Memduh Bayraktaroğlu: Birinin korkusu meşruysa, diğerininki de meşru mudur?..

-Konuk Yazar - 20 Şubat 2026 20:18

Memduh Bayraktaroğlu

memduhsb@gmail.com

Demokratik bir ülkede yaşıyorsak, önce şunu kabul etmek zorundayız:

Bir insanın, “din elden gidiyor” demesi nasıl en temel hak ve özgürlüğüyse…

Başka bir insanın, “laik devlet sistemi çökertiliyor, halifelik mi geliyor?” diye endişe etmesi de aynı derecede temel bir haktır…

Çünkü demokrasi, sadece sevdiğimiz fikirlerin değil, hoşumuza gitmeyen düşüncelerin de özgürlüğüdür…

***

Bu ülkede yıllardır bir kesim “dinî değerlerimiz aşındırılıyor” diye kaygı duyuyor…

Diğer bir kesim ise, “Atatürk’ün emanet ettiği laik cumhuriyet zayıflatılıyor” diye korkuyor…

Bu iki cümle birbirine zıt olabilir ama hak olarak eşittir… Demokrasi tam da budur…

Asıl, doğru cevaplanması gereken soru şudur:

“Herkesin cumhurbaşkanı olması gereken bir devlet insanı, bu iki korkudan birini sahiplenip diğerini aşağılayabilir mi?..”

Cevap net: Hayır, çünkü: Cumhurbaşkanı bir partinin değil, bir inancın değil, bir ideolojinin değil, bütün milletin cumhurbaşkanıdır…

***

Devletin tepesindeki kişi, korkular arasında taraf olmaz, hakem olur…

Bir korkuyu “haklı endişe” diye kutsayıp, diğerini “paranoya”, “hezeyan” ya da “ihanet” diye küçümsemek, “devlet aklı” değil, siyaset aklıdır ve…

Siyaset aklı ile devlet aklı aynı şey olamaz…

Anayasal eşitlik meselesi

Demokrasi korkuları susturmaz… Demokrasi korkuları yasaklamaz…

Onları konuşulabilir hale getirir… Bir ülkede insanlar korkularını özgürce dile getiremiyorsa, orada korku büyür ama… Korkular özgürce konuşulabiliyorsa, o toplum sağlıklıdır…

Bir kesimin “din elden gidiyor” demesi ne kadar meşruysa, başka bir kesimin “laiklik tehlikede” demesi de o kadar meşrudur… Bu bir tercih meselesi değil, bir anayasal eşitlik meselesidir…

***

“Devlet” dediğimiz şey, duyguyla değil, dengeyle yönetilir…

Cumhurbaşkanlığı makamı, duygusal taraf tutma makamı değildir…

Toplum ikiye bölünmüşse, o makam ikiye bölünmez, köprü olur…

Bir tarafı alkışlayıp diğer tarafı aşağılamak, Devlet kürsüsünün değil: Siyasi kürsünün dilidir…

Sözümün özü canlarım:

Eğer bir ülkede, dinî hassasiyet taşıyanlar konuşabiliyor ama laiklik kaygısı taşıyanlar aşağılanıyorsa… Veya… Laiklik savunulabiliyor ama dini kaygılar küçümseniyorsa; orada eşitlik zedelenir…

Demokratik bir ülkede, herkes korkusunu söyleyebilmelidir ve devletin başındaki kişi, korkular arasında taraf tutmamalıdır çünkü o kişi bir grubun değil, bir milletin temsilcisidir…

Çok keyif aldık…

Ülkemizin yetiştirdiği küresel çapta büyük sanatçı Dario Moreno’yu anlatan, “Bayanlar Baylar Dario Moreno” isimli oyun, sanatçının ölümünden 58 yıl sonra, ödüllü yazar Kosta Kortidis’in senaryosu ve oyunculuğuyla sunuluyor… Senaryo ve oyunculuk çok iyi…

Tek eleştirim (Telif ödemek için olabilir), o büyük Türk sanatçının hiç olmazsa en az üç hatta dört eserinin kendi sesinden verilmemesi… Deniz ve Martı’yı izleyicilere söyletmek ise iyi fikirdi ve sevgilim ile ben de söyleyenler arasınaydık… Çok keyif aldık…

 

Kaynak: nefes.com.tr

BENZER HABERLER