Konuk Yazar: Cehaletin Çarpık Yüzü

06.03.2018 09:36

721 Kişi Okumuş

0 Yorum

Konuk Yazar: Cehaletin Çarpık Yüzü

Bülent Pakman

Tarihi fesli şizofrenden öğrenip bana laf yetiştirebileceklerini zanneden yeni sığ kafalı hacı-hoca yetmelerine ne diyeyim bilemiyorum.

Diyorlar ki: “Kimse lale devri günlerini özlemiyormuş” da “kralların sadrazamla denk düştüğü günler özleniyormuş” da…

Be adam, bir kere Osmanlı’da “kral” yoktu, hiçbir zaman olmadı. Türk tarihinde de yoktu, ki Osmanlı Türk sayılmazdı ama yine de kralları olmamıştı.

Neyse, yeni yetmeliğine verelim ve diyelim ki bunak feslinin hayranı sürç-ü lisan etmiş.

Osmanlının zirvesi Kanuni dönemi. Sonrasnda Viyana’dan dönüş ve düşüş başladığına göre. Eee Kanuni sadrazamına denk mi düşmüş? Adam sadrazamının boynunu kılıçla vurdurmuş. Denkliğe bak.

Bu ne ki? Osmanlının 1453 – 1821 yılları arasında Padişahlar 44 sadrazamlarını idam ettirmişler.

Fesli bunağın hayranına göre “Padisahların entellektüel kişiler olduğu günleri özleniyormuş”. Bakın bunun ilk kısmı doğru. Yani padişahların entellektüel oldukları. Şehzadelerin işi yok gücü yok, bir gün biri, diğeri ötekisi, korsanların Akdenizden özel olarak savunmasız ticari gemileri basıp kaçırdıkları zavallı kızlarla şeyhülislamlara verdikleri siparişlerden uyduruk fetvalar alıp cariye dedikleriyle geçirdikleri zevk-ü sefa geceleri dışında yaptıkları eğitim almak olmuş. Almışlar da.

Bu arada bazı şehzadeler de bu nimetlerden yoksun kalmışlar. Kapatıldıkları 4 duvar arasında delirmişler. Acaba bugün mü yarın mı ağabeyim beni boğduracak diye düşünürlerken. Ama Allah’ın kaderi delilerden bazıları bir sabah bakmışlar ki kimileri küt diye padişah oluvermişler. Odalarından çıkarılmalarına direnmişler, olsa olsa beni zindanda boğdurucaklar, bunlardan ne beklenir, başka ne olabilir ki diye.

Fesli bunağın hayranına göre “bizim inşaat ilmimiz Mimar Sinan in yanindan bile geçemiyormuş”.

Ben inşaat mühendisiyim ya. Güya tarihi fesli şizofrenden öğrenen yeni yetme bana laf çarptığını zannediyor. Güya hazret-i yeni yetme inşaat mühendisi. Oy almak için her tarafa açılan fakültelerin birinden mezun. Bana ders verecek aklınca. Bu arada sormak gerekir, “Sinan in” diye bir ifade hangi dil ve yazım kuralında var? Neyse buna da sürç-ü lisan diyelim ve devam edelim.

Elbette ki Sinan takdir edilecek bir şahsiyet. Onun ile ilgili güzel bilgileri ODTÜ İnşaat Bölümündeki hocamdan Erhan Karaesmen’den bizzat almış biriyim. Ama hakkında bilinenler neredeyse efsane, bunların arasında kellesini Osmanlı hanedanından zor kurtarmış olduğu da var.

İnşaat ilmi diyorsan azıcık dur bakalım. Dar kafana göre hareket edersen hiçbir yere varamazsın. Mısır piramitleri 4500 yıl önce, Göbeklitepe 10-12 bin yıl önce inşa edilmiş, Süleymaniye ise 460 yıl önce.

İnşaat ilmi diyorsan buyur Leonardo Da Vinci’nin Osmanlı padişahı II. Beyazıt’a yaptığı İstanbul Boğazı için köprü projesi. Var mı Mimar Siman’ın böyle projesi diyeceğim ama amacım elmayla armutu bir tutup gereksiz insanlarla “tarak” yarışı yapmak değil.

İlim sadece inşaat alanında mıydı o Osmanlının beğendiğiniz dönemince? Mesela uçma ilminin mucidi Hezarfen, harita ilminin üstadı Piri Reis hangi dönemde idam edildiler? Ya suçu “kabir azabı yoktur” demek olan Şeyh İsmail Maşuki?

Keşke Yunan galip gelseydi diyebilen fesli bunağın hayranı “inşaat ilmimiz Mimar Sinan in yanindan bile geçemiyor” diyor ve bununla mesela Sinan’ın köprülerini de kasdetmek istiyor. Hatırlatmak gerekir ki günümüzde asma köprüler inşa ediliyor. İstanbul Boğazında bunlardan 3 adedi var. Bunları yapan Türk değil diyebilir hazret. İslam dünyası 500 yıldır bilime hiçbir katkı yapmamış. Yani ortada bir sorun varsa bu Türklere ait değil, İslam dünyasına özetle İslam dinine ait. Ayrıca “senin inşaat ilmin” öyle olabilir ama bizimki öyle değil.

Sonuç: Sığlığı ikna edebilmemiz mümkün değil. Birlikte de nereye kadar yaşayabiliriz? Sonumuz yıkım. Tıpkı bizden önceki Türk devletlerinin başına geldiği gibi.

İlgili Terimler :

YORUMLAR