Ali Babacan dönemi ve sonrasında AKP’nin izlediği ekonomi politikası nasıl değişti?

-Analiz - 9 Haziran 2020 10:46

Türkiye siyasetinde son dönemde en çok tartışılan konuların başında AKP’den ayrılan Ali Babacan ve Ahmet Davutoğlu’nun kurduğu iki yeni parti geliyor.

Demokrasi ve Atılım Partisi’ni (DEVA) mart ayında kuran Ali Babacan’ın AKP’yi eleştirdiği en can alıcı alanlardan biri ise ekonomi.

AKP’nin iktidara geldiği ilk yıllarda ekonominin başında bulunan Babacan, kendi dönemiyle AKP’nin şimdiki ekonomi yönetimi arasında farklar olduğunu vurgulayarak, “Türkiye’nin felce uğradığını” ve “belirsizliğin olduğu bir ortamda ekonomide toparlanmanın mümkün olmayacağını” söylüyor.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ise o dönemde uygulanan politikalardaki karar mekanizmasının başında da kendisinin olduğunu dile getirerek bu eleştirilere cevap veriyor.

En son olarak bu konuyla ilgili Erdoğan isim vermeden, “Başbakanlığım döneminde görev verdiğim bazı kişiler şimdi farklı bir şekilde bize saldırıyor. Yahu sen bakansın. Başbakan’dan onay almadan sen o adımı atabilir misin? Kime yutturuyorsun” açıklamasında bulundu.

Bu tartışmalardan yola çıkarak Ali Babacan’ın ekonomi yönetiminin başında olduğu dönemde ve sonrasında AKP’nin nasıl bir ekonomi politikası izlediğini derledik.

2002’de ekonomi yönetiminin başına geldi

Ali Babacan, AKP’nin iktidara geldiği 2002 yılında kurulan 58. hükümette ve 2003’te oluşturulan 59. hükümette Ekonomiden Sorumlu Devlet Bakanlığı görevini üstlendi.

Babacan yönetiminde, AKP iktidarından önce görevde bulunan ANAP-DSP-MHP hükümeti sırasında Kemal Derviş tarafından başlatılan Uluslararası Para Fonu’nun (IMF) programına paralel bir ekonomi politikası takip edildi.

Öyle ki Kemal Derviş, 2014’te İtalya’da katıldığı bir konferansta, 2002-2007’de Babacan’ın başında olduğu ekonomi kadrosunun para politikasında özerkliği korumasını övmüş ve bu dönem için ‘altın çağ’ kavramını kullanmıştı.

Babacan, 2007 yılında ise Dışişleri Bakanı oldu ve bu görevi 2009’a kadar sürdürdü.

2009’da Hazine’den Sorumlu Başbakan Yardımcısı olan Babacan, üç dönem kuralı yüzünden 7 Haziran 2015 seçimlerinde aday olamadı; 1 Kasım 2015’te ise tekrar milletvekili seçildi ve 2018’e kadar bu görevde kaldı.

Telif hakkıGETTY IMAGES
Image caption2004 yılında Türk Lirası’ndan altı sıfır atıldığında yeni banknotlar dönemin Başbakanı Erdoğan tarafından Ekonomi Bakanı Ali Babacan ve Merkez Bankası Başkanı Süreyya Serdengeçti eşliğinde tanıtılmıştı.

İlk ters düşme 2010’da mali kural ile oldu

Babacan ve Erdoğan’ın ekonomi politikası açısından kamuoyuna yansıyan en belirgin ayrışması enflasyon ve faiz ilişkisi üzerinden 2015 yılında yaşandı.

Ekonomi politikalarında Babacan’ın AKP ile bilinen ilk ters düşmesi ise 2010’ların başındaki mali kural tartışmalarına uzanıyor.

Ali Babacan, bir yıldır üzerinde çalıştığı mali kural yasa taslağını Mayıs 2010’da kamuoyuna açıklamıştı.

Ekonomi için uzun vadeli bir öngörülebilirlik gerektiğini düşünen Babacan, kamu maliyesini kontrol altında tutacak bir “milli çıpaya” ihtiyaç duyulduğunu ve bunun için de mali kuralın uygulanması gerektiğini düşünüyordu.

Mali kural, kurallara bağlı maliye politikasının benimsenmesi takdirinde maliye politikasının esneklik sınırlarını belirleyen kurallar olarak tanımlanıyor.

Ancak Meclis’e sunulması aşamasına geldiğinde taslağın yasalaşması ertelendi.

Dönemin Başbakanı olan Erdoğan, mali kural ile ilgili olarak “Kendi içimizde IMF yaratmaya gerek yok” dedi.

Erdoğan’ın kaygısı mali kuralın kısa vadede büyümeyi yavaşlatması ihtimaliydi.

Bunun üzerine mali kural ile ilgili konuşmama kararı alan Babacan, “Tartışmayı uzatmaya gerek yok” dedi ve mali kural olmasa da seçim sürecinde mali disiplini bozacak bir uygulamaya gidilmeyeceğini açıkladı.

Telif hakkıGETTY IMAGES
Image caption2015 yılına gelindiğinde Erdoğan’ın görmek istediği ekonomi politikaları ile Babacan’ın hayata geçirmek istediği yapısal reformlar uyuşmuyordu.

2008 krizi bir dönüm noktası

Berlin School of Economics and Law’da ekonomi alanında çalışan Doç. Dr. Ümit Akçay, AKP hükümetlerinin ilk yıllarında kendine has bir ekonomi politikası olmadığını ve Ali Babacan’ın AKP öncesinde zaten uygulamada olan IMF programını devam ettirdiğini söylüyor.

BBC Türkçe’nin sorularını yanıtlayan Akçay’a göre AKP’nin ekonomi politikalarının gidişatı açısından 2008 yılı hem küresel kriz hem de IMF programının sonlanması dolayısıyla bir dönüm noktası.

Akçay, AKP’nin yıllara göre ekonomi politikasındaki dönüm noktalarını şu şekilde açıklıyor:

BBC Türkçe

BENZER HABERLER