Prof. Dr. Barış Doster: Ermenistan seçimleri, Kafkasya ve büyük güç rekabeti

Kafkasya - 23 Haziran 2026 23:15 A A

Prof. Dr. Barış Doster

dosterb@hotmail.com

Ermenistan’da 7 Haziran’da yapılan genel seçimleri, beklenildiği üzere, Başbakan Nikol Paşinyan liderliğindeki Sivil Sözleşme Partisi, oyların yarısını alarak kazandı. Yine beklenildiği üzere, seçimi kazansa da, anayasal çoğunluk (üçte iki) elde edemedi. Bu tablo, sadece Ermenistan iç siyasetinde değil hem bölgede hem de bölgedeki büyük güç rekabetinde önemli sonuçlar doğurmaya aday.

Neden mi?

Maddeler halinde tartışalım…

Birincisi, Paşinyan, Karabağ konusunda, Azerbaycan’ın bu haklı ve meşru davasında, askeri, siyasi ve diplomatik düzlemde ezici bir yenilgi aldığı halde, halktan güçlü bir destek gördü. Yenilgiye rağmen, hayali Ermenistan değil, gerçek Ermenistan vaadi, Azerbaycan ve Türkiye’yle ilişkileri hızla normalleştirme niyeti, ekonomiyi iyileştirme ve halkı zenginleştirme sözü, karşılık buldu.

İkincisi, Paşinyan, göreve geldiğinde, Rusya’nın bölgedeki ağırlığını hafife almış, batıya, ABD ve Avrupa emperyalizmine fazla güvenmişti. Bunu gören Rusya lideri Putin de, Paşinyan’ı doğrudan, kendi elleriyle dövmek yerine, Azerbaycan’ı Ermenistan karşısında durdurmayarak, Bakü’nün Erivan’ı dövmesini engellemeyerek, Paşinyan’a gerçekleri hatırlatmıştı.

Üçüncüsü, Ermenistan iç siyasetinde, ekonomisinde, güvenlik bürokrasisinde önemli bir Rus ağırlığı var. Rusya’da çok sayıda Ermeni yaşıyor. Paşinyan’ın bu gerçeği kısa sürede, bugünden yarına, akşamdan sabaha değiştirmesi olanaksız. Kabaca 3 milyon nüfusu, 30 bin kilometrekare yüzölçümü, zayıf bir ekonomisi olan Ermenistan, ihracatının yüzde 90’ını Rusya’ya yaparken, doğalgazı Rusya’dan alırken (hem de Avrupa’nın aldığının dörtte biri fiyatına), Rusya’daki Ermeni sayısı yaklaşık 2 milyonken, Paşinyan, istese bile, Moskova’yla daha fazla gerilimi göze alamaz. O nedenle seçimlerden önce, seçimi kazanırsa, ilk yurt dışı gezisini Moskova’ya, sonraki gezisini Brüksel’e yapacağını söylemişti. ABD ve Avrupa’dan büyük destek aldığı halde, kendisine karşı muhalefeti destekleyen Moskova’yı ilk yurt dışı tercihi olarak ilan etmesi, 2018’den beri yürüttüğü liderliğinin ilk döneminde yaptığı hatalardan biraz olsun ders çıkardığını gösteriyor.

Dördüncüsü, Ermenistan bir yandan NATO’yla mümkün olan en iyi ilişkiler kurma, diğer yandan Avrupa Birliği’ne üye olma konusunda çok hevesli. Rusya da, Ermenistan’ın bu hevesine karşılık, hem Avrasya Ekonomik Birliği üyesi hem de Avrupa Birliği üyesi olamayacağını söylüyor. Bunlardan birini tercih et diyor. Ermenistan’ın coğrafi konumu, ticari ilişkileri, enerji bağımlılığı, Rusya’nın Erivan üzerindeki etkisi nedeniyle, Avrasya Ekonomik Birliği’nden kolayca vazgeçmesi mümkün değil.

Beşincisi, Paşinyan, Türkiye ve Azerbaycan’la ilişkileri hızla normalleştirmenin, Ermeni diasporasının Ermenistan üzerindeki, özelde de Ermenistan dış politikası üzerindeki etkisini de kıracağına, bunun Ermenistan’ın batı ülkeleriyle ilişkilerini de daha sağlıklı hale getireceğine inanıyor.

Altıncısı, Ermenistan, Gürcistan’la da sorunlar yaşıyor. Aralarında tarihsel güvensizlik var. İlişkiler şeker renk. Türkiye, Azerbaycan, Rusya ve Gürcistan’la değişik ölçekte, farklı nedenlerle sorun yaşayan Ermenistan’ın iyi ilişkilere sahip olduğu tek bir komşusu var: 44 kilometre sınıra sahip olduğu İran. İran da kendi canının derdinde olduğundan, yıllardır destek verdiği Ermenistan’la çok fazla ilgilenemiyor.

Sonuçta Ermenistan siyasetindeki yeni dönem, sadece bu ülkenin kendisi açısından değil, hem bölge açısından hem de bölgedeki büyük güç rekabeti, yani ABD – Rusya rekabeti açısından önem taşıyor.

 

Kafkasya - 23:15 A A
BENZER HABERLER