SERAZAT- 83 (felsefe-1)

02.03.2021 12:25

379 Kişi Okumuş

0 Yorum

SERAZAT- 83 (felsefe-1)

Han Ayvaz Adıgüzel

hanayvazadiguzel@gmail.com

Felsefeyi tariflere boğmuşlar, oysa o, “neden” ve “niçin” sorularını soracak kadar cesur, bir o kadar da masumdur.
Niçin inanıyorsun sözü gözümüz üste, niçin inanmıyorsun sorusu da başımız üste. Hangi aptalın zoruna gider bu sorular. Eğer ben hazırım dersen:
– Kendini ve evreni anla ve anlamlandır.
– Yaşadığın hayatı ve inancı sorgula.
– Acaba doğru düşünebiliyor muyum de.
Felsefe bilimlerin çatısı olduğundan, sana bilgi birikimi, özgür düşünce, kültür alış verişi vb. sağlar. Kişinin bağnaz hali felsefeyi düşman görünce, felsefe de dini kendine problem yaptı. Oysa o teolojinin(tanrı bilimi) emrindeydi.
Bir şeyi olduğu gibi kabul etmemek, aslında bir eleştiridir. Felsefenin
sahasıdır bu. Peki, eleştirmesin m?
Kur’an’da “yedillah” kelimesi vardır “Allah’ın eli” anlamına gelir. Bunu olduğu gibi kabul mu edelim. Bunu bir misal olarak verdim.
Felsefe düşünmedir, düşünmeyi düşünmedir, tekrar düşünmedir. Kaynağında hayret vardır. Hz. Muhammet’in(canlar feda) orijin
dualarından birisi şu idi:
“İlahi merağımı artır.”
Bilgiye ulaşmanın belli bir yöntemi ve kuralı vardır. Mesela, bilgi kuramı; “bilgiye akılla ulaşılır, varlığa düşünceyle” der. Görüldüğü gibi burada bir tutarlılık hedeflenmiştir.
Din bu soruya şu cevabı vermiştir: “Bilgiye kıyasla, varlığa imanla ulaşılır!”
Felsefe disiplininde cevaplardan çok sorular önemlidir, çünkü o, bilgelik aşkıdır. Soru sormayan toplum, ya suç işlemiştir, ya da suç ortağıdır.
Şu dört şeyi unutmayan felsefesiz yapamaz: “Tanrı dili yaratır, anne öğretir, sevgili güzelleştirir, felsefe zenginleştirir.” Felsefen yoksa diğer üçü ayakta kalmaz.

İlgili Terimler :

YORUMLAR