Baki Karakol: Arının, Aklanın, Öyle Konuşun!..

-Gündem - 24 Haziran 2026 09:19

Baki Karakol

bakikarakol@hotmail.com
X: @BakiKarakol

YAZAR ARŞİVİ

19 Haziran 2026 Cuma gecesi, aylar, yıllar sonra, Türk gazeteciliğinde, televizyonculuğunda bir ilk yaşandı.

Kim düşündü, kim önerdi, öneri kimden geldi bilmiyorum. 

Sözcü TV…

Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 36’ıncı Hukuk Dairesi’nin, CHP’nin 38’inci Olağan Kurultay’ın iptali için açılan davada, 21 Mayıs 2026 Perşembe günü “Mutlak Butlan” kararı verip “CHP Genel Başkanı” olarak atadığı, 38’inci Olağan Kurultay’da “Genel Başkan” seçilmeyen, CHP’nin 22 Mayıs 2010’dan, 4-5 Kasım 2023’e kadar 13 yıl Genel Başkanlığını yapan Kemal Kılıçdaroğlu’nu…

“Özel Canlı Yayın”a aldı.

Canlı yayın CHP Genel Merkezi’inden yapıldı.

Senem Toluay Ilgaz, Barış Sertoğlu ve Aslı Kuruluş Mutlu sorular sordular.

Yazının altında linkini* verdiğim, yaklaşık iki saatlik söyleşiyi gerçekleştirdiler.

Ne yalan söyleyeyim, ilk başlarda “Sözcü TV yönetimi, bu atanmış butlancıyı niye çıkarıyor” diye söylenmiştim.

Sözcü Gazetesi yazarı Emin Çölaşan üstadımın, aynı günkü “Gazetecilik ve KK” https://www.sozcu.com.tr/gazetecilik-ve-kk-p329181 başlılık yazısı, tepkimde haklılığımı destekler olunca, bende “izlememe, şöyle bir bakıp geçme” düşüncesi ağır bastı.

Öyle yaptım.

Ama…

Senem Toluay Ilgaz öyle giriş yaptı ki!..

“Dur bakalım, sonu nereye varacak” dedim, oturdum, izledim.

İyi ki oturmuş izledim!

Ilgaz, @baristerkoglu, @aslikurtuluss öyle sorular sordular, öyle  gazetecilik, televizyonculuk sergilediler ki, hayran kaldım, gazeteciliğimle onur duydum!

İşte gazetecilik buydu!

Sorunu soracaksın, sorunun yanıtını alıncaya kadar direneceksin, sorgulayacaksın, karşına geçip sorularına yanıt veren kişinin doğruyu, doğruları söylemesini sağlayacaksın, yalana, dolana kanmayacaksın, izleyicini, dinleyenini, okurunu yanlış verilerle aldatmayacaksın!

Başta Sözcü TV Genel Yayın Yönetmeni @ipekkozbey’e, gerçek gazeteciliği, televizyonculuğu capcanlı gösteren üç gerçek gazeteci Senem Toluay İlgaz’ı, Barış Sertoğlu’nu ve Aslı Kurtuluş Mutlu’yu kutluyorum.

Günaydın, Meydan, Gözcü Gazetelerinde Genel Yayın Yönetmenim Rahmi Turan “İşte gerçek gazetecilik!” https://www.sozcu.com.tr/iste-gercek-gazetecilik-p329929 başlıklı yazısında, yazacaklarımın aynısını yazmış.

Ben de, yapılan bu “gerçek gazetecilik”ten ciddi rahatsız ve tedirgin olanlara değineyim:

Gaziantep AKP eski Milletvekili ve AKP MKYK eski üyesi “sözde gazeteci” Şamil Tayyar!la başlayayım.

Bilmediği ama bildiğini sandığı “gerçek gazetecilik” konusunda ahkam kesmeye, çarpıtmaya kalkınca, paylaşımının altına “Rahatsız mı oldun Tayyar?!.” https://x.com/BakiKarakol/status/2068042857210872294; birkaç saat sonraki paylaşımına “Yapılan gazeteciliği gördün, eziliyorsun değil mi Tayyar?!. https://x.com/BakiKarakol/status/2068077664116605298 diye yazdım.

Tayyar ara vermiyor, kaptırmış gidiyor:

“Bu şimdi gazetecilik mi? Kılıçdaroğlu program konuğudur. Yani kanalın misafiridir. Ev sahibi misafirine nezaketli olmalıdır. Saygısızlık, gazetecilik değildir.” paylaşımına karşılık “Gazeteciliğe, gazetecilere hakaret ve saygısızlık ediyorsun Tayyar!.. Kuyruk acını, kuyruk acınızı anlıyorum… Ama… Neylersiniz ki; aparatınız, elinizdeki kumaşınız bu, bu kadar; o da çöktü, bitti tükendi, kepinizi hayal kırıklığına uğrattı!..” https://x.com/BakiKarakol/status/2068215753556324544 tümcelerini yazdım.

Tayyar “Bu soruyu soranı, başka bir meslek için teşvik etmeli. ‘Arınma görevini kim verdi?’ ne demek? Utanç verici.” diye yazdı; ben de “Böyle bir soruyu us (akıl) ve cesaret edip soramayacağın için, eziklik duyuyor, soruya ve soruyu soran gazeteciye kara çalıyorsun Tayyar!..” https://x.com/BakiKarakol/status/2068285114346246241 diye karşılık verdim.

Tayyar “gerçek gazeteci” olmadığı ve de olamayacağı için, “Arınma görevini kim verdi?” sorusunun Kemal Kılıçdaroğlu’na niçin sorulduğunu ve ne amaçla sorulduğunu kavrayamamış.

Yazayım, öğrensin:

Kemal Kılıçdaroğlu, “Mutlak Mutlan” kararından bir gün gönce (20 Mayıs 2026 Çarşamba) bir video yayınladı.  https://halktv.com.tr/turkiye/son-dakika-kilicdaroglu-bu-kez-kendisi-konustu-video-yayinlayip-chpye-savas-acti-1030972h

Diyor ki:

“Partinin kirlilikten arınması lazım. Nokta.”

Parti Meclisi’nde, Merkez Yönetim Kurulu’nda böyle bir karar var mı?

Yok.

Yani, “Mutlak butlan” kararıyla “atanma”dan önce söylenen bir söz; yani ortada PM, MYK üyeleri yok; yani tek başına, kendi kendine karar alıyor; yani o karar, yalnızca “kendi iradesi(!)”!

Etik mi?

Değil.

Hakkı var mı?

Yok.

Yetkisi var mı?

Yok.

Zaten, mahkemenin “hukuku öteleyen” kararıyla atanmış “hukuki geçerliliği” olmayan bir “yetkisiz yetkili”!

Ama Tayyar ve Tayyargiller böyle düşünmüyor, başka düşünüyor, uslarına birileri, bir yerler geliyor!

Tayyar az ara verdi, Tayyar gibi AKP eski MKYK üyesi ve AKP’den “ihraç” Avukat Mücahit Birinci “Şimdi de Özgür Özel bir programa katılsın… Soruları Barış Yarkadaş, Gürkan Hacır, Ferhat Murat ve Mehmet Faraç sorsun… Hadi…” paylaşımını yaptı.

“Neden bu kıyaslama Birinci?!. Kaldı k, Özgür Özel her birini kan ter içinde bırakır, terse çevirir!.. İç siyasada varsa bilge gazetecileriniz çıkarın da, öyle yazın, çizin, önerin!..” https://x.com/BakiKarakol/status/2068336558361432117 karşılığında bulundum.

Ama…

Birinci, bir gün sonra (21 Haziran 2026 Pazar günü X hesabından, beni şaşırtan, benim yazacaklarımın hemen hemen aynılarını yazdı:

“Sözcü TV yayını ile ilgili çok fazla konuşuluyor. Ben de fikrimi söylemek istiyorum. Bildiğiniz gibi içeriği izlemeden Kemal Bey’in orada olmasının bir cesaret olduğunu zikretmiştim. Ve fırsat buldum yayının içeriğini izledim: İçerikle de alakalı birkaç söz söylemek isterim: Şimdi arkadaşlar, gazeteciler sıkıştırdı vs. bunları geçin. Bunlar olması gereken şeyler. Biz uzun zamandır bu gerçeklikten çıktığımız için bünye bunu kaldırmadı. Gazeteci bu en istenmeyen soruyu en kışkırtıcı şekilde sorabilir. Biz hariç, dünyanın her yerinde bu iş böyledir. Bu gazetecilere hiçbir şey diyemeyiz. Örnek olarak, Beyaz Saray’da Trump ile gazeteciler arasında bunun yüz katı kavga, hakaret, sert soru, baskı, yönlendirme, kovma ve kovulma sahnelerine şahit olduk. Bu, aslında gazeteciliğin doğasında olan bir durum. Bazen sosyal medyada bundan on sene önceki basın toplantılarına denk geliyorum. İnanılmaz bir değişim var. Bugün aynı gazeteci, aynı soruları rüyasında bile soramaz. Maalesef bu da bizim eksiğimiz… Kabul etmek lazım. Bu bakış açısıyla baktığımızda, içeriği değerlendirdiğimizde aslında burada tek kusurlu, programa çıkan Kemal Bey ve Kemal Bey’i o programa çıkaran danışmanları. Evet medeni bir cesaret, evet Kemal Bey’in cesareti akılda kalacak ama adamı yayın boyunca kum torbası etmişler kardeşim. Buna müsaade edilir mi!? Program günü de dediğim gibi; Özgür Özel de TGRT’de bizim programa konuk olsun, görelim. Sokakta bir söz vardır: Dayak yiyeceğin kesinse, o kavgaya girmezsin. Ha ‘ben korkmam’… O zaman cesaretle dayak yersin. Ama sonuçta dayak yersin… Sevgiler, iyi pazarlar.” https://x.com/birincimucahit/status/2068614123370209374

www.cumhuriyet.com.tr’de “AKP’li Mahir Ünal’dan Sözcü TV’nin Kılıçdaroğlu yayınına eleştiri: Gazeteciler hedefte”

https://www.cumhuriyet.com.tr/siyaset/akp-li-mahir-unal-dan-sozcu-tv-nin-kilicdaroglu-yayinina-elestiri-gazeteciler-hedefte-2513779 başlıklı haberi gözüme ilişti.

X hesabımdan ilkin, ALIŞKIN OLMADIKLARI, OLMAYACAKLARI “GAZETECİLİK”LE, “GAZETECİLER”LE KARŞILAŞINCA AKP’Lİ MAHİR ÜNAL DA ŞAŞKIN! NEDENİNİ YAZACAĞIM.

https://x.com/BakiKarakol/status/2068352040284156063; sonra da “MÜ İlahiyat Fakültesi mezunu, İÜ’de “Sosyal Yapı ve Sosyal Değişme” alanında Yüksek Lisans yapan AKP MKYK ÜYESİ VE AKP K.MARAŞ ESKİ MİLLETVEKİLİ MAHİR ÜNAL, GAZETECİLİKTEN NE ANLARSINIZ Kİ, “GERÇEK GAZETECİLERE GAZETECİLİK DERSİ” VERMEYE KALKIYORSUNUZ?!.

https://x.com/BakiKarakol/status/2068678130139607368 tepkimi yazdım.

Bunları böyle sıralayarak, AKP’nin, AKP’lilerin ve yandaşlarının, “gazetecilik ve gazeteci anlayışları”nı sizlerle paylaşmak istedim.

Gazetecilik başkadır, tanıtım, reklamcılık başkadır.

Yani…

Anlayışları çökmüştür!

Sözcü TV’deki canlı yayınla, bir diğer çöküş, Kemal Kılıçdaroğlu’nda oldu!

Siyaset Bilimci Prof. Dr. Barış Övgün, Cumhuriyet Gazetesi’ne yaptığı değerlendirmesinde “Kılıçdaroğlu psikplojik ve ahlaki olarak çöktü”  https://www.cumhuriyet.com.tr/turkiye/siyaset-bilimci-prof-dr-ovgun-mutlak-butlan-kilicdaroglu-nun-aciklamalarini-cumhuriyet-e-degerlendirdi-psikolojik-ve-ahlaki-olarak-coktu-2514005 diyordu.    

www.gazetepencere.com internet gazetesi yazarı Fikret Bulut da, 21 Haziran 2026 Pazar günkü “Malamat olmayı göze alacak ne vardı”

https://www.gazetepencere.com/yazarlar/malamat-olmayi-goze-alacak-ne-vardi-ki-705038h başlıklı yazısında Arapça sözcük “Malamat”ı özellikle kullanmıştı.

Bence de “Malamat” olmuştu.

22 Mayıs 2010 öncesi, CHP Grup Başkanvekili iken AKP Genel Başkan Yardımcılarından merhum Mir Mehmet Fırat’a, Şaban Dişli’ye, Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı AKP’li İ. Melih Gökçek’e yolsuzluk dosyalarından ötürü, televizyon ekranlarında, soğukkanlı duruşuyla, kök söktürmesini anımsadım!

O günlerde adı “sakin güç”e çıkmıştı.

19 Haziran 2026 Cuma gecesi Sözcü TV özel canlı yayında ise çökmüş, “bitik güç” olmuştu!

Konudan konuya geçiyor, terliyordu, sesi titriyordu; “bilmiyorum”, “hukukçu değilim” diyordu; inkar ediyor, iftira atıyor, yalan yanlış konuşuyordu.

Amacının, amaçlarının “Güçlendirilmiş Parlamenter Sistem’e geçmek” ve “Partiyi kirlilikten arındırmak” olduğunu söylüyordu.

Gel de inan!

Bir ara, karşısındaki ikisi bayan, biri erkek “üç gerçek gazeteci”ye “Bana sorduğunuz gibi Erdoğan’a da sorabilir misiniz?” diyerek çıkıştı.

Uzatmayayım… .

Zaten, siyasi yaşamında izlediği siyasalar ak pak değildi, kirliydi!

Önce kendisi “kirli siyasalar”ından arınacaktı!

O gece, Kemal Kılıçdaroğlu’yla birlikte, “yakın arkadaşları” da çökmüştü.

Onların da hayalleri, umutları tükenmiş, rüyaları kabusa dönmüştü.

Kemal Kılıçdaroğlu’nun Avukatı Celal Çelik //Sakın, Arınma sözünü kullanmayın” “Sakın, Yolsuzluk demeyin, yolsuzluklara karşı çıkmayın” “Sakın, aklanıp gelin demeyin” “Zira içimizde nefsine yenik düşüp yolsuzluk yapanlar, kamu malını çalanlar var. Onlar bizden. O yüzden susun, susalım”!!!! Anlıyoruz, görüyoruz ki ahlaksızlıklara bulaşanlar, bu söylemi bize diretiyorlar, hem de utanmadan sıkılmadan!… Ancak hiç kimse kusura bakmasın, kim yaparsa yapsın sonuna kadar yolsuzluklara karşı duracağız. Mustafa Kemal Atatürk’ ün kurduğu Parti’de kirliliğe geçit vermeyeceğiz…// https://x.com/CelikBaskan06/status/2068356164174172373 diye yazdı.

Ben de, paylaşımın altına şöyle yazdım:

“O zaman, sözünüzün eri olun, içinizdeki ‘kirli siyaset’ yapan “kirli siyasetçiler”den arının!.. Bunu yapabilecek misiniz?!. Yaparsanız, beni yanıltmış olacaksınız… Var mısınız?!. Buyurun…” https://x.com/BakiKarakol/status/2068380567066873971

Bakalım, kendi içlerindeki siyasaları, düşünceleri, ilişkileri, iletişimleri, söylemleri, eylemleri vb kirlileri temizleyecekler mi?!.

Kirlilerinden, kirliliklerinden arınmak, yazılı başvuruyla parti Genel Merkez binasına polis desteği, zoruyla girmek, kapı pencere kırmak, koltuk, sandalye fırlatmak, cam parçalamak, biber gazı sıktırmak kadar kolay değil!

Arının, aklanın öyle konuşun!

Yazımı…

Dünkü (23 Haziran 2023 Salı) Cumhuriyet Gazetesi’nin, “Olayların Ardındaki Gerçek” köşesinde yayımlanan “Siyasi Hayatı Bitiren Konuşmalar” başlıklı yazının linkini verip bitireyim:   https://www.cumhuriyet.com.tr/yazarlar/olaylarin-ardindaki-gercek/siyasi-hayati-bitiren-konusmalar-2514520  

Sözcü TV’deki yayın için tıklayınız

 

BENZER HABERLER