Fatma Betül Sayan Kaya, AK Parti’den ihraç edildi

-Gündem - 8 Ekim 2026 14:32
Fatma Betül Sayan Kaya ile eşi İlyas Kaya, İstanbul’daki fon soruşturması kapsamında şüpheli sıfatıyla ifade verdi. Çiftin mal varlıkları için daha önce dondurma kararı verilmiş, elde ettikleri kazançlar için gönüllülük kapsamında ödeme yapmalarına izin verilmişti.

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nın sermaye piyasası işlemlerine ilişkin yürüttüğü soruşturma kapsamında eski Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Fatma Betül Sayan Kaya ile eşi İlyas Kaya, şüpheli sıfatıyla ifadeye çağrıldı.

Çarşamba günü ayrı ayrı ifadesi alınan çift, haklarındaki suçlamaları reddetti ve ifadelerinin ardından Çağlayan Adliyesi’nden ayrıldı.

Kaya çiftine Özata Denizcilik hisselerinde gerçekleştirdikleri alım ve satım işlemleri ile sonrasındaki para hareketleri soruldu.

İlyas Kaya, Nisan 2026’da yaklaşık 150 bin lot Özata Denizcilik hissesi aldığını, hisselerin bir bölümünü ağustosta, kalanını ise eylülde sattığını söyledi. Fatma Betül Sayan Kaya da aynı dönemde yaklaşık 250 bin lot hisse aldığını ve benzer şekilde ağustos ve eylül aylarında satış yaptığını belirtti.

Çift, satışlardan elde ettikleri paranın bir bölümünü kısa süreli olarak yatırım fonlarında değerlendirdiklerini söyledi. İlyas Kaya Halk Yatırım ve Tera Yatırım üzerinden, Fatma Betül Sayan Kaya ise Tera bünyesindeki bir fonda işlem yaptığını ifade etti.

Kaya çifti, hisse alımlarında herhangi bir kişinin yönlendirmesinin bulunmadığını ve kendilerine özel bilgi verilmediğini söyledi. İkisi de yatırımlarından elde ettikleri kazanç olarak görünen tutarları daha sonra TMSF tarafından bildirilen hesaba gönderdiklerini dile getirdi.

Reuters’ın Adalet Bakanlığı’na dayandırdığı haberine göre, Sermaye Piyasası Kurulu’nun (SPK) da çift hakkında suç duyurusunda bulunması bekleniyor.

‘AK Parti’den ihraç edildi’

Bu arada Sayan Kaya’nın AK Parti’den ihraç edildiği de belirtiliyor.

Parti Genel Sekreteri Eyüp Kadir İnan, çarşamba akşamı katıldığı bir TV programında, Sayan Kaya’yla ilgili şu sözleri sarf etti:

“AK Parti olarak Cumhurbaşkanımızın talimatları doğrultusunda, yetkili kurullarımızın tespiti doğrultusunda zaten gereken işlemleri yaptık. Bugün Fatma Betül Hanım partimizin üyesi değildir, partimizin mensubu da değildir.”

Ne olmuştu?

Sayan Kaya ve eşinin ifadeye çağrılması, haftalardır devam eden geniş kapsamlı soruşturmanın son adımlarından biri.

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nın yürüttüğü soruşturma kapsamında 3 Ekim’de 20 kişinin daha tutuklanmasıyla toplam tutuklu sayısı 85’e yükseldi.

Soruşturmanın merkezinde, SPK’nın 17 Eylül’de tasfiye kararı aldığı yedi portföy yönetim şirketine ait 131 yatırım fonu bulunuyor. SPK verilerine göre söz konusu fonlarda yaklaşık 455 bin tekil yatırımcı bulunuyordu.

Soruşturma kapsamında şirket yöneticilerinin yanı sıra para hareketleri, yurt dışı transferleri ve kripto varlık işlemleri de inceleniyor.

Fatma Betül Sayan Kaya ve eşi İlyas Kaya’nın adı ise Özata Denizcilik hisseleriyle bağlantılı işlemler üzerinden gündeme gelmişti.

26 Eylül’de Yeni Parti Sözcüsü Zeynel Emre, Sayan Kaya ile eşi hakkında iddialarda bulunmuştu.

Emre’ye göre çift; Nisan 2026’da Özata Denizcilik hisselerini yaklaşık 255 TL’den almış, eylül ayında (kriz patlak vermeden kısa süre önce) 4 bin 482 TL civarından satmıştı. İddiaya göre, Sayan Kaya 63 milyon 359 bin TL yatırım yaparak 1 milyar 344 milyon TL çekmiş, eşi İlyas Kaya ise 99 milyon 687 bin TL yatırarak 826 milyon TL çekmişti. Toplamda yaklaşık 2 milyar TL’lik kâr iddia edilmişti.

Bu iddiaların ardından Fatma Betül Sayan Kaya, 26 Eylül akşamı sosyal medya hesabından AK Parti’deki görevlerinden istifasını duyurmuştu.

AK Parti’nin internet sitesindeki genel başkan yardımcılığı sayfası da daha sonra kaldırıldı.

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, 29 Eylül’de Kaya çifti hakkında tüm mal varlıklarının dondurulması için ilgili kurumlara yazı gönderildiğini açıklamıştı.

Daha sonra çiftin, SPK’nın soruşturma kapsamındaki yatırımcılara yönelik açıkladığı gönüllü ödeme yöntemi kapsamında başvurduğu bildirildi.

AK Parti yönetimi, soruşturmanın finansal sistemin geneline yönelik bir risk oluşturmadığını savunuyor ve usulsüzlük yaptığı tespit edilenlerden hesap sorulacağını belirtiyor.

Muhalefet partileri ise soruşturmanın yalnızca fon yöneticileriyle sınırlı kalmaması, siyasi bağlantılar ile denetleyici kurumların sorumluluğunun da araştırılması çağrısında bulunuyor.

 

Kaynak: tr.euronews.com

BENZER HABERLER