Hasan Kanaatlı
h.kanaatli@hotmail.com
Diğer bir ifadeyle; iki tür iman ve iki tür küfür vardır;
1- Kur’ani iman ve Kur’ani küfür.
2- Fıkhi iman ve fıkhi küfür.
Fakihler şöyle der: “Bir insan Kur’an’a, Nebi Muhammed’e ve İslam’ın getirdiklerine iman eder ise o mümindir, etmez ise o kafirdir!
Buna ” fıkhi iman” ve ” Fıkhi küfür” derler!”
Kur’an ise şöyle der: ” Kim Allah’ın varlığına ve Nebi Muhammed’in nübüvvetine iman ederse, o Müslümandır! ( Katil de olsa, çeşitli münkerlere de bulaşsa, yine de Müslüman ve temizdir! Bunun hukuku ile diğer Müslümanların hukuku aynıdır!
Buna ” Kur’ani iman” derler!
Fakat Kur’an İslamı’nda Allah sevgisi vardır. İnsanların hayrını istemek vardır. Şayet birisi şehadeteyni söylese, Allah ve Resulü’ne itikadı olsa dahi, insanlara zarar verip zulüm eder ise, Kuran’ın nassı gereği o kâfir olur!
Buna da ” Kur’ani küfür” derler!
Nitekim İblis Allah’a iman ediyordu, altı bin sene de O’na ibadet etmişti, buna rağmen kalbinde kibir taşıdığı ve insanlara ( Adem oğullarına) kin güttüğü ve onları saptırmak istediği için kâfirlerden oldu!
Ayet şöyle der: ” İblis ( secde etmeyi) kabul etmedi, kibirlendi ve kâfirlerden oldu!” (Bakara: 34.)
Demek ki İblis itikat ve altı bin yıllık amel sahibiydi, fakat aynı zamanda kâfirdi de! Çünkü kalbinde kin taşıyordu. İnsanların zıddınaydı. İnsanları saptırmak istiyordu. İnsanlara karşı kibirli davranıyordu. İşte böyle birisi inanç sahibi olsa ve binlerce yıl ibadet etse dahi yine de kafirdir!
SONUÇTA ŞUNU DİYEBİLİRİZ
Kur’an açısından en önemli olan şey, ” insani değerler” dir! Fıkıh açısından en önemli şey ise itikat ve ameldir. Oysaki mesele İblis üzerinden iyi tahlil edilirse, itikat ve amel de, insani değerleri takviye etmek içindir. Nitekim İblis’ in inanç ve ibadetleri, o değerleri ( Allah sevgisi ve hayrı isteme değerleri) besleyip güçlendirmek için olmalıydı. Fakat o inanç ve amelleri o değerleri takviye etmediği ( besleyip güçlendirmediği) için, bize göre ” mümin” olması gereken İblis, kâfirlerden oluverdi!