BM soruşturma komisyonu, Amerikan ordusunun İran’a iki hava saldırısını “ayrım gözetmeyen saldırılar” olarak nitelendirdi, sivil ölümlere yol açan ABD’yi “pervasızca hareket etmekle” suçladı.
Birleşmiş Milletler’in (BM) görevlendirdiği bağımsız soruşturma komisyonu, ABD ordusunun İran’da savaş suçu işlemiş olabileceğine dair “makul gerekçeler” tespit edildiğini bildirdi.
İnsan hakları uzmanlarından oluşan komisyon tarafından kaleme alınan raporda, ABD ve İsrail’in 28 Şubat’ta İran’a saldırarak başlattıkları savaş ile ilgili olarak çarpıcı tespitlere yer verildi.
“Ayrım gözetmeyen saldırılar”
Raporda ABD’nin İran’ın güneyindeki Minab kentinde, bir kız okuluna ve Fars eyaletindeki bir spor tesisine düzenlediği hava saldırılarının, “sivil ölümlere yol açan ayrım gözetmeyen saldırılar olduğu” belirtildi.
ABD ordusunun, sadece “güncel olmayan istihbarat bilgileri” ile hareket etmekle kalmadığı, aynı zamanda “sivil hedefleri vurma riskine rağmen savaşın ilk gününde saldırı emri verdiğine” dikkat çekildi.
“ABD pervasızca davrandı”
Raporda, ABD ordusunun okul saldırısı başlatılmadan önce binanın askeri bir hedef olduğunu doğrulamak için gerekenleri yapmadığına işaret edilerek şu tespit aktarıldı:
“Aksine ABD, sivil bir hedefi vurma riskinin yüksek olduğunun farkında olmasına rağmen, bunun gerçekleşme olasılığı konusunda pervasızca davranarak saldırıları okul binasına yöneltti.”
BM komisyonu raporunda, İran‘daki kız okulunda Amerikan bombardımanı sonucu 157 kişinin öldüğü bilgisi yer aldı ve bunun bilginin bağımsız raporlara dayandığı belirtildi. İran, saldırıda 168 kız çocuğunun öldüğünü açıklamıştı.
ABD’nin bir diğer hava saldırısı da Fars eyaletindeki Lamerd adlı bir spor tesisini hedef almıştı.
BM raporunda, yine savaş suçu teşkil edebileceğine dikkat çekilen bu saldırıda 22 kişinin hayatını kaybettiği belirtiliyor.
BM raporunda, komisyonun her iki olayla ilgili ABD ordusuna gönderdiği bilgi taleplerinin yanıtsız bırakıldığı da aktarılıyor.
İran rejimine “ağır insan hakkı ihlali” suçlaması
BM soruşturma komisyonu raporunda, İran rejimi de kendi halkına karşı ağır insan hakları ihlalleri işlemekten sorumlu tutuluyor.
Özellikle yılın başındaki kitlesel protestoların şiddet yoluyla bastırıldığına, gerçek mermi kullanan İran güvenlik güçleri tarafından öldürülenlerin “sarsıcı bir ölçekte” olduğu kaydediliyor.
Bir insan hakları örgütünün verilerine atıfla, bu süreçte en az 221 çocuğun öldürüldüğünü aktaran komisyon, şiddet olaylarında hayatını kaybedenlerin toplam sayısını bağımsız bir şekilde tespit etmenin henüz mümkün olmadığına, bununla birlikte “ölü sayısının İran hükümetinin açıkladığı 3 bin 38’den çok daha yüksek olduğuna inanmak için makul gerekçeler bulunduğuna” dikkat çekiyor.
Raporda ayrıca İran’da sivil halkın “kendi hükümetleri tarafından işlenen ağır insan hakları ihlalleri ve insanlığa karşı suçlar ile ABD ve İsrail’le yaşanan ölümcül çatışma arasında sıkışıp kaldığı” belirtiliyor.
Kaynak: DW Türkçe