Cuma Sohbetleri: Neden Gözyaşı?!
Hasan Kanaatlı
İlâhiyatçı – Yazar
Niçin Hüseyin (as) için ağlıyoruz? Kerbela olayının üzerinden on dört asır geçmesine rağmen ağlamanın faydası nedir?
Şunu söylüyoruz:
Duygusuz tüm hareketler, katılaşmış görüntüden ibarettir.
Akıl hakka uymayı emreder, zulmün de çirkinliğine hükmeder. Adaletin güzel olduğunu söyler. Hak ehline yardımcı olmanın gerekliliğini kabul eder. Fakat aklın bu hükümlerinin fiile dökülmesine ve onlara işlerlik kazandırılmasına ihtiyaç vardır. Bu da onu uygulamaya koyacak ve insanı bu hususta harekete geçirecek duyguya muhtaçtır. Örneğin, boğulmak üzere olan birisini kurtarmak ya da güzel bir iş olan ihtiyaç sahibinin ihtiyacını gidermek aklın hüküm sadır ettiği şeylerdendir. İnsan o işler için harekete geçer. Fakat duygu bağı olan kimselere dair yapacağımız hareket daha fazla olur. Örneğin, o boğulan ya da muhtaç olan kimse şayet oğlumuz veya kızımız ya da arkadaşımız olursa bunlara karşı hareketimiz daha farklı olur.
Duygu bağları ne kadar güçlü olursa özveri de o kadar fazla olur. Buradan anlıyoruz ki insanların birçok fedakârlıkları, duygularının fazlalığına bağlıdır.
İmam Hüseyin (as)’a ağlamak, canlarda dine karşı duygu/ilgi oluşturuyor. İnsanlar da hakikatlere karşı sevgi oluşturuyor. Tüm insanlar da sorumluluklara karşı tahammül göstermeyi besliyor. Hüseyin’in yanında şahit olduğu meseleye yardım etme tarafına insanı tahrik ediyor. İşte bu dinin ve insan fıtratının bozulmasına karşı bir direniştir. Bu tüm insanlarda hakikatlere ve insani yönlere karşı sorumluluk taşıma yönünü besliyor.
Dünyada, görünürlüğü ile değil, gerçekliği ile özgürlüğün devam etmesi Hüseyin’in yolunun devam etmesine borçludur. Hüseyin’in yolunun devam etmesi de onu anmanın devam etmesine borçludur. O halde, ey insanlar; Hangi dinden, mezhepten, inançtan olursanız olun, gelin Hüseyin’in anısını birlikte ihya edelim!
Bundan dolayı olsa gerek, İmam Hüseyin (as)’a ağlamayı teşvik eden birçok rivayet ile hadisler nakledilmiştir. Onlardan biri de şu rivayettir:
“İmam Ali b. Musa Rıza (as) şöyle buyurmuştur: Kim bizim yasımızı ansa, başımıza gelenlere ağlasa, kıyamet günü bizimle beraber olacaktır. Kim bizim yasımızı ansa, hem de ağlasa ve hem de ağlatsa, kıyamet günü bütün gözler ağlarken onun gözleri ağlamayacaktır. Kim bizim (adımıza tertiplenen) meclisimizde oturursa ve orada da bizim emrimizi ihya etse, kalplerin öldüğü gün onun kalbi ölmeyecektir.”(Biharu’l Envar, Meclisi, c. 44, s. 278, Saduk’un Amal’isinden naklen, 17. Meclis, s. 40)
Bu kaynakta ve diğer kaynaklarda konuyla ilgili birçok farklı rivayet mevcuttur.
-
Bulgaristan, hükümet istifasının ardından son 5 yıldaki 8. erken seçimine gidiyor
-
Peskov: İtalya, Fransa ve Almanya’nın diyalog açıklamaları olumlu bir evrimi gösteriyor
-
Putin, Pezeşkiyan’la İran’daki durumu ele aldı
-
‘İran, ABD saldırısı halinde Körfez’deki hedefleri vuracağını iletti’
-
İran ile gerilim: ABD bölgeye ek güç sevk ediyor
-
Kanada Başbakanı Carney’den Trump’ın tehditleri sonrası Çin’e kritik ziyaret
