Cuma Sohbetleri: Gadir-i Hum Anısına (I)

15.09.2017 09:17

696 Kişi Okumuş

0 Yorum

Cuma Sohbetleri: Gadir-i Hum Anısına (I)

Hasan Kanaatlı
İlâhiyatçı – Yazar

Hicaz’ın Gadir-i Hum bölgesinde Zilhacce ayının 18 nci gününü bizlere Elçisi vasıtasıyla “Velayet bayramı ” olarak lutfeden Allah Teala’ya sonsuz hamd u senalar olsun. Yine o gün ile ilgili indirilen vahyi, kalbinde kıskançlık ve marazı bulunan müslümanlardan hiç bir şekilde çekinmeden ve herhangi bir telaşa kapılmadan insanlara duyuran Resulüne sonsuz salat u selam olsun. Yine Allah ve Resulü’nün o emrine hiç tereddüt göstermeden teslim olan ve asırlarca bu hak inançları doğrultusunda ağır bedeller ödeyen müminlere de selam olsun.

Bu gün her müminin okuması gereken duayı imamlarımız şöyle buyurmuşlardır;

” Bizi, Emirü’l- Muminin Ali’nin Velayetine sarılanlardan karar kıldığı için Allah’a sonsuzca hamdolsun.”

Tek kelime ile “Gadir-i Hum Nedir?” Diye soranlara verilecek cevap şu olsa gerek :

” GADİR-İ HUM; YÜCE İSLAM’IN KIYAMETE DEK İNSANLIĞA BIRAKTIĞI EN DEĞERLİ MİRASTIR!”

Çünkü bütün alemler için rahmet olarak gönderilen o rahmet dininin rahmet peygamberi dünyadan ayrıldıktan sonra, onların rahmet yüzünü olduğu gibi yansıtacak ve o rahmeti nakmet’e( zulme) dönüştürmeyecek olan “Vasi” (İmam Ali (as)) Allah tarafından bu gün atanmıştır ve bundan dolayı çok önemli bir gündür!

Sürekli sorulan ve bir çok sünni kardeşimiz tarafından çözüme ulaştırılamayan bir soruyu bu günün anısna izaha çalışacağım.

Soru şudur;

” Şayet Şia’nin iddia ettiği gibi “Velayet/imamet” Allah tarafından imamlara giydirilmiş bir elbise olsaydı, o taktirde örneğin İmam Ali’nin onu takiyye edip üzerinden çıkarması ya da İmam Hasan’in sulh/barış hatırına ya da baskı üzerine ondan vazgeçmesi mümkün olur muydu? Ve aynı şekilde diğer on imamın da sessiz kalmaları ve Zalim Sultanlar karşısında sükut etmeleri mümkün olur muydu? Kısacası Velayet/ imamet Allah tarafından İmam Ali’ye verilmiş bir makam olsaydı, Ali takiyye etdi de hakkından vazgeçti demek ona hakaret değil midir?” Bu sözü sünni kardeşlerimiz hep söylerler.

Çok kısa bir cevap vermemiz gerekirse şunu söyleyebiliriz;

Velayet, iki boyutu bulunan bir makamdır;
1- İmamet boyutu,
2- Hilafet (Dünyevi olarak halkı yönetme) boyutu.

İMAMET boyutu, Allah tarafından karar kılınan ve hakkında ayet nazil olan boyutudur. Nitekim Kuran bu boyutu hakkında şöyle buyurmuştur :” Ey Peygamber! Rabbinden sana indirileni tebliğ et. Eğer ( bu görevini) yapmayacak olursan, O’nun elçiliğini tebliğ etmemiş olursun. Allah seni insanlardan koruyacaktır”. ( Maide: 67 ) ( Şii müfessirlerin tümü ve Sünni müfessirlerin bir kısmı bu ayetin Gadir-i Hum’da Hz. Ali ( as) ın imameti hakkında nazil olduğunu söylerler.) İşte bu boyutu peygamberlik(nübüvvet) gibidir. Bunun için demişlerdirki, peygamberlik sulh ya da baskıdan dolayı terk edilemez! Biz imamet in de böyle olduğuna inanıyoruz ve nitekim Resulullah’in hadisinde de; ” Hasan ile Hüseyin otursalar da kiyam etseler de imamdırlar” buyurulmuştur. Yani Hasan imamdır velev ki baskıyla yönetimden uzaklaştırılsa bile ve yine Hüseyin imamdır velev ki şehid edilse ve başı mızrağa vurusla bile! İkinci Halife Ömer de şöyle diyordu ;” Ali olmasa Ömer helak olur” veya; ” Büyük bir sorunla karşılaştığımda Allah beni Ali’siz bir gün dahi yaşatmasın.” İşte bu, Velayet’in imamet boyutudur ve bu boyutu Allah’a aittir. Bu boyutu seçimle ve insanların arzusuyla gerçekleşmez. Nitekim geçmiş tüm peygamberlerin vasileri de kendileri tarafından insanlara bildirilmiştir ümmetinin seçimine bırakılmamıştır!

Velayet’in birinci boyutu olan ” İmamet boyutu” nu bu şekilde kısaca açıkladıktan sonra, şimdi gelelim ikinci boyutu olan ” Hilafet ( Dünyevi yönetim) boyutuna. Acaba Allah tarafından Peygamberi için tayin edilen Veli/Vasi, Velayetin / Vesayet’in ikincin boyutu olan ” Hilafet (Dünyevi idare) boyutunu terkedebilir mi?

” DEVAM EDECEK)

 

İlgili Terimler :

YORUMLAR

İsminiz

 

E-Posta Adresiniz

Yorumunuz