İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’nun İran’da rejim değişikliğini hedefleyen açıklamalarına sert tepki gösterdi. Netanyahu’yu kişisel siyasi ve hukuki sorunlarından kurtulmak amacıyla ABD’yi İran’a karşı yeni bir savaşa sürüklemeye çalışmakla suçlayan Arakçi, İsrail yönetimine doğrudan meydan okudu.
Sosyal medya platformu X üzerinden açıklama yapan Arakçi, Netanyahu’nun olası yeni bir askeri çatışmanın İsrail ve ABD açısından doğurabileceği sonuçları göz ardı ettiğini savundu.
İranlı Bakan’ın açıklamasındaki en dikkat çekici bölüm ise İsrail’e yönelik “Bizim de henüz tamamlanmamış işlerimiz var” ifadesi oldu. Bu sözler, iki ülke arasındaki askeri ve siyasi gerilimin yeniden tırmanabileceği bir dönemde geldi.
Arakçi’den Netanyahu’ya suçlama: ABD’yi savaşa sürüklüyor
İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, Netanyahu’nun İran’a yönelik söylemlerinin arkasında kişisel hesaplar bulunduğunu ileri sürdü.
Arakçi, sosyal medya paylaşımında şu ifadeleri kullandı:
“Netanyahu, hapse girmemek için İsrail ve ABD Başkanı açısından doğurabileceği sonuçları göz ardı ederek, ABD’yi yeni bir savaşa sürüklüyor.”
İranlı Bakan’ın sözleri, Netanyahu’nun karşı karşıya bulunduğu hukuki süreçlere gönderme yaparken, İsrail Başbakanı’nın Washington yönetimini yeni bir askeri çatışmaya dahil etmeye çalıştığı yönündeki Tahran yönetiminin suçlamalarını da yansıttı.
Arakçi’nin iddialarına ilişkin İsrail veya ABD yönetiminden verilmiş bir yanıt, aktarılan açıklamalarda yer almadı.
İran’dan İsrail’e meydan okuma: Şansınızı bir kez daha deneyin
Arakçi, İran’a yönelik önceki askeri saldırıların hedeflerine ulaşamadığını savunarak ülkesinin bu süreçten daha güçlü çıktığını öne sürdü.
İsrail yönetimine doğrudan seslenen İran Dışişleri Bakanı, açıklamasında şu ifadeleri kullandı:
“Şansınızı bir kez daha denemek mi istiyorsunuz? Buyurun, deneyin. Ama dikkatli olun; bizim de henüz tamamlanmamış işlerimiz var.”
Arakçi’nin sözleri, İran’ın olası yeni bir İsrail saldırısına karşılık vermeye hazır olduğu yönünde siyasi ve askeri bir uyarı olarak değerlendirilebilir.
Ancak İranlı Bakan, söz konusu ifadelerinde belirli bir askeri operasyon, saldırı tarihi veya hedef açıklamadı.
Netanyahu’dan İran’da rejim değişikliği açıklaması
İran Dışişleri Bakanı’nın tepkisine neden olan açıklamalar, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’nun yeni güvenlik doktrinine ilişkin değerlendirmelerinin ardından geldi.
The Times of Israel gazetesinin aktardığına göre Netanyahu, 27 Ekim’de yapılacak seçimleri İsrail açısından “varoluşsal öneme sahip” olarak nitelendirdi.
İsrail Başbakanı, açıkladığı güvenlik yaklaşımında İran’daki mevcut yönetimin devrilmesini hedefleyen bir stratejiden söz etti.
Netanyahu, İran ekonomisinin giderek kötüleştiğini ve ekonomik sıkıntıların toplum üzerindeki baskıyı artırarak yeni protestoları tetikleyebileceğini ileri sürdü.
Netanyahu: İran rejimini çökertmek için kapsamlı planımız var
İsrail Başbakanı, İran yönetimine yönelik hedeflerini açıklarken güvenlik kurumlarına verdiği talimatlara da değindi.
Netanyahu, açıklamasında şu ifadeleri kullandı:
“Planımız, rejimin çöküşünü sağlamak için çok kapsamlı ve kararlı bir plan. Tüm güvenlik kurumlarına verdiğim talimat budur.”
Bu açıklama, İsrail yönetiminin İran’a yönelik yaklaşımının yalnızca askeri kapasitenin sınırlandırılmasıyla ilgili olmadığını, Tahran’daki siyasi yönetimin geleceğini de hedef aldığını ortaya koyan bir beyan niteliği taşıyor.
Bununla birlikte Netanyahu’nun sözünü ettiği planın operasyonel ayrıntıları, uygulanma takvimi veya hangi yöntemleri kapsadığına ilişkin bilgi paylaşılmadı.
İran-İsrail geriliminde ABD faktörü yeniden gündemde
İran ile İsrail arasındaki gerilim, iki ülkenin doğrudan karşı karşıya gelmesinin yanı sıra ABD’nin olası askeri rolü nedeniyle de bölgesel güvenlik açısından önem taşıyor.
Arakçi’nin Netanyahu’yu Washington’ı yeni bir savaşa sürüklemekle suçlaması, Tahran’ın İsrail’e yönelik mesajını aynı zamanda ABD yönetimine de yönelttiğini gösteriyor.
Netanyahu’nun İran’da rejim değişikliğini hedefleyen açıklamaları ile Arakçi’nin askeri karşılık ima eden sözleri, iki ülke arasındaki gerilimin yalnızca diplomatik düzeyde kalmayabileceğine ilişkin endişeleri gündeme taşıyor.
Ancak tarafların sert açıklamaları, tek başına yeni bir askeri çatışmanın başlayacağı anlamına gelmiyor. Bundan sonraki süreçte Washington’ın tutumu, İsrail’in güvenlik politikaları ve İran’ın vereceği karşılıklar bölgesel gerilimin seyrinde belirleyici olacak.