Müslümanların Belası Mezhep Eksenli Gerilimlerdir

27.07.2018 11:24

316 Kişi Okumuş

0 Yorum

Müslümanların Belası Mezhep Eksenli Gerilimlerdir

Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, BRICS Zirvesi’nin özel konuğu olarak gittiği Güney Afrika’da Müslüman kanaat önderleriyle buluştuğu toplantıda konuşma yaptı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Hyatt Regency Otel’de Güney Afrika Cumhuriyeti’ndeki Müslüman toplumunun kanaat önderleri ile bir araya geldi. Güney Afrika Cumhuriyeti’nde 7 yıl sonra bir kez daha bulunmaktan büyük memnuniyet duyduğunu dile getiren Erdoğan, İslam İşbirliği Teşkilatı Dönem Başkanı olarak kendisini ve Türkiye’yi BRICS Liderler Zirvesi’ne davet eden Güney Afrika Devlet Başkanı Cryil Ramaphosa’ya teşekkür etti, yarın kendisiyle bir araya geleceklerini söyledi.

Tüm katılımcılara teşriflerinden dolayı teşekkürlerini ileten Erdoğan, şöyle konuştu:

— Rabbim sağlık ve imkan verdikçe Müslümanlarla beraber tüm insanlığın refah, huzur ve insanlığın bu noktada esenliği için çalışmayı sürdüreceğiz. ‘Dünya 5’ten büyüktür’ diyerek bayraklaştırdığımız hak ve adalet mücadelesini kararlılıkla devam ettireceğiz. Biz işte bu niyet ve özlemle Afrikalının da Filistinlinin de Bosnalının da Suriyelinin de Arakanlının da Türkistanlının da yanındayız. Dünyada zulüm bitene, masumların yüzü gülene, mağdurların gözyaşı dinene kadar bu mücadeleyi sürdüreceğiz.

— Sizlerle sadece ikili konularda değil Kudüs davasından İslamofobi ve terörle mücadeleye kadar geniş bir alanda ciddi bir iş birliği zeminimizin olduğunu düşünüyorum. Güney Afrika Müslümanları mücadeleci bir gelenekten geliyor. Buradaki kardeşlerim 10 yıllardır Filistin meselesi başta olmak üzere İslam dünyasını ilgilendiren tüm konularda aktif bir tavır sergiliyor.

— Batılı ülkeler sınırlarına dayanmış insanları dikenli tel örgülere mahkum ederken, sahile vuran Aylan bebeklerin çocuk bedenleri karşısında kıllarını kıpırdatmazken sizler tüm imkanlarınızı Suriye için seferber ettiniz. Bir asır önce ecdadımız  istiklal mücadelesi verirken yaptığınız gibi Suriyeli kardeşlerimizin hak, adalet ve özgürlük mücadelesini sonuna kadar desteklediniz. Biz de Türkiye olarak 3.5 milyon Müslüman Suriyeli kardeşimize kapılarımızı açarak en zor günlerinde onların yanında olduk. Batılı ülkelerin mültecileri Akdeniz’in sularında ölüme terk ettiği o günlerde biz kendi kaynaklarımızdan 32 milyar doların üzerinde para harcadık. Suriyeli mazlumları ne devlet terörü uygulayan rejimin, ne de terör örgütlerinin insafına asla terk etmedik. İnşallah bundan sonra da dünyadaki tüm mazlum ve mağdurlarla dayanışmamızı sürdüreceğiz.

— Tıpkı küçük bir kurdun koskoca ağacı çürüttüğü gibi, Müslümanların enerjisini içeriden tüketen asıl bela terör ve mezhep eksenli gerilimlerdir. Proje terör örgütleri, dinimizin kutsal kavramlarını kullanarak masumların canına kıyıyor, camilere saldırıyor, cuma namazında insanları katlediyor. İslam kardeşliğini dinamitleyen ve belli güçler tarafından piyasaya sürülen bu proje terör örgütleri, adeta bir mantar gibi farklı coğrafyalarda türüyor. Deşifre olunca da yerlerini diğerlerine bırakıyor.

– Aynı şekilde Boko Haram, Eş-Şebab gibi yapılar namlularını önce Müslümanlara çevirmiştir. Ülkemizde FETÖ ve PKK gibi örgütler, sadece kendi kardeşlerimizi katleden fesat yuvalarıdır. FETÖ’nün, Amerika’dan sonra en yoğun olduğu yer Güney Afrika Cumhuriyeti’dir. Buradalar ve bunlar Müslüman görünümü altında İslam’a en büyük darbeyi vurmuşlardır.

– FETÖ’nün, Güney Afrika’da özellikle eğitim kurumları üzerinden Müslümanları kendi yanına çekmeye çalıştığının farkındayız. Bir kardeşiniz olarak şu ikazı yapmakta fayda görüyorum. Bu örgütün söylemlerine, büründüğü kılıfa asla aldanmayın. Takiye ve yalan, bunların en rahat kullandıkları araçlardır. Yalanı bunlar kadar rahat kullanan yoktur. Zaten bunların anlayışında bir üçgen vardır. İbadet, ticaret, ihanet. Bu üçgen çok tehlikeli. İbadetle giriyor ama ticaretini de yapıyor. Sonunda da ihanet ediyor. Yapılan bu. Şayet Müslümanlar arasında çocuklarını bunların okullarına gönderenler varsa evlatlarını ne kadar erken kurtarırlarsa o kadar iyidir.

Erdoğan konuşmasını, “Nkosi sikelel’i Afrika” (Tanrı Afrika’yı korusun) ifadesiyle sonlandırdı.

Rasthaber

İlgili Terimler :

YORUMLAR