Genç bir çocuk, yaklaşık 10 gündür ki Türkiye gündemini teslim aldı…
“Tarikat- cemaat- zırcahil atmosferi” de “Agnostisizm” diye bir olgunun, bir inanış veya bir inançsızlık biçiminin var olduğundan haberdar oldu!
Ben, bu tür bir tartışmanın içine girmem!
Sadece şunu gördüm ve daha önce de yıllardır okumanın önemini anlatmak için çırpındığım için, ne kadar haklı olduğum kanaatine vardım…
Çocuk okumuş, ama çok okumuş, tek tarafa saplanmadan, tez-antitez demeden her bilgiye ulaşmış, kıyaslama yetisine sahip, hitabet yeteneği olan ve dil konusunda sentaks eksikliği olmadan ve de etimolojik bilgiye hâkim, zeki ve anında kavrama ve yine anında reaksiyon verme yeteneği olan bir genç; fincancı katırlarını ürküttü ve namuslu ve dürüst ilâhiyatçılarının da katkısıyla çok fincanın kırılmasına neden oldu!
Burada İslâm dininin bir suçu veya eksikliği yok! (Bu benim şahsî görüşüm, katılmayanlara da saygı duyarım.)
Ama tarih boyunca İslâm’ı kirletenlerin ve bugün o kirin pasın hatta bataklığın içinde debelenen sahtekâr dincilerin gerçek yüzlerinin ortaya çıkmasına ve kirlerinin, pasaklarının etrafa dökülmesine vesile oldu…
***
Şimdi…
Öteden beri benim de, bizim mahalledeki bataklık kuşlarıyla giriştiğim kavgamı anlayacaklar çıkacaktır diye düşünmüyor değilim…
Hurafe papağanları, izliyorsunuz değil mi?
Bakın o agnostik çocuk, sizleri de anlatıyor!
Siz, o çocuğun dediklerinin de ötesindesiniz: Putperestlik makamına ulaşmışsınız…
Efsus… Gaflet ve dalâlet içinde olduğunuzun farkında değilsiniz…
Ağzınızı yayarak, kendinize Yüce Allah’ın en önemli sıfatlarından birini yakıştırıp “âlim” demeye devam edin…
Nasıl olsa ezelden ebede her şeyi biliyor, gayb âlemine hükmediyorsunuz (!)…
Zamanımızın Davudoğlu Süleyman’ısınız(!)…
Kuş dili de var mı?
Not: “Tarikat- cemaat- zırcahil atmosferi” sözünün müellifi Yılmaz Özdil’dir…
(25.06.2024 Facebook sayfamdan)
***
Üç küçük not düşüp bugünü erkenden kapatacağım:
1- Daha önce de yazmıştım, tekraren yazıyorum. Müellifi belli değil. Yani Lâ Edri… (Onu da bir bilge adam sananlar var!)
“Arif ile sohbet etmek lâl ü mercan, incidir,
Cahil ile ülfet etmek akıbet can incidir!”
2- Yıllar önce bir köşeye not etmişim, evvelsi gün karşıma çıktı. Kendi sözümdür.
“Dilimin sükûtu, dîl-i hicabımdandır!”
Birinci dil, lisan. Ağızdan çıkan söz.
İkinci dîl, Farsça gönül demektir. Hicabı açıklamaya gerek var mı?
3- Kibirden Allah’a sığınırım. Bilge adam falan değilim. Ama her Allah’ın günü yeni şeyler öğrenmeye çalışan ve öğrenen biriyim.
Ülkemizi bugünkü sefil duruma düşüren cehalet, benim de ruhumu incitiyor, nefesimi daraltıyor. Ama içime dert olsa da susuyorum.
Nedenini Fuzûlî merhum, beş yüzyıl önce söylemiş:
“Söylesem tesiri yok; sussam gönül razı değil!”
(26.06.2024 Facebook sayfamdan)
GÜNÜN SÖZÜ
“Allah’a emanet ol, dedi ve gitti. Güldüm. Zaten başka kimim var ki?”
İlhan Berk