Dr. Alper Akçam
alperakcam@gmail.com
Kökleri besleyen bir su gibi anılmak
Çölde uçup giden bir tek yağmur damlası gibi
Efkârlı bir türkü olup / tam da akşam inerken
Geceye ışık olup sönmüş bir mum alevi
Yerini hiç şaşmamış / yetim bir yıldız gibi gök kubbede / uzak ve yalnız
Sabahlara ses veren bir kuş sesi / özgürce vuran bir kanat gibi anılmak
Alın teriyle / yüz akıyla kazanılmış
Bir tek ekmeğin kırk lokmaya bölündüğü sofralarda anılmak
Yorgun bir yayla akşamında
Hasır serili sekilerde dal verilmiş ot yastıklarda
Ateş bekçisi nenelerin / bibilerin bereket verdiği bir ocakta
Çıra ve is kokulu bir yudum çay tadında anılmak
Ne han / ne hamam / ne sırça saray
Yalansız dolansız / o saf insan yüreğinde olmak
Bir göz açıp bir kapatması gibi belki ömür
Yitirmeden direncini / hep öyle sözünün eri
Adının seslenildiği ak bir alına / bir onur zerresi gibi takılmak
Gençlerin koşarak / coşkuyla girdiği bir özgürlük ve öfke alanında
On yılların kavgası aşkına / gözyaşları içinde kalarak
En zalim sinsilikleri / boyun eğmeden / yiğitçe karşılayarak
Aşkla / isyanla ve adaletle
Gülümseyerek ağaran şafaklarda anılmak…
07 Haziran, (Ardahan Ölçek Köyü’nden çok selam)