Okuduğunu bile anlamayan Türkiye’nin yıllara oranla eğitim karnesi…

04.07.2017 08:28

879 Kişi Okumuş

0 Yorum

Okuduğunu bile anlamayan Türkiye’nin yıllara oranla eğitim karnesi…

Ragıp İlbeyi
ilbeyi.rk@gmail.com

Tüm ülkeler ilerleyip kaliteli bir eğitim için seferberlik gösterirken, Türkiye Milli Eğitimi / sınav geçme odaklı / soru ve cevap ezberleyen ancak konuları okumayan ve böylelikle mezun olup mesleği hakkındaki detayları ihtiyacı oldukça internet arama motorlarından öğrenen bir nesil yetiştiriyor!

Doktor dahi ilaç yazmak için Google’a danışıyor!

Evet, evet yanlış duymadınız aynen böyle yapıyor…

Sözü uzatmayalım. Demek ki bu ülke için birileri adam yetiştirmeyi değil mongol yetiştirmeyi uygun görmüş!

İman ettiğini İDDİA edip, KUR-AN’İ KERİM okumaya üşenip, Allah’ın emir ve yasaklarının zıttını yapıp, hurafe ve geleneği din edinerek, ALLAH’A DİN ÖĞRETMEYE ÇALIŞAN bir ülkenin geleceği son nokta budur!

Türkiye halkı bu gidişle daha fazla beyin göçü verirken, yazı yazmayı dahi bilmeyen sözde profesörlerin ülkesi olmaya devam edecektir.

Öyle ya, birileri de eğitim seviyesinin artmasından rahatsızlık duyuyordu. Çünkü insanlar okudukça aydınlanıyor ve eğriyi, doğruyu at gözlükleri olmaksızın tarafsızca tahlil edebiliyor, iktidarı ve sistemi sorgulayabiliyordu.

Hâl böyle olunca, sistem okumuş cahiller yetiştirmeyi prensip haline getirip, ağaç yaşken eğilir atasözünden yola çıkarak diplomalı yobazlar üretir oldu.

İslam aydınlanma, sorgulama ve karanlıklarla mücadeleyi emreder. Bu nedenle Allah’ın elçisi Abdullah oğlu Muhammed CAHİLİYE ile savaşmıştır. Yine bu nedenle gerçek ismi Yesrip olan şehrin adını Medine olarak değiştirmiştir. Çünkü bedevî kültüründen sıyrılan halk sehirleşmiştir. Her ne kadar Arapça anlamıyla şehir anlamına gelse de Medine, MEDENİYET demektir.

İşte İslâm böylesine medeni bir dindir. Ancak bu medeniyet Abdullah oğlu Muhammed’in vefatı ile son buldu.

Son buldu çünkü; Müslümanlar, dünya menfaatini din olarak benimsedi.

Menfaat, Allah sevgisi ve korkusunun önüne geçince Hz. Muhammed’den intikam alırcasına peygamberin soyuna ve ailesine karşı bir savaşın içine girildi.

Tek tek intikam alındı…

İlk kurban ise KEVSER süresi ve onlarca ayetin kahramanı olan FATIMA ZEHRA’ydı. Ardından tek tek Hz. Ali, Hz. Hasan ve Hz. Hüseyin bebekleri, kardeşleri, çocukları, akrabaları ve dostları ile katledildi. Ancak bu sözde Müslümanlar o kadar nefret ile doluydular ki onlardan sonra gelen imamlara ve MÜMİNLERE dahi işkence ediyor veya katlediyordu.

Şimdi merak ediyorsunuzdur “nereden geldi bu adam bu konuya” diye…

Uyanın efendiler uyanın!

Uyanın ey uyuyan güzeller uyanın!

Şu anlattıklarımı hangi imam-hatip orta okulu, lisesi ve ilahiyatı anlatıyor… Uyanın…

Amaç şu; Muaviye’ye biat edip imam Ali’ye küfredecek namaz ve ibadet ehli, teravih ve oruç ehli, yarım hicap, çeyrek inanç, sıfır iman, bol gelenek, tam hurafe ile dolu bir ümmet yaratmak!

İslam bunu kesinlikle ayaklar altına alır!

Allah’ın ilk emri “oku” olmasına rağmen bu cahiller kendilerine nasıl Müslüman diyebilir?

Bu gidişat insanı helak olmaya sürükler… Başımıza yeni Yezitler, Fir-avn’lar peydahlar…

Bu gidiş öyle bir merdivendir ki; cehalet, münafıklık, fasıklık, müşriklik ve şirk olarak devam eder…

Uyanın, okuyun, sorgulayın, aklınızı kullanın ve sizi uyuşturan her türlü jargondan uzak durun.

Biz insanız, özgür, akıllı, basiret sahibi, erdemli ve yalnız Allah’a kul olmak zorundayız!

Şimdi kendini oku, ilahi kitabı oku ve bir eğitim veya dünya ve yerli edebiyat eserlerinden bir kitap edin.

Oku sosyalleş! Araştır, sorgula, üret ve sisteme köle olma!

Muhakkak ki Allah bunları emrediyor!

Görüntünün olası içeriği: yazı
İlgili Terimler :

YORUMLAR