Oltayla Darbe yapmak!

09.04.2021 18:54

603 Kişi Okumuş

0 Yorum

Oltayla Darbe yapmak!

Cahit Kılıç

cahitkilic@tanyerihaber.com

 

Hemen herkesin sıklıkla kullandığı bir cümle var: “Türkiye, zorlu bir süreçten geçiyor

Türkiye’nin bir yerden geçtiği yok; Türkiye tsunumi sebebiyle deryaya gark olmuş, boğulmamak için debeleniyor…

İşte bu debelenmeden bir nebze sıyrılmak için çırpınan algı pehlivanı Tayyip Erdoğan, her zamanki gibi yine dört ayak üstüne düştü.

Cehaletin kol gezdiği iktidar cenahında, TBMM başkanın Montrö çıkışı, peşinden çark edişi ve özellikle Kemal Kılıçdaroğlu’nun hemen her gün üst üste 128 milyar doların kime verildiğini soran yaylım ateşi can sıkarken…

Bir gece vaktinde 104 amiralin bildirisi, algı pehlivanına ve şürekâsına adeta can simidi oldu.

Saniye sektirmeden, Meral Akşener’in deyimiyle “üstünde tepinmeye” başladılar…

Üsluplarında sorun olsa da, yüzde yüz haklı oldukları, meslekleri gereği bu Montrö sözleşmesi konusunda uzman olmaları ve birer vatandaş olarak ülke adına söz söylemeleri; anayasal ve demokratik haklarının olması kimin umurunda?!

Bu ülkede tek haklı kişi ve demokratik hakları sonuna kadar kullanacak olan yalnızca Tayyip Erdoğan’dır…

Geriye kalan vatandaşlar figüran, bilgiler ve doğrular teferruattır…

***

Ve tabiî ki…

Kraldan çok kralcı taifesi, devrimizin “Pravdalarında” hücuma geçtiler… Bunca yardakçıyı kim tutar gayri…

“Darbeci” yaftasını bin bir türlü oyunla yapıştırmaya başladılar hemen…

Bir sosyal medya kullanıcısı, denizci olmaları hasebiyle şöyle dalga geçiyordu algıcılarla: “Oltayla darbe yapacaklar!”

***

Bu arada bir başka yanlış da Meral Akşener’den geldi…

Belki “Zamanlamaları yanlış, keşke darbe çağrışımı yapar mülahazası ile hareket etseydiler” demesi gerekirken; “Zevzeklik” tanımlamasıyla hem amirallere haksızlık etti, hem de algıcıların ekmeğine yağ sürdü…

***

Hukukun teslim alındığı, yargının adeta “emir eri” durumuna getirildiği ülkemizde, her adımın enine boyuna düşünülüp atılması gerçeği, elbette ki göz önünde bulundurulmalıdır…

Hâl böyleyken; haklı olarak, bu amiraller neden böyle hareket ettiler sorusu sorulabilir.

Cevabı çok basittir: Her vatanperver, yeri geldiğinde haklı gerçekleri haykırmalıdır. Ancak zaman ve zemini iyi ayarlanmalıdır.

Bunca yalakanın, bunca yardakçının, bunca emir kulunun olduğu bir ülkede; “Dilsiz şeytan olmamak” isteyenlerin de olması tabiîdir…

Kaldı ki bugün; ülke nüfusunun en az yüzde 65’i bu iktidarı istemiyor ve Tayyip Erdoğan da bunu herkesten çok daha iyi biliyor. O nedenledir ki, her olaydan var gücüyle algı yaratacak argümanlar çıkarmanın peşindedir…

***

Ülke gerçeği şudur ki:

Tek kişi iktidarının gücü gittikçe tükenmektedir…

İçeride çöken ekonominin verdiği sıkıntı yetmiyormuş gibi dışarıda da dost diyebileceği ülke kalmamıştır.

Avrupa Birliği, yaptırımları erteliyor sürekli. Üstlerindeki muhalefet ve medya baskısına rağmen, Türkiye gibi stratejik önemi tartışmasız bir ülkeyi Tayyip Erdoğan yüzünden kaybetmemek için direniyorlar…

ABD’den hâlâ telefon bekleniyor. Gelmezse ne olacak?!

Rusya ile ilişkiler eskisi kadar iyi değil. Suriye meselesinde Rusya verdiği tavizleri hâlâ verecek mi?

***

Önemli olan husus şudur: Batı Türkiye’yi Rusya’ya kaptırmamak için nasıl çaba harcıyorsa, Rusya da Türkiye’yi Batı’dan koparıp kendi yedeğine almak istiyor…

Bu kadar önemli bir ülkeyi batma noktasına getiren tek kişi iktidarı, büyük vebal altındadır…


Yazarın yazı arşivine ulaşmak için buraya tıklayınız…

İlgili Terimler :

YORUMLAR