ABD Başkanı Donald Trump, müttefik olarak gördüğü bazı ülkeler de dahil olmak üzere onlarca ülkeden ithal edilen mallara uygulanan gümrük vergilerini artırdı.
Trump göreve geldiği Ocak ayından bu yana ticarete odaklanmış ve çeşitli ülkelere yüksek gümrük vergileri getirmişti. Ticaret ortaklarının uzun süredir ABD’den faydalandığını ve ithalatın yerel sanayiyi olumsuz etkilediğini iddia ediyor.
Trump’ın en büyük ve en tartışmalı adımı olan 2 Nisan tarihli kararname, dünya genelinde pek çok ülkeye gümrük vergisi getirmiş, bunun ardından borsalar çökmüş ve küresel bir ticaret savaşına ilişkin endişeler artmıştı.
Bu vergiler 9 Nisan’da yürürlüğe girdikten birkaç saat sonra Trump, gümrük vergilerine 90 günlük bir ara verdiğini duyurdu ve bunun yerine Çin ile ticaret savaşına odaklandı.
Beyaz Saray, 90 günlük aranın Trump’ın planının bir parçası olduğunu ve her ülkeyle tek tek müzakere edeceğini söyledi.
Ancak Çin’e getirilen vergi uygulanmaya devam etti.
Trump Çin’den yapılan ithalata uygulanan vergileri %145’e yükseltti. ABD’li yetkililer asıl amacın Çin’i cezalandırmak ve müzakerelere zorlamak olduğunu söyledi.
Çin, Washington’an hamlelerine misilleme olarak ABD malları için gümrük vergilerini %125’e yükseltti.
ABD Hazine Bakanı Scott Bessent gazetecilere verdiği demeçte “ABD’nin ticaret sorunlarının en büyük kaynağı Çin ve aslında dünyanın geri kalanı için de bir sorun” dedi.
Dünyanın en büyük ikinci ekonomisi olan Çin, 12 Nisan’dan itibaren geçerli olmak üzere ABD’den ülkeye ithal edilen mallara %125 vergi uygulayacağını duyurarak karşılık verdi.
Trump’ın attığı adım, eski ABD başkanı Barack Obama’nın başlattığı ve Çin’in artan etkisi ve gücüne karşı koymak amacıyla ABD’nin odak noktasını Asya’ya çevirme politikasının bir uzantısı olarak görülebilir.
Yazar ve siyasi analist Tim Marshall son gelişmeler için “Bu yeni bir dönem ve ekonomi bunun büyük bir parçası. Bunun Çin’le ilgili olduğuna inanıyorum. İngilizler ve Avrupalılarla olan gümrük tarifeleri her zaman sulandırılacaktı ve oklar Çin’e döndü” dedi.
Trump Ocak ayında Beyaz Saray’a döndüğünden beri Çin ve ABD yoğun bir ticaret savaşı içinde. Bunu bir dizi karşılıklı tarifenin uygulanması izledi.
Çin Ticaret Bakanlığı, Trump’ın tarifelerini “pratik bir önemi olmayan bir sayı oyunu” olarak nitelendirdi.
“ABD, ABD’ye ithal edilen Çin mallarına tarife uygulamaya devam ederse, Çin bunu görmezden gelecektir” diye ekledi.
BBC Çin muhabiri Stephen McDonell, Pekin liderlerinin Trump yönetimini defalarca “zorba” olarak tanımladığını ve buna boyun eğme niyetinde olmadıklarını belirttiklerini söyledi.
Çin Dışişleri Bakanlığı sözcüsü Mao Ning de yakın zamanda sosyal medyada Çin lideri Mao’nun fotoğraflarını ve Kore Savaşı sırasında ABD’ye “bu savaş ne kadar sürerse sürsün asla pes etmeyeceğiz” dediği bir klip paylaştı.
“Biz Çinliyiz. Provokasyonlardan korkmuyoruz. Geri adım atmayacağız” diye de ekledi.
McDonell, Çin’in bunu yapmak için diğer ülkelerden daha güçlü bir konumda olabileceğini belirtiyor.
Çin, ABD baskısına karşı savunmasız mı?
Bu son gümrük savaşından önce Çin’in ABD’ye ihracatı gayri safi yurt içi hasılasının (GSYİH) yalnızca yaklaşık %2’sine denk geliyordu.
İngiltere’deki City Index’te piyasa analisti Fiona Cincotta, Çin’in ABD’ye ticaretinin de Trump’ın ilk dönemindekinden çok daha küçük olduğunu söylüyor.
“Çin, ABD ihracatına olan bağımlılığını azaltıyor. Şu anda Çin’in toplam ihracatının yaklaşık %13’ü ABD’ye gidiyor. İlk Trump yönetiminde bu oran %26’ydı.”
Bazı analistlere göre Pekin, Trump’ın ekonomik önlemlerini önceden tahmin etmiş olabilir.
The Economist editörü David Rennie’ye göre Çin epeydir ABD’ye karşı kısa vadeli ve uzun vadeli hazırlık yapıyordu.
“Tüm ekonomiyi ihracata olan aşırı bağımlılıktan yeniden dengelemeye ve dönüştürmeye çalışıyorlar.”
ABD ile bu ticaret savaşının ortasında, Çin Devlet Başkanı Şi Jinping yeni ticaret ortakları kazanmaya çalışıyor gibi görünüyor.
Trump’ın tarifelerinden etkilenen ülkeleri birleşmeye çağırıyor.
11 Nisan’da İspanya Başbakanı Pedro Sanchez ile yaptığı bir toplantıda Şi, ülkesinin ve Avrupa Birliği’nin Trump yönetiminin “tek taraflı zorbalık uygulamalarına birlikte direnmesi” gerektiğini söyledi.
Şi ayrıca Nisan ayında Trump tarifelerinden olumsuz etkilenen Vietnam, Malezya ve Kamboçya gibi diğer Asya ülkelerini de ziyaret etti.
Çin Başbakanı Li Qiang, Avrupa Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen’i “güçlü, reform edilmiş, özgür, adil ve eşit şartlarda kurulmuş bir ticaret sistemi”ni teşvik etmek için görüşmelere çağırdı.
Çin Ticaret Bakanı Wang Wentao, Avrupa Birliği, Suudi Arabistan ve Güney Afrika’daki mevkidaşlarıyla da görüştü.
Çin için olası riskler
Çin’in diğer ülkelerle iletişime geçmesinin bir nedeni onları rahatlatmak olabilir.
Çin, ABD pazarı yerine başka ülkeleri koymayı düşünebilirken, bu yeni hedefler için sorunlar ve Pekin için diplomatik bir açmaz yaratabilir.
Rennie’ye göre, “Çin ihracat dalgası bu pazarlara akarsa, sadece ABD’de satılamadıkları için dünyanın birçok ülkesindeki istihdam ve iş fırsatlarına zarar verirse, bu Çin liderliği için büyük bir diplomatik ve jeopolitik baş ağrısı yaratabilir”.
Bir diğer sorun da iç pazar olabilir. Çin’deki tüketiciler ABD ürünleri daha pahalı hale gelirse, yerel markalara geçebileceklerini söylese de, Çin ekonomisi şu anda deflasyonda.
Enflasyonun bir ölçüsü olan tüketici fiyat endeksi Şubat ve Mart’ta düştü. Yurt içinde talep yok gibi görünüyor.
ABD’li siyaset bilimci Prof. Graham Allison’a göre Şi Jinping “Çin ve ABD’nin ekonomik bir savaşa sürüklenme riskinin farkında” ve “çalkantılı bir duruma hazır”.
“Sektörler genelinde dirençli olmaya ve aynı şekilde karşılık vermeye hazırlar” diyor.
Çin liderlerinin mevcut tarife savaşının “kaybet-kaybet” durumu olduğunun farkında olsalar da, “zorluklara Amerikalılardan daha iyi dayanabileceklerini düşündüklerini” belirtiyor.
IMF küresel büyüme tahminlerini düşürdü
Uluslararası Para Fonu (IMF) 2025 yılına dair ekonomik büyüme tahminlerini düşürdü.
Gümrük vergilerinin yol açtığı belirsizlik nedeniyle, gelişmiş ülkeler arasındaki en büyük düşüş ABD’de oldu.
Giderek büyüyen ticaret savaşında ABD, Çin mallarına %145’e varan gümrük vergileri koyarken, Çin de ABD ürünlerine %125’lik vergilerle karşılık verdi.
IMF, Ocak ayında ABD için %2,7 olarak tahmin ettiği büyüme tahminini %1,8 olmasını bekliyor.
IMF, Global Ekonomik Görünüm raporunda gümrük vergilerindeki büyük artışın ve belirsizliğin küresel büyümede “önemli bir yavaşlamaya” yol açacağını öngörüyor.
Daha önce küresel ekonominin %3,3 büyüyeceğini tahmin eden IMF, tahminini %2,8’e düşürdü.
IMF küresel ekonominin 2026’da da %3 büyüyeceğini öngörüyor.
Çin’in büyüme tahminini de %4,6’dan %4’e düşürdü.
İngiltere için yapılan tahminler de düşürülerek %1,1’e çekildi. IMF, İngiltere’deki ekonomik büyümenin Almanya, Fransa ve İtalya’dan daha güçlü olacağını tahmin ediyor.
Raporda Türkiye ekonomisindeki büyümenin bu yıl %2,7 olması bekleniyor.
Kaynak: BBC Türkçe