SIPRI verisine göre Türkiye geçen yıl tüm dünyada silahlanmaya en fazla para harcayan 18’inci ülke oldu. 30 milyar dolar askeri harcamalara gitti.
Avrupa ve Ortadoğu’da savaşların sürdüğü 2025’te, küresel askeri harcamalar art arda 11’inci yılda da yükseldi. Stockholm Uluslararası Barış Araştırmaları Enstitüsü’nün (SIPRI) açıkladığı yeni verilere göre, hükümetler gemi, uçak, füze ve diğer silahlara bir yılda toplam 2,9 trilyon dolar harcadı. Bu, tarihin en yüksek askeri harcama düzeyi oldu.
SIPRI Askeri Harcamalar ve Silah Üretimi Programı’ndan araştırmacı Xiao Liang, “Bu rakamlar, süregelen savaşlara, gerilimlere ve jeopolitik belirsizliğe karşı ülkelerin verdiği tepkileri açıkça ortaya koyuyor” diyor.
2025 yılında Ukrayna ve Gazze’deki çatışmalar devam ederken Sudan’daki savaş gibi krizler de küresel istikrarsızlığı derinleştirdi. Liang, “Tüm bu krizler hâlâ sürerken ve pek çok ülkenin uzun vadeli harcama planları zaten belirlenmiş durumdayken, bu eğilim büyük olasılıkla 2026 ve sonrasında da devam edecek” diye konuştu.
Türkiye silaha 30 milyar dolar harcadı
Türkiye, 2025’te en çok askeri harcama yapan ülkeler sıralamasında 18’inci sırada yer aldı.
Türkiye’nin askeri harcamaları, 2025’te 30 milyar dolara ulaştı. Bu rakam, 2024’e kıyasla yüzde 7,2 ve 2016’ya kıyasla ise yüzde 94’lük artışa karşılık geliyor.
Türkiye’nin Irak, Somali ve Suriye’de süregelen askeri varlığı artışa katkı sağladı. Ancak asıl belirleyici etken, yerli savunma sanayisine yapılan yatırımlar oldu. Türk savunma sanayisini desteklemeye yönelik özel fonlara aktarılan pay, yıllık yüzde 25 artışla 2025’te Türkiye’nin toplam askeri harcamalarının yüzde 22’sini oluşturdu.
Avrupa’da ordular büyüyor
2025’te küresel askeri harcama artışının büyük bölümü Avrupa kaynaklı oldu. Kıtanın savunma harcamaları yüzde 14 yükselişle 864 milyar dolara ulaştı.
Rusya’nın 2022’nin başında Ukrayna’yı işgali, Avrupalı ülkelerin kendi güvenlikleri konusundaki algısını kökten değiştirdi. Pek çok Avrupa hükümeti, Rusya’nın Ukrayna’nın ötesinde daha geniş bir tehdit oluşturabileceğinden kaygı duyuyor. Bu kaygıya yanıt olarak Avrupa devletleri, ordularını güçlendirmek ve olası saldırıları caydırmak amacıyla savunma harcamalarını artırıyor.
“Bu kesinlikle en büyük etken” diyen Liang, “Rusya ve Ukrayna’nın harcamaları Avrupa’daki artışın başlıca itici gücüydü. Bu ülkelerin harcamaları 2025’te de yükselmeyi sürdürdü. Ancak genel tablo açısından değerlendirildiğinde, odak noktası artık Orta ve Batı Avrupa ülkelerine kaydı. Bu ülkelerin silahlanma ve harcama planları somutlaşmaya başladıkça Soğuk Savaş’ın sona ermesinden bu yana en yüksek yıllık büyüme gerçekleşti” değerlendirmesinde bulunuyor.
Almanya lider konumunda
Verilere göre, İspanya’nın savunma bütçesi yüzde 50, Polonya’nınki yüzde 23, İtalya’nınki ise yüzde 20 oranında artış gösterdi.
Avrupa ülkeleri arasında 2025’te en fazla askeri harcama yapan ülke ise Almanya oldu. Almanya’nın savunma bütçesi yüzde 24 büyümeyle 114 milyar dolara yükseldi ve ülkeyi dünya genelinde silahlanmaya en fazla para harcayan dördüncü ülke konumuna taşıdı.
Almanya’nın askeri harcamaları, 1990’dan bu yana ilk kez NATO’nun yüzde 2’lik gayrisafi yurtiçi hasıla (GSYİH) hedefini aşarak yüzde 2,3’e ulaştı.
Bu artışı finanse edebilmek için Alman parlamentosu 2025 yılında mali kuralları değiştirmiş, savunma harcamalarını Anayasa’da öngörülen katı borç freninden muaf tutma kararı almıştı.
NATO, ABD Başkanı Donald Trump’ın ısrarı üzerine yakın zamanda GSYİH hedefini yüzde 2’den yüzde 5’e yükseltti.
Almanya’nın artan askeri harcamaları, Ukrayna işgalinin yanı sıra ABD’nin Avrupa’nın güvenliğine olan katkısına dair belirsizliği yansıtıyor. Diğer NATO müttefikleri gibi Alman hükümeti de, Donald Trump’ın NATO’ya yönelik Amerikan taahhütlerini sorgulamasının ardından bu ülkeye olan bağımlılığını azaltmaya çalışıyor.
ABD askeri harcamaları neden düştü?
2025’te Avrupa’nın aksine ABD askeri harcamalarını azalttı ve 954 milyar dolar harcadı. Bu rakam, bir önceki yıla kıyasla yüzde 7,5 daha az. Düşüşün başlıca nedeni, ABD Kongresi’nin önceki üç yılın aksine 2025’te Ukrayna için herhangi bir askeri yardım paketi onaylamaması oldu.
Liang, “ABD Kongresi’nin onayladığı yeni 2026 bütçesi ise yeni büyük bir artışa işaret ediyor. Ortadoğu’daki savaş ve Asya’da tırmanan gerilimler göz önüne alındığında, yavaşlama büyük ihtimalle kısa ömürlü olacak” diyor.
Pentagon’a göre, yalnızca İran savaşının ilk altı günü ABD’ye 11,3 milyar dolara mal oldu.
Çin ve bölgesel yansımaları
Çin ise ABD’nin ardından ikinci büyük askeri harcamacı olmayı sürdürdü ve SIPRI’nin takip ettiği ülkeler arasında en uzun süre boyunca (31 yıl) kesintisiz artış kaydetti. Harcamalar 2025’te de yüzde 7,4 oranında yükselirken Çin, silahlı kuvvetlerini 2035’e kadar modernize etme planını hayata geçirmeye devam etti.
Geçen yıl Çin, yeni altıncı nesil savaş uçağı prototiplerini test etti ve H-20 bombardıman uçağını konuşlandırmaya bir adım daha yaklaştı.
Liang, Çin’in askeri güçlenmesinin bölgesel açıdan ciddi yansımaları olduğunu belirterek şöyle konuştu: “Çin’in askeri modernizasyonu ve komşularıyla yaşadığı gerilimler, özellikle Japonya, Tayvan ve Filipinler gibi ülkelerde uzun süredir yüksek harcamaları körüklüyor. Ancak 2025’te bu durum, ABD’nin müttefikleri arasındaki değişen güvenlik anlayışıyla da bağlantılıydı. Avustralya, Japonya ve Tayvan gibi ülkeler savunmaya daha fazla harcama yapmaları ve kendi kendilerine yeterlilik sahibi olmaları yönünde artan bir baskıyla karşı karşıya.”
Hindistan, 2025’te dünyanın beşinci büyük askeri harcamacısı oldu. Savunma bütçesi başta Çin’le yaşanan gerilimler olmak üzere çeşitli etkenlerle yüzde 8,9 artarak 92,1 milyar dolara çıktı. Ancak Liang, Çin’in tek belirleyici faktör olmadığını vurguladı: “2025’te Hindistan ile Pakistan arasında bir savaş yaşandı. Bu, büyük bir etken oldu. Her iki ülke de söz konusu çatışmada yoğun biçimde kullanılan havacılık ve insansız hava araçlarına ağırlıklı yatırım yapıyor.”
Silahlanmanın asıl maliyeti
Bir ülkenin ekonomisiyle orantılı askeri harcaması, toplumun ne kadarının diğer ihtiyaçlar yerine savunmaya yönlendirildiğini ortaya koyuyor. Bu, ülkeler arasında askeri harcamanın gerçek ekonomik maliyetini karşılaştırmanın en net yollarından biri.
Bu “askeri yük”, 2025’te küresel GSYİH’nin tahminen yüzde 2,5’ine ulaştı. Bu oran, 2009’dan bu yana kaydedilen en yüksek değer. Yani hükümetler yalnızca mutlak rakamlar bazında daha fazla harcamıyor, aynı zamanda ekonomik çıktılarının daha büyük bir payını ordularını büyütmeye aktarıyor.
Bu dönüşümün yansımaları güvenlik politikasının çok ötesine geçiyor. Liang, bunu şu sözlerle değerlendirdi:
“Hükümetler sosyal hizmetleri ya da kalkınma yardımlarını kısabilir. Dolayısıyla konu yalnızca savaşlar ve silahlarla sınırlı değil. Bu durum, toplumların genelinde derin etkiler bırakacak.”
Kaynak: DW Türkçe