Mehdi Aksu
mehdiaksu_110@hotmail.com
Mevlana nede güzel demiştir; “Testinin içinde ne varsa, dışına o sızar.”
Dünyaya öyle bilgeler, öyle arifler, öyle alimler, öyle Allah dostları geldi, geçti… Her birinin içindeki güzellik, bir vesileyle dışarıya taştı. Onlar insanlara samimiyeti, fazileti, ihlası, erdemi, takvayı, dürüstlüğü, ahlâkı, Allah, Peygamber ve Ehlibeyt sevgisini anlattı durdu…
Sözden söze çok fark vardır. Beyaz ile siyah, tatlı ile acı, aydınlık ile nur arasındaki fark gibi fark vardır.
Söz var ki, o sözden ciltler dolusu kitap kadar anlamlar çıkar. Söz var ki, içi boş davulun çıkardığı sesden farksız.
Söz var ki, duyup, dinlediğinde veya okuduğunda, insanı titretir ve gafletten uyanmasına ve temiz bir hayata adım atmasına sebep olur. söz var ki insanın şeytan bataklığına saplanmasına sebep olur. Söz var ki insanı yaşatır, söz var ki insanı öldürür. Söz var ki kese savaşı, söz var ki kestire başı…
Söz öyle bir neticedir ki, ağızdan çıktıktan sonra ya felaha ulaştırır ya da felâkete. Hz. Ali aleyhisselam nede güzel buyurmuştur; “Söz ağızdan çıkana kadar o senin esirin; ağızdan çıktıktan sonra sen onun esirisin.”
Sahib İbni İbad zamanında Zencan şehrinde yaşlı bir Şeyh ile genç bir Seyyid yaşıyordu… Ancak bir birleri ile iyi geçinmiyorlar ve daima bir birleri aleyhinde konuşup duruyorlardı.
Bir gün Seyyid, Şeyh hakkında o kafirdir dedi. Bunu işiten Şeyh’de; Eğer ben kafirsem, Seyyid de haram zadedir dedi.
Bunu işiten Seyyid çok rahatsız oldu, Rey şehrine Sahib İbni İbad’ın yanına gelerek; Sahib İbni İbad’ın hükümetinde Peygamber evladına haram zade diyorlar dedi ve Şeyhi ona şikayet etti.
Sahib İbni İbad’da bunu işitince çok rahatsız oldu ve Şeyhi alıp getirmesi için bir elçi gönderdi.
Şeyh Sahib İbni İbad’ın yanına geldiğinde, o öfkeli bir eda ile Şeyhe şöyle dedi; Sen âlimsin! Nasıl olurda Peygamber evladına zinazade nispetinde bulunabilirsin? Seyyide nispet ettiğin bu çirkin şeyi eğer ıspat etmezsen seni cezalandıracağım.
Şeyh şöyle cevap verdi; Benim delil ve şahidim Seyyidin var olmasıdır. Seyyidin kendisi kendi sözü ile veledi zina olduğunu ispat etmiştir. Zira o bana kâfirlik nispetinde bulunmuş ve benim kâfir olduğumu söylemiş! Seyyidin babası ile annesinin nikah akdini ben okumuştum. Eğer Seyyidin sözü doğru ise ve ben onun dediği gibi kafirsem; kafirin okuduğu nikah sahih değildir, nikah sahih olmadığı için Seyyid nikâhsız bir ilişkiden dünyaya gelmiş demektir ve veledi zina hükmündedir. Yok, eğer benim hakkımda söylediği söz yalan ise, bu durumdada bana iftira attığı için cezalandırılması gerekir.
Bu şekilde savunma yapan yaşlı şeyhin karşısında genç Seyyid çok utandı ve özür diledi.
(Rengarenk, c.1 s.243)
Selam ve dua ile…
Yazı arşivi