İsrail Siyonizmi ve BOP

-Genel - 9 Ekim 2024 00:01

Hakan Akpınar

hakanakpinar227@gmail.com

ABD, 2003 yılında Irak’ı işgal ettikten sonra Ortadoğu’da akan kan hiç durmadı…
Taliban’ın 11 Eylül 2001’de iki Amerikan yolcu uçağını kaçırıp New York’taki İkiz Kuleler’i yerle yeksan etmesinin ardından Washington Yönetimi, bu bahane ile önce Afganistan’ı, sonrasında Irak’ı işgal ederek yüzbinlerce sivilin ölümüne sebep oldu.
“Sebep oldu” dedik; ama sözün gelişiydi o… Esasında Amerikan emperyalizmi, işgal sürecinde dolaylı veya dolaysız bir biçimde sivilleri katletti…
Büyük Ortadoğu Projesi (BOP) ilk kez bu dönemde dillendirildi. Ancak tam olarak ne olduğu hemen anlaşılmadı. Fakat ABD’nin o dönemdeki siyahî Dışişleri Bakanı olan Condoleezza Rice’ın “Ortadoğu’da 22 ülkenin sınırları değişecek” sözleri, BOP’un Ortadoğu halkları için nasıl bir anlam taşıdığı hakkında fikir veriyordu herkese…
Bir de BOP’un Eşbaşkanlığı için iki ülke seçilmişti. Türkiye ve Katar… Bu “Eşbaşkanlık”ın tam olarak ne olduğu, ne işe yaradığı biraz müphem kalsa bile ülkemizde son 20 yılda yaşananlar bir ders daha verdi bize…
Beyaz Saray, CIA merkezi ve Pentagon’da hazırlanan orta ve uzun vadeli planlarla Ortadoğu’nun kaderi şekillendiriliyordu. O tarihlerde Washington’dan yükselen gayrı resmî seslerden anlaşılıyordu ki Türkiye’nin demokratik ve laik yapısı da yeniden şekillendirilecekti. ABD’de, Türkiye’nin “Ilımlı İslâm Devleti” olması gerektiği belirtiliyordu. Türkiye, zamanla o eksene sokuldu.
Bu arada BOP’un yanına yeni bir cümle daha ilave edilmişti: “Kuzey Afrika Girişimi…”
Bu cümle, Amerikan projesinin kapsamının genişlediğine işaret ediyordu. Böylece BOP, artık “BOP ve Kuzey Afrika Girişimi” adı altında Mısır, Libya, Cezayir gibi Kuzey Afrika’daki İslâm ülkelerini de kapsama alanına aldı.
Sonrası mâlum… Amerika ve Batı Emperyalizmi, “Arap Baharı” adı altında bu kez Kuzey Afrika’yı karıştırmaya başladı. Ne baharmış ama… Bu yalancı baharda yine bölge halklarının kanları döküldü. O arada ise ABD’nin en önemli hasımlarından biri olan Libya’daki Kaddafi Rejimi kanlı bir biçimde devrildi. Sözde Arap Baharı’nın en önemli amaçlarından biri buydu zaten…
ABD ve Batı emperyalizmi, bütün bunları yaparken bölge halklarını birbirine kırdırmayı başardı. Bazen İslâmcı hareketleri ikiye, üçe bölüp çarpıştırdı. Bazen de o örgütleri bizzat CIA marifetiyle kurdurdu. Tarihin en kanlı, barbar ve acımasız örgütlerinden biri olan IŞİD kendi kendine, öz inisiyatifle mi kuruldu sanırsınız?
Tabi ki hayır! Bir zamanlar Sovyet işgali altındaki Afganistan’da Taliban’a silah ve para yardımı yaparak dallanıp budaklandıran, sonra ona karşı savaş açan ABD değil miydi? Aynı ABD ve Avrupalı peykleri, dünyanın dört bir yanından topladıkları radikal dincileri Suriye topraklarına yığarak bambaşka bir vahşet sürecini başlattılar. İşleri bitince de IŞİD’i etkisizleştirdiler.
Peki, gizli planların, BOP’un amacı neydi?
Tabi ki Ortadoğu’yu babalarının çiftliği gibi yönetmek ve sömürmek…
Bu amaca bağlı olarak bölge ülkelerinin haritalarını değiştirip sınırları yeniden çizmek… Demografik yapıları değiştirmek…
“Sığınmacı Göçü” adı altında Türkiye’nin demografik yapısını bozmadılar mı?
Şimdi gelelim sadede… Yani Ortadoğu’nun bağrına düşmanca saplanmış İsrail Siyonizmi’ne…
Aslında bütün bu işgaller, çatışmalar, bölgeyi yeniden şekillendirme çabaları biraz da ABD’nin Ortadoğu’daki jandarma karakolu gibi görev yapan İsrail’in güvenliği için… Hatta “Büyük İsrail Projesi” için… Ortadoğu’da yaşanan kanlı çatışmaların, savaşların dumanı altında gizlenen büyük fotoğraf budur…
BOP ve Kuzey Afrika Girişimi adlı proje, Büyük İsrail Projesi’nin en önemli ayağı olarak iş görmektedir.
Görünen o ki şimdi sıra, İsrail’in bölgedeki en büyük düşmanı olan İran’dadır.

BENZER HABERLER