BBC görüntüledi: Yemen çölünde küresel etkilere sahip bir savaş sürüyor

-Dünya - 13 Ekim 2026 13:52

Çölün ortasında, arkasında silahlı savaşçıların bulunduğu bir kamyonetle, süratli bir yolculuk yaptık.

Yemen’in hükümet yanlısı güçleriyle birlikte ilerlerken, Umman Denizi’ni ve uzaktaki dağların zirvelerini ara ara görüyorduk.

Bize söylendiğine göre, Husi milisleri birkaç gün önce bu bölgeden çıkarılmıştı.

Uçsuz bucaksız çöllerde, savaş alanındaki ilerleme daha zor anlaşılıyor. Ancak Lahic vilayetindeki Şaab-el-Cin’de bulunan askerler, bize yeni kum torbalarıyla güçlendirilmiş hatları, kumdaki yeni mevzilerini gösterdiler.

Üniformalı ve sakallı komutan Tevfik El Habun, “Şiddetli çatışmalar yaşandı. Keskin nişancıları, topçu birlikleri ve balistik füze fırlatıcıları var” diyor.

Ortadoğu’nun en ücra köşelerinde, küresel etkilere sahip bir savaş devam ediyor.

Yemen’deki iç savaş artık görmezden gelinemez bir hal aldı.

Bu savaş, Tahran’dan Riyad’a dek uzanan geniş kapsamlı çatışmanın bir parçası. Bu hafta sonu Riyad’daki uluslararası havaalanına füzeler isabet etti.

Küresel denizcilik adına zaten bir tehdit oluşturan Yemen’deki Husiler, Suudi Arabistan için de giderek büyüyen bir mesele haline geliyor.

Suudi Arabistan’ın bölgesel rakibi İran’a ise koz veriyorlar.

Tevfik El Habun, ayaklarının dibinde duran bazısı metal parçaları gösteriyor ve bunların düşürülen bir Husi insansız hava aracının parçaları olduğunu, içinde de C4 patlayıcı bulunduğunu söylüyor.

Komutan El Habun, güney kuvvetlerinden. Onun bağlı olduğu güç, uluslararası alanda tanınan ve Suudi Arabistan tarafından desteklenen Yemen hükümeti saflarında çatışıyor. Çok ama çok gevşek bir savaşçı güçler koalisyonu bu.

Husi milisleri 2014’te başkent Sanaa’ya girerek hükümeti devirdi. Bir yıl sonra Suudi Arabistan öncülüğündeki Arap ülkelerinden oluşan bir koalisyon Yemen’deki duruma müdahale etti.

Yıllar süren yıkıcı hava saldırılarına rağmen Husileri etkisiz hale getirme girişimleri sonuç vermedi.

Tevfik El Habun isimli komutan, bize, Kızıldeniz’i Aden Körfezi’ne bağlayan stratejik deniz koridoru Babülmendep’e hakim bir tepede yaklaşık 500 Husi savaşçısının olduğunu söylüyor.

Petrol ihracatı için hayati önem taşıyan bu dar su yolu, seyahatimiz sırasında görüş alanımızın hemen dışındaydı.

Husiler, Eylül ayında yıldırım hızıyla ilerleyerek bölgeyi ele geçirdi.

El Habun, hükümet yanlısı güçlerin bölgenin yaklaşık % 85’ini geri aldığını iddia ediyor. (Yerel kaynaklarımızın arktardığına göre Husiler diğer bölgelerde toprak kaybettiklerini reddediyor ama buradaki kayıp iddialarına karşı çıkmıyor.)

Yemen’de hükümet güçleri kontrolü yeniden ele geçirene kadar, küresel petrol arzı ve fiyatları üzerinde baskı devam edecek.

Bu seyahati yaptığımız gün şiddetli çatışmalar yaşandığını sonradan öğrendik. Beş askeri aracın Husi milisleri tarafından yerleştirilen el yapımı patlayıcılara çarptığını öğrendik.

Kaç savaşçının öldüğü veya yaralandığı henüz belli değil.

Krallık’ta güvenlik duygusu sarsıldı

Uluslararası enerji piyasalarında tedirginlik devam ederken, son çatışmalardan kaçan Yemenliler yorgunlar ve açlık tehdidiyle de karşı karşıyalar.

Uluslararası Göç Örgütü’ne göre, Eylül ayının ilk günlerinde başlayan çatışmaların tırmanmasından bu yana yaklaşık 200 bin kişi evlerinden oldu.

Tüm bunlar Arap dünyasının en yoksul ülkesinde yaşanıyor.

Bölgeden ayrılırken, cılız ağaçların altında sığınak arayan ailelerin oluşturduğu bir acı tablosuyla karşılaştık. Kadınlar ve çocuklardan oluşan bir grubun içinde, yerde oturmuş haldeki zayıf ve yaşlı Ayşe ile karşılaştık.

Husilerin insansız hava araçlarıyla düzenlediği saldırıların hedefi Kahbub Dağları’ndaki evinden kaçtığını anlatıyor.

“30 gündür buradayız” diyor.

“Hiç hayvanım yok, param yok, suyum yok, yiyeceğim yok, hatta battaniyem bile yok. Sadece üzerimizdeki kıyafetlerle kaçmak zorunda kaldık” diye devam ediyor.

Hafta sonu Riyad’daki uluslararası havaalanında kaçmak zorunda kalanlar da Suudi sivillerdi.

On yıldan fazla süredir Suudi topraklarında yaşanan bu en kanlı saldırı bölgede şok dalgaları yarattı ve Krallık’taki güvenlik duygusunu derinden sarstı.

Ancak Yemen’in liman kenti Aden’deki ameliyathanelerde jeopolitik olaylar çok uzaktaymış gibi görünüyor. Hastaneler aşırı dolu ve doktorlar cephelerden gelen yaralı hükümet savaşçılarını tedavi etmek için gece gündüz çalışıyor.

Güneydeki Aden şehri, 2015’ten beri uluslararası destekli hükümetin merkezi konumunda.

Tek bir günde 51 yaralının getirildiği bir askeri hastaneyi ziyaret ettik. Çoğunun kurşun yarası vardı ve bazılarının uzuvlarının kesilmesi gerekiyordu.

Kalabalık bir koğuşta, bir Husi savaşçısı diğer taraftan savaşçılarla yan yana yatıyordu. Doktorlar aralarında hiçbir ayrım yapmadıklarını söylüyor.

Dr. Bassam Hazar, “Nereden geldiği, geçmişi veya dini umurumda değil. O bir insan, bu yüzden ona insan gibi davranmalıyım” diyor.

Aden’deki bir askeri hastaneye bir günde onlarca yaralı getirildi.

Savaş bitse bile, bazıları yaşananları asla geride bırakamayacak.

Bir adam yatağında sessizce oturuyordu, sol kolunun kesik yerine beyaz bir bandaj sarılıydı ve başının üzerinde dikişler vardı.

Diğerleri ise mücadele ruhlarını kaybetmemiş durumda. Çok sayıdaki kırığına rağmen gülümseyen Ahmed Ali Mahmud gibi.

“Tamamen iyileşmeyi beklemiyorum” diyor.

“Sadece ayakta durabilmek istiyorum. Savaşa geri dönmenin dini ve ulusal bir görev olduğunu düşünüyorum. Husiler ülkeyi mahvetti. Zaferle birlikte bu kırıkları bile hissetmeyeceğim.”

Yaralı hükümet yanlısı savaşçı Ahmed Ali Mahmud, Husilere karşı savaşa geri dönmek istediğini söylüyor.

Yan koğuşta, Yemen iç savaşının başlamasından sadece bir yıl önce dünyaya gelen 12 yaşındaki, kahverengi saçlı Ali yatıyor. Ali, sokakta yürürken bir insansız hava aracı saldırısında yaralandı ve zorlu bir ameliyat geçirecek.

Hastanın başucunda duran Dr. Amr Reyad Assaqaf, “Omuriliğinin yakınında şarapnel parçaları var” diyor:

“Operasyon kolay olmayacak ama Allah’ın izniyle personelimiz bunun üstesinden gelecek.”

Ali’nin sessiz ve nazik biri olduğunu söylüyor.

“Başlangıçta moralsizdi ama ona oyuncaklar verdik ve ruh hali yavaş yavaş düzeliyor” diyor.

12 yaşındaki Ali, sokakta yürürken bir insansız hava aracı saldırısında yaralandı.

Peki, savaş Ali’nin yetişkinliğinde de sürecek mi?

2022’deki ateşkesle birkaç yıl süren bir sukünet dönemi gelmişti. Fakat Husiler, geçen hafta sonu gösterdikleri gibi artık daha güçlü bir düşman.

Yemen nüfusunun büyük çoğunluğunu zaten kontrol ediyorlar. Yeni bir arabuluculuk girişimi olursa, ki bu konuda bazı söylentiler var, zorlu bir pazarlık yapabilirler.

Hastanede, bir sonraki yaralı dalgasına hazırlanırken, Doktor Bassam Hazar bir değişiklik umsa da bunun yakın gelecekte olmasını beklemiyor.

“Savaş belki haberler için iyi ama insanlar için korkunç” diyor:

“Oğullar babalarını, anneler de oğullarını kaybediyor. Barışa ihtiyacımız var.”

Katkıda bulunanlar: Wietske Burema, Rawa Gorgorh, Lee Durant ve Suaad El Salahi

Kaynak: BBC Türkçe

BENZER HABERLER