Badalak…

-Genel - 5 Eylül 2018 11:45

Cahit Kılıç

cahitkilic@tanyerihaber.com

Badalak nedir bilir misiniz?

Geliniz önce kısacık bir hikâye anlatalım…

Eve zamansız dönen koca, karısını aşığı ile yatakta meşveret hâlinde yakalar. Derken evin içinde iki erkek kavgaya tutuşurlar. Oynaş biraz daha baskındır, zira kocaya göre daha gençtir. Dolayısıyla daha üstün dövüşüyor, yaka paça güreşte hep o üstte kalıyor.

Ne de olsa onca yıl aynı yastığa baş koymuşlar ya, kadın kenardan kocasına akıl vermeye başlıyor: Badalak at herif, badalak at!

Bir yandan kan ter içinde boğuşan adam, diğer yandan da karısına cevap verir: Benim badalaksız işimi badalağa salan kimsenin gelmişini geçmişini…

***

Sizin de anladığınız gibi badalak atmak, Azerbaycan Türkçesinde çelme takmak demektir…

***

Malumunuzdur, yandaş medya köşe yazarlarıyla kaynıyor. İbadullah…

Yüzde yüze yakını yardakçıdır bunların. Yazılarında fikrin kırıntısı yoktur. Ülkenin içinde kıvrandığı bu buhranlı günlerde bile derde deva, sadra şifa tek satır sadır olmaz bunların kaleminden…

Velinimetleri olan ekselansın muarızlarına, siyasi muhaliflerine ve hakkaniyetle hareket etmeye çalışan az sayıda tarafsız insanları hedef seçerler kendilerine…

Hemen her gün bir başka ismi ameliyat masasına yatırır, ellerinden bir kör neşterle keser biçerler o zavallıyı…

***

Hemen hiçbirini okumam. Yazı başlıklarını gördüğüm anda zaten midem bulanır…

Bu sabah, kankası Hadi Özışık’ın sitesinde birinin yazı başlığını görünce, azıcık bir göz atayım dedim…

Elif Şafak nam roman yazarını muarız seçmiş kendisine. Üstelik bunun kör de olsa bir neşteri de yok elinde. Koyun kırkılığı ile kesip biçiyor milleti…

Bir tarihte, “cehl-i nısıf” diye tavsif etmiştim kendisini. Hâlbuki sonradan ceride-i fecr-i cedid nam gazeteden ağız dalaşına girdiği bir yandaş kalemşor, bunu “80 kelimelik dağarcığıyla köşe yazıyor” diyerek, cehlin göbeğini işaret etmişti…

***

Elif Şafak nam romancı kadın, meslekdaşı Orhan Pamuk’un yolunu seçmişmiş… Söylenen o ki, Nobel Edebiyat Ödülü’ne göz diktiğinden; Batılı özgürlük platformlarında Türkiye’nin gittikçe otoriterleştiğini vurguluyormuş…

***

İşte bu saikle, bu Elif Şafak nam yazar; kahramanımızın ameliyat masasına yatırılıyor. Koyun kırkılığı ile yünüyle birlikte derisi de kırpılıyor…

Hülyalı bakışlarla mı yoksa metinlerini çaldığı çakma romanlarıyla mı Nobel alacakmış?!

FETÖ’nün gelninin bu işlere zekâsı ermezmiş…

Güzel kadın imitasyonu…

Çağıyla, çevresiyle sorunlu…

Anneliği öğrenme çabası (Ne büyük kabahat!) falan filan derken bir sürü hezeyan…

***

İki kelimeyle açıkça “Ülkene ihanet etme kızım” diyemiyor…

Diyemiyor, çünkü: Ülkenin hak, hukuk, adalet kavramlarını yerle bir eden, demokrasisine tecavüz ederek, demokratların işini badalağa mecbur kılan hünkâr hazretlerinin kusurunun üstünü örtmekle görevlidir kendisi…

“80 kelimelik hazinesiyle” köşe yazmaya değil, tetikçilik yapmaya memur edilmiş cehlin ta göbeğidir kendisi…


Yazarın yazı arşivine ulaşmak için buraya tıklayınız…

BENZER HABERLER