İngiltere, Kaddafi’yi devirmek için cihatçıları nasıl destekledi?

04.06.2017 18:01

238 Kişi Okumuş

0 Yorum

İngiltere, Kaddafi’yi devirmek için cihatçıları nasıl destekledi?

FHA- Manchester katliamı sonrası saldırganın Libya bağlantısı herkesi “şoke” ederken, Britanya’nın 2011 yılında Kaddafi’yi devirmek için El Kaide bağlantılı cihatçılara nasıl destek verdiği unutulmuş görünüyor.

İngiltere’nin Manchester kentinde bir konser alanına düzenlenen ve 22 kişinin ölümüne neden olan katliamın ardından, saldırgan Salman Abedi’nin Libya bağlantısı ve İngiliz devletinin “sorumluluğu” tartışılıyor.

Oysa 2011 yılında Libya lideri Muammer Kaddafi’yi deviren El Kaide/NATO operasyonunun en büyük destekçisi Britanya hükümetiydi ve şimdiki Başbakan Theresa May de o zamanlar İçişleri Bakanı’ydı.

Üstelik saldırgan Salman Abedi, cihatçı eğilimlerini gizleyen birisi ya da devletin bilmediği bir “yalnız kurt” değildi.

Britanya devleti, 2011 yılındaki Kaddafi karşıtı “isyan” boyunca, Libyalı cihatçıların Libya’daki silahlı kalkışmaya katılmasını teşvik etti, bazı örneklerde bizzat gönderdi.

Middle East Eye’dan Amandla Thomas-Johnson ve Simon Hooper’ın haberine göre, 2011’de Libya’ya giden ve şu anda Britanya’da bulunan eski savaşçılar, hükümetin suçlarını ifşa etti.

Bu cihatçılar, İngiliz yetkililer tarafından kendilerine “hiçbir soru sorulmadığını” söylüyorlar.

Örneğin, Libya kökenli bir Britanya vatandaşı, 2011 yılında, Irak’taki “militan gruplara” katılacağı korkusuyla devlet tarafından ev hapsinde tutulurken, Libya’ya Kaddafi’yi devirecek operasyona katılmaya gidebilmiş.

Libya’ya gidebilmesinin kendisini “şok ettiğini” söyleyen eski cihatçı, “Bana izin verdiler, hiç soru sormadılar” diyor.

İsmini vermeyen bu eski cihatçı, o sıralar Londra’da başka Libya kökenli Britanyalılarla da toplandıklarını, bu görüştüğü kimselerin de devlet tarafından izlendiklerini açıklıyor.

Devlet tarafından kontrol edildikleri için pasaportları da olmayan bu cihatçılar, Libya’ya gitmek için sahte pasaport bulmanın ya da kaçak yollarla gitmenin yollarını arıyorlarmış.

Ancak devlet, üzerlerindeki kontrolü kaldırınca, pasaportları da iade edilmiş!

Kaynak, bu cihatçıların “eski tüfek” Libya İslami Savaş Grubu (LİSG) üyeleri olduklarını ve devletin de bunların ne yaptıklarını bildiğini vurguluyor. LİSG, 2005 yılından bu yana Britanya’nın “terör örgütleri” listesinde yer alıyor.

Bir başka cihatçı, Britanya vatandaşı Bilal Yunus (Belal Younis) ise, 2011 yılının başlarında Libya’dan Britanya’ya döndüğünde bir MI5 (İngiliz iç güvenlik servisi) ajanı tarafından sorgulanmış.

Ajanın kendisine, “Savaşa mı gitmek istiyorsun?” diye sorduğunu aktaran Yunus, cevap için zaman istediği sırada ajanın kendisine dönerek, “Britanya hükümetinin Kaddafi’ye karşı savaşan insanlarla bir problemi olmadığını” söylediğine dikkat çekiyor.

Daha da ilginci, Bilal Yunus Mayıs 2011’de Libya’ya gitmek istiyor ve havaalanında iki terörle mücadele polisi tarafından, “Libya’ya savaşmaya gidersen suç işlersin” diyerek engelleniyor.

Ancak Yunus, daha önce kendisini sorgulayan MI5 ajanının ismini ve telefonunu polislere veriyor, polisler ajanla görüşüyor ve Yunus’a izin veriyorlar.

Yunus uçağa binmeyi beklerken, aynı MI5 ajanı arıyor ve Yunus’a “icabına baktım” diyor.

Hükümetin Libya’ya savaşa gidenlere hiçbir engel çıkartmadığını kaydeden Yunus, İngiltere’den Libya’ya savaşa gidenlerin de çoğunun genç ve Manchester’dan olduğunu savunuyor.

Yine bir başka ismini vermek istemeyen Britanya vatandaşı, Libya ve Suriye’de savaştığını ve Britanya hükümetinni hiçbir sorun çıkartmadığını söylüyor.

Bu cihatçının anlattığına göre, Britanya’dan giden cihatçılar ya Tunus ya da Malta yoluyla Libya’ya geçiyordu.

Yine 2011 yılında Libya’ya birçok kez “insani yardım işi” için seyahat eden bir Britanya vatandaşı da, kendisine hiçbir zaman Libya’ya neden gittiğinin sorulmadığını belirtiyor.

Abedi’yi tanıyan bir kişi ise şu ilginç yorumu yapıyor: “Dün uyuşturucu satıyorlardı, bugün Müslümanlar.”

Bir başka Libya kökenli Britanya vatandaşı, Kaddafi devrilmeden önce nasıl “PR kampanyası” yaptığını anlatıyor.

Bu kişi, Bingazi’de İngiliz SAS ve İrlandalı özel kuvvetler tarafından eğitilen cihatçıların videolarını edit etmekle görevliydi.

Kaynağın söylediğine göre bu videolar “Arapça neşidlerden oluşan ucuz videolar” değildi. Videolarda, SAS birliğinin yanı sıra cihatçılara destek veren Katarlılar ve BAE’liler de görülüyordu.

Bu video üreticisi, “isyancı” komutanlar tarafından genç Libyalıları kamera kullanımı eğitimi ve bu şekilde videoları “uluslararası medyaya satmak” konusunda da görevlendirilmiş.

Belki de Britanya’nın tutumunu en iyi özetleyen şey, bu ülkeden sığınma alan bir LİSG üyesinin, Ziad Hashem’in hikâyesi. Hashem, “Libya devrimi” başladığında 18 ay hapis cezasına çarptırılmıştı ve ev hapsinde tutuluyordu.

Ancak Hashem, “Devrim başladığında, Britanya’da durumlar değişti. Bana yönelik sözleri ve bana yaklaşımları değişikti” diyor.

FARS HABER AJANSI

İlgili Terimler :

YORUMLAR