Cahit Kılıç: Siyaset Kurumunun Çöküşü!

-Genel - 17 Ağustos 2025 14:58

Cahit Kılıç

Cahitkilic54@gmail.com

YAZI ARŞİVİ

On altı yıl önce yazdığım bir şiirimde şöyle demiştim:

“Dik durmak çok çetin oldu bugünkü pespâyelikte
Eyleme namerde muhtaç, Allah’ım aman beni!”

Şimdi geldik ve o noktadayız!
***
Yetmiş bir yaşındayım. Altmış yıldır iç ve dış siyaseti çok yakından takip ediyorum.
İç siyaset, dış siyasetten bağımsız olmayarak, hiçbir zaman bu kadar pespâye olmamıştı…
En yukarıdan en aşağıya hiç bu kadar fırdöndülük görülmemişti.
Son 15 yıl, ülkemizde siyaset kurumunun en rezil duruma düştüğü bir dönemdir.

İnsanlığın gereği olan bütün insanî davranışlar, toplumun ahlâkî ve dinî değerleri, insanı yücelten bütün ilkeler, yüzyıllara sâri kanun kadar hükmü olan bütün teamüller ayaklar altına alındı…

Millet olarak, artık örgütlenen ve hatta kurumsallaştırılan cehaletle boğuşurken, hatta bu boğuşmada toplumun çok büyük bir kesiminin ağır bir psikolojik rahatsızlığa ve huzursuzluğa maruz kaldığı açıkça görülüyorken…

Diğer taraftan omurgasız fırfiriklerin ahlâksızca dönüşleriyle kuşatılmış durumda olduğumuzu görüyor ve derin bir acı yaşıyoruz…

Siz, dönenin sadece “topuklayan efe” olduğunu mu sanıyorsunuz?
Yaklaşık bir buçuk yıl önce, sabah akşam, CHP Kandil’den besleniyor, her gün DEM’leniyor diyen zatın, topuklayan efe’den daha beter bir fırfirik olarak, elli bin insanın katili Apo canisine “kurucu önder” demesi, milyonların içini acıtmıyor mu zannediyorsunuz?
Asıl dönekliğin feriştahı bu değil mi?

Ve ne acıdır ki: Dünden bugüne 180 derecelik dönüşler, utanç yerine adeta kıvanç gibi sunulmaktadır.

Çok açık söylüyorum: Siyaset kurumunun ar damarı çatlamış, ahlâk tatile çıkmış; Yunan adalarında keyif çatıyor…
***
Bir başka yönden:
Ekonomi çökmüş, ülke insanı kuru soğana muhtaç olmuş, muhtaç edenler, ya da tekil olarak eden muktedir, ilânihaye koltuğunu kaptırmamak derdindedir…
Milletin içine çıkamıyorlar…
Metin yazarlarını süslü püslü cümleleriyle attıkları nutukların, millet katında zerre-i miskal değeri yoktur!
***
Tevfik Fikret‘in dediği gibi:
“Kanun diye kanun diye kanun tepelendi.”

Artık hiç kimse için hukukî güvence yok!
Hukuk müessesesi hem kendi çöktü hem de ekonominin çökmesinde en büyük faktörlerden biri oldu!

Mal, mülk, namus, can güvenliği, iki dudağın arasından çıkacak bir emirle yer ile yeksan edilecek hâle geldi…

Millet iradesi, yargı yoluyla gasp edilirken, bu gasp, “hak sahibi biziz” demeye getirenler tarafından bu hukuksuzluk; sanki çok büyük bir marifetmiş gibi halka pazarlanıyor.

Her ne kadar halk içinde bunlara inananların sayısı yüzde yirminin bile altına düştü ise de, “milletimiz bizi bilir” gibi boş böbürlenmeleri, siyaseten tükenişleri ve ahlâk anlamındaki son çırpınışlarıdır…
***
Bir diğer yandan:
Şerefli ve vicdan sahibi aydınlar susturuldu. Ellerinden her türlü iletişim araçları alındı. Bir kısmı bir iki internet sitesine sığındılar.
Özgür Özel’in deyimiyle: İki buçuk özgür TV kanalının başında ise Ebubekir’in kılıcı sallanıyor.

Diğer tarafta ise…

Ciğeri beş para etmez, satılmış cahil lümpenler; yedirtilen yalın karşılığında her gün oturtuldukları fosseptik çukurundan millete çemkiriyor, daha da ileri giderek ağızlarından salayalar akıtarak havlıyorlar!
Ellerinin altında on binlerce cahil troll, millet parasıyla besleniyor.

Amaç, topyekûn milleti korkutmak ve bir labirente hapsetmek…
***
Zor olacak ama çıkarız biz bu labirentten!

“Bulunur elbet kurtaracak bahtı kare mâderini!”

***

GÜNE DÜŞEN SÖZ!

“Kendilerini yönetmeyi bilmeyenler, tapacak bir lider ararlar.

Aldous Huxley

 

BENZER HABERLER