İran’da protestolar 14. gününde: ‘Hastaneler yaralılarla dolup taşıyor’
İran’ın büyük bölümüne yayılan protestolar 14. gününde devam ediyor. İnsan hakları grupları en az 50 kişinin hayatını kaybettiğini bildirdi.
Sokaklarda gösteriler devam ederken yetkililerin baskıyı artırdığına dair işaretler var.
İran hükümeti 10 Ocak’ta yaptığı açıklamada son 48 saattir ülke çapında devam eden kesintilerden sorumlu olduğunu kabul etti.
İki farklı hastanede görevli bir doktor ve bir sağlık görevlisi BBC’ye yaralıların sayısıyla baş etmekte zorlandıklarını anlattı.
Bir doktor, Tahran’daki bir göz hastanesinin kriz moduna geçtiğini söylerken, BBC başka bir hastanedeki bir sağlık görevlisinden de hasta akınıyla başa çıkacak yeterli cerrahlarının olmadığına dair bir mesaj aldı.
ABD Başkanı Donald Trump 9 Ocak Cuma günü, İran’ın “başının belada” olduğunu söyledi ve “Ateş etmeye başlarsanız biz de ateş etmeye başlarız” uyarısında bulundu.
İran, BM Güvenlik Konseyi’ne yazdığı bir mektupta, ABD’yi protestoları “şiddet içeren yıkıcı eylemlere ve yaygın vandalizme” dönüştürmekle suçladı.
Diğer yandan uluslararası liderler barışçıl protesto hakkının korunması çağrısında bulundu.
‘Göz hastanesi kriz moduna geçti’
14. günde devam eden hükümet karşıtı protestolar, onlarca şehre yayıldı ve iki insan hakları grubu en az 50 protestocunun öldürüldüğünü bildirdi.
BBC ve diğer birçok uluslararası haber kuruluşunun İran içinde haber yapmasına izin verilmiyor.
Ülke çapında 8 Ocak Perşembe akşamından beri internet kesintisi devam ediyor, bu da bilgi edinmeyi ve doğrulamayı zorlaştırıyor.
Cuma gecesi Starlink uydu interneti aracılığıyla BBC ile iletişime geçen İranlı bir doktor, Tahran’ın ana göz hastalıkları merkezi olan Farabi Hastanesi’nin kriz moduna geçtiğini ve acil servislerin yetersiz kaldığını söyledi.
Acil olmayan yatışların ve ameliyatların askıya alındığı ve personelin acil durumlarla ilgilenmek üzere görevlendirildiği belirtildi.
BBC ayrıca Perşembe günü güneybatıdaki Şiraz şehrindeki bir hastanede görevli bir sağlık görevlisinden video ve sesli bir mesaj elde etti.
Sağlık görevlisi, çok sayıda yaralının getirildiğini ve hastanenin bu yoğunluğa yetecek kadar cerrahı olmadığını söyledi. Yaralıların çoğunun baş ve gözlerinde kurşun yaraları olduğunu iddia etti.
ABD merkezli İnsan Hakları Aktivistleri Haber Ajansı’na (HRANA) göre, 28 Aralık’ta başlayan protestolardan bu yana en az 50 protestocu ve 15 güvenlik görevlisi öldürüldü.
Aynı ajans, 2.311’den fazla kişinin de tutuklandığını bildirdi.
Norveç merkezli İran İnsan Hakları Örgütü (IHRNGO), aralarında dokuz çocuğun da bulunduğu en az 51 protestocunun öldürüldüğünü bildirdi.
BBC Farsça, bu kişilerden 22’sinin aileleriyle görüştü ve kimliklerini doğruladı.
Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri sözcüsü Stéphane Dujarric, konuyla ilgili açıklamasında can kayıplarını eleştirdi.
“Dünyanın her yerinde insanların barışçıl bir şekilde gösteri yapma hakkı ve hükümetlerin de bu hakkı koruma ve bu hakka saygı gösterilmesini sağlama sorumluluğu var” dedi.
Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, İngiltere Başbakanı Keir Starmer ve Almanya Başbakanı Friedrich Merz ortak bir bildiri yayınlayarak, “İran yetkililerinin kendi halkını koruma sorumluluğu var. Misilleme korkusu olmaksızın ifade özgürlüğüne ve barışçıl toplanmaya izin verilmeli.”
İran’ın dini lideri Ayetullah Ali Hamaney, Cuma günü televizyonda yayınlanan konuşmasında, “İslam Cumhuriyeti, yüz binlerce şerefli insanın kanıyla iktidara geldi ve bunu inkar edenlerin karşısında geri adım atmayacak” ifadelerini kullandı.
Daha sonra yaptığı bir başka konuşmada ise Hamaney, İran’ın “yıkıcı unsurlarla mücadele etmekten kaçınmayacağını” söyleyerek mesajı yineledi.
Kaynak: BBC Türkçe
-
Cahit Kılıç: Dünyamızı Kirletenler…
-
Erkan Saltan: Merhaba sabah…
-
Rusya’dan Ukrayna’ya dört günde ikinci büyük bombardıman
-
UNICEF: İsrail, ateşkese rağmen Gazze’de 100’den fazla çocuğu öldürdü
-
Paris’te traktörlü isyan: Çiftçiler AB-Mercosur anlaşmasına karşı
-
Trump’tan İran’la ticaret yapan ülkelere yüzde 25 ek gümrük vergisi kararı
