işlenmesi”, “görevi kötüye kullanma” ve “delilleri yok etme” suçlarından soruşturma talebinde bulundu.

Savcılık, başvuruyu doğrudan işleme koymak yerine 2021/2284 ihbar numarasıyla kayda aldı ve 6 Kasım 2023’te Gaziantep Valiliği’nden soruşturma izni istedi. Ön inceleme raporunda, 5 Ekim 2015’te önleyici dinleme kararı talep edildiği ve 7 Ekim’de Yakub Ş.’nin takip altına alındığı bilgisi yer aldı.

Valilik soruşturma izni vermedi. Bunun üzerine Gaziantep Cumhuriyet Başsavcılığı 3 Ocak 2025’te “soruşturma yapılmasına yer olmadığına” (SYOK) karar verdi.

Gaziantep Bölge İdare Mahkemesi de itiraz üzerine başvuruları “somut ve dikkate değer” bularak soruşturma yürütülmesi gerektiğine hükmetti ve Valilik kararını kaldırdı. Ancak Valilik 3 Temmuz 2025’te yeniden olumsuz karar verdi. Mahkeme ise 14 Kasım 2025’te bu kararı ikinci kez iptal ederek soruşturma izni aranmaksızın işlem yapılması gerektiğine karar verdi.

Dosya yeniden kapatıldı: Zamanaşımı kararı

Tüm yargı kararlarına rağmen Gaziantep Cumhuriyet Başsavcılığının yeniden soruşturma başlatmadığı belirtildi.

Son olarak 17 Haziran 2026 tarihli kararla kamu görevlileri yönünden yeniden “soruşturma yapılmasına yer olmadığına” hükmedildi. Kararda, görevi ihmal iddiaları bakımından zamanaşımının dolduğu değerlendirmesi yer aldı.

Dosyayı takip eden 10 Ekim Ankara Katliamı Davası Avukat Komisyonu, katliamın insanlığa karşı suç niteliğinde olduğunu, bu nedenle zamanaşımı uygulanamayacağını savundu. Avukatlar, yalnızca faillerin değil, ihmali bulunan kamu görevlilerinin de sorumluluğunun araştırılması gerektiğini belirtti.

 

Kaynak: DW Türkçe

BENZER HABERLER