İki Aylık Basın Özgürlüğü Raporu

04.12.2023 15:52

102 Kişi Okumuş

0 Yorum

İki Aylık Basın Özgürlüğü Raporu

CHP Eskişehir Milletvekili Utku Çakırözer, ekim ve kasım aylarına ilişkin hazırladığı Basın Özgürlüğü Raporu’nu açıkladı. Çakırözer, “Türkiye’de basın özgürlüğü alanında yaşadığımız kara tablo, maalesef ekim kasım aylarında değişmedi.” dedi.

CHP Eskişehir Milletvekili Utku Çakırözer, ekim ve kasım aylarına ilişkin hazırladığı Basın Özgürlüğü Raporu’nu açıkladı. Çakırözer, “Türkiye’de basın özgürlüğü alanında yaşadığımız kara tablo, maalesef ekim kasım aylarında değişmedi. İki ayda tam 144 kez gazeteciler hakim karşısına çıktı. RTÜK yine televizyonlara ceza yağdırdı. Türkiye’de yargıdaki çürümeyi, adliyedeki skandalları, yerel merkezi idaredeki görev suistimalleri, taciz iddialarını haberleştiren gazetecilerin belgeli haberleri maalesef ortak hafızamızdan yok ediliyor erişim engelleriyle. Sansür yasası dediğimiz TCK 217/A maddesinden gazetecilere yönelik soruşturma, gözaltı ve tutuklamalarda olağanüstü artış yaşandı” dedi.

CHP’nin gazeteci kökenli Eskişehir Milletvekili Utku Çakırözer, bu yılın ekim ve kasım aylarına ilişkin hazırladığı Basın Özgürlüğü Raporu’nu açıkladı. Raporda, şu saptama ve değerlendirmelere yer verildi:

“-Gazeteciler Ekim ve Kasım ayını kapsayan 60 günde 144 kez hakim karşısına çıktı. Ayşenur Arslan, Serhan Asker’in de aralarında bulunduğu 11 gazeteci gözaltına alındı. Tolga Şardan’ın da aralarında bulunduğu 2 gazeteci tutuklandı.

-Şırnak’ta 25 Kasım Kadına Yönelik Şiddete Karşı Mücadele Günü yürüyüşünü takip eden 3 gazeteci gözaltına alındı.

-Gerçek Gündem editörü Furkan Karabay hakkında Anadolu Adliyesi’ndeki para karşılığı erişim engelleme ve tahliye kararlarına yönelik eleştirilerinin yer aldığı sosyal medya paylaşımları nedeniyle Cumhurbaşkanı’nın oğlu Bilal Erdoğan ve Erdoğan’ın eski avukatı Mustafa Doğan İnal tarafından toplam 500 bin TL talebiyle iki ayrı tazminat davası açıldı.

“SANSÜR YASASI DEVREDE: TUTUKLAMA, GÖZALTI!”

-Son iki ayda ‘sansür yasası’ olarak adlandırılan Türk Ceza Kanunu’na eklenen TCK 217/A ‘halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma’ maddesi gerekçe gösterilerek gazetecilere yönelik başlatılan soruşturma, gözaltı ve tutuklamalardaki artış dikkat çekti. 31 Ekim’de T24’te ‘MİT’in Cumhurbaşkanlığına sunduğu yargı raporunda ne var?’ başlıklı yazı kaleme alan gazeteci Tolga Şardan ‘halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma’ suçlamasıyla gözaltına alınarak, tutuklandı. 5 günlük tutukluluğun ardından tahliye edilen Şardan’ın yargılanması sürüyor.

-Yine, TCK 217/A gerekçe gösterilerek haberleri ve sosyal medya paylaşımları nedeniyle Halk TV Muhabiri Dinçer Gökçe, Kısa Dalga Yazarı Cengiz Erdinç gözaltına alınırken, Bianet Editörü Evrim Kepenek ifadeye çağırıldı. Gazeteciler Uğur Şahin, İsmail Arı ve Uğur Koç ile Zübeyde Sarı hakkında soruşturma başlatıldı.

“HABERE, YORUMA TAHAMMÜL YOK!”

-Bursa’da yerel bir gazete yöneticisi Yaman Kaya otomobiliyle seyir halindeyken silahlı saldırıya uğradı.

-İçişleri eski Bakanı ve AKP İstanbul Milletvekili Süleyman Soylu, gazeteci Saygı Öztürk, Tolga Şardan, Orhan Uğuroğlu ve Cengiz Demirel’i yaptıkları haberler nedeniyle hedef aldı.

-Gazeteci Murat Ağırel futbol dünyasındaki usulsüzlük haberleri nedeniyle tehdit edildi.

-Gazeteci Alican Uludağ, MHP’nin iki üst düzey yöneticisi tarafından tehdit edildi.

-Gazeteciler Nevşin Mengü ve İbrahim Haskoloğlu, İsrail’in Filistin saldırısına ilişkin yorumları nedeniyle hedef gösterildi.

“RTÜK’ÜN HEDEFİNDE TV VE SİTELER VAR”

-RTÜK, Ekim ayında Halk TV’ye Ayşenur Arslan’ın Medya Mahallesi programındaki değerlendirmeleri ile Haber Masası programında Altın Portakal’a ilişkin Kültür ve Turizm Bakanlığı’na yöneltilen eleştiriler sebebiyle 5 kez program durdurma ve üst sınırdan idari para cezası verdi. Kasım ayında da farklı iki programda gazetecilerin ifadeleri nedeniyle yüzde 3 idari para cezası uyguladı.

-MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin Gazze açıklamalarının değerlendirildiği Flash Haber TV’deki Başkentte Gündem isimli programda gazetecilerin ifadeleri nedeniyle kanala üst sınırdan idari para ve 5 kez program durdurma cezası verildi.

-Gazeteciler Merdan Yanardağ ile Emre Kongar’ın Tele 1’de yayınlanan 18 Dakika programdaki ifadeleri nedeniyle Tele 1’e üç kere yüzde 3, gazeteci Fatih Ertürk’ün Başkentte Gündem programında emekli ikramiyesi ile ilgili değerlendirmeleri nedeniyle Flash Haber’e yüzde 3, Zafer Arapkirli’nin Medya Terapi programında köprü ve otoyol zamları ve Fidan-Blinken tokalaşması ile ilgili değerlendirmeleri nedeniyle KRT’ye iki kez yüzde 3 idari para cezası yaptırımı uygulandı.

-DW Türkçe’nin geçtiğimiz sene erişime engellendikten sonra Türkiye’de kullanmaya başladığı yeni alan adları da RTÜK’ün şikâyeti ve mahkeme kararıyla erişime engellendi.

“DÜNYADA İLK: MİCROSOFT T24’Ü ERİŞİME KAPATTI!”

-Kasım ayında erişim engelleri konusunda dünyada bir ilke imza atıldı. Microsoft firması Beşiktaş’ın geçici teknik direktörü Burak Yılmaz’ın, eşine ‘şiddet uyguladığı’ iddialarına verdiği yanıtı içeren haberi nedeniyle T24’ün bütün içeriklerine erişimi engelledi.

-Erişim engellemeleri konusunda bir kez daha hak ihlali kararı veren Anayasa Mahkemesi Artı Gerçek’ e getirilen bir erişim engelini ifade ve basın özgürlüğüne aykırı bularak iptal etti.

-Haber ve içeriklere yönelik erişim engellemeleri de son ik ayda hız kesmeden devam etti. İfade Özgürlüğü Derneği’nin verilerine göre; Halkbank’ın bir çete reisine Kredi Garanti Fonu desteği ile verdiği 700 milyon TL kredi hakkındaki haberler, BirGün yazarı Timur Soykan’ın ‘Başsavcının rüşvet çığlığı: Çürüyoruz’ başlıklı yazısı ile bu yazıya getirilen erişime engelleme kararlarının haberleri, Engelli Web’teki ‘Adliyedeki rüşvet çarkı haberlerine yaptırım uygulanması haberlerinin silinmesi haberlerinin silinmesi haberlerinin silinmesi’ başlıklı duyuru, Milli Eğitim Bakanlığı’nda Hizbullah kadrolaşması haberleri, İskenderun’da bir fabrikada meydana gelen yangında yanan işçiye ilişkin haberler, T24 yazarı Tolga Şardan‘ın ‘MİT’in Cumhurbaşkanlığı’na sunduğu yargı raporunda neler var?’ başlıklı yazısı, Mardin’de 8 ve 9 yaşındaki çocuklara nişan yapılmasına ilişkin haberler ve Kanal İstanbul’un geçeceği bölgeden kimlerin arazi aldığı ile ilgili haberlere erişim engeli getirildi.”

Çakırözer, rapora ilişkin ayrıca yaptığı açıklamada ise şunları söyledi:

“KARA TABLO DEĞİŞMEDİ”

“Türkiye’de basın özgürlüğü alanında yaşadığımız kara tablo, maalesef ekim kasım aylarında değişmedi. Tam 144 kez gazeteciler hakim karşısına çıktı. Haberini, yorumunu savunmak zorunda bırakıldı. Türkiye’de RTÜK yine televizyonlara ceza yağdırdı. Konukların ya da sunucuların en basit ifade özgürlüğünü kullandığı yorumları değerlendirmeleri nedeniyle. Yine Türkiye’de hatta dünyada bir ilk yaşandı. Microsoft, ilk kez bir siteye T24 sitesine erişimi tamamen engelledi. Erişim engellemeleri çok büyük sıkıntı olmaya devam ediyor. Türkiye’de yargıdaki çürümeyi, adliyedeki skandalları, yerel merkezi idaredeki görevi suistimalleri, taciz iddialarını haberleştiren gazetecilerin belgeli haberleri maalesef ortak hafızamızdan yok ediliyor erişim engelleriyle. Hatta ekim kasım ayında en büyük skandallardan biri de erişim engellerini takip eden sivil toplum örgütünün erişim engellerine ilişkin haberinin engellendiği haberinin engellediği haberinin engellenmesi. Artık erişim engellerinin kamuoyu tarafından bilinmesini dahi istemiyor sansürcü yaklaşım.

“TCK 217/A MADDESİNDEN GAZETECİLERE YÖNELİK SORUŞTURMA, GÖZALTI VE TUTUKLAMALARDA OLAĞANÜSTÜ ARTIŞ YAŞANDI”

Yine ekim-kasım aylarında bundan bir yıl önce çıkan sansür yasası dediğimiz TCK 217/A maddesinden gazetecilere yönelik soruşturma, gözaltı ve tutuklamalarda olağanüstü artış yaşandı. 8 gazeteci, neredeyse bir hafta 10 günlük süre içinde sadece bu madde nedeniyle soruşturma, gözaltı ve tutuklamalarla karşı karşıya kaldı. Yine siyasetçilerin gazetecilere hedef alan değerlendirmeleri, ekim kasım aylarına damgasını vurdu. Alican Uludağ, iki MHP yöneticisi tarafından ayrı ayrı hedefe kondu. Murat Ağırel, yaptığı yayın nedeniyle tehdit edildi. Anadolu’da birçok yerel gazeteci yaptıkları haber nedeniyle ölümle dahi tehdit edildiler. 25 Kasım Kadına Yönelik Şiddeti Önleme Günü’nde haber yapmak isteyen gazeteciler gözaltına alındı. Yani 60 günlük süreçte yine gazeteciler yasaklamalar, sansürler, tehditler, kısıtlamalarla karşı karşıya kaldı. Basın özgürlüğü olmadan demokrasi olmaz. Demokrasi ve hukuk devletinin olmazsa olmazı basın ve ifade özgürlüğüdür.”

 

Ajanslar

İlgili Terimler :

YORUMLAR