ZENGİNLİK BÖYLE BİRŞEY İŞTE…

07.03.2021 15:51

278 Kişi Okumuş

0 Yorum

ZENGİNLİK BÖYLE BİRŞEY İŞTE…

Fatma Işık Kaya

Annemi 2018 yılının 28 Ağustos günü kaybettik. Tanrı uzun ömür versin seksenli yaşlarını süren babam ve ben kaldık başbaşa. Evin annesi olmadan yaşını başını almış bir baba ve görme engelli kızının birlikte yaşamaları Sözkonusu olunca, yalnızca evinin düzenini,, çamaşırı, bulaşığı, yemeği düşünen, dünyada başka şeylerin de olabileceğinden, olması gerektiğinden habersiz insanlarla dolu bu toplumda, annemden sonra en çok; Yemeenizi kim yapıyoooo?… Ne zaman gelsek ev tertemiz. Kim temizliyooooo?… Soruları sorulur oldu. Kitap okuyabiliyo musuuuunnnn?… Resim yapabiliyo musuuuunnnn?… Müzikle ilgilenebiliyo musuuunnnn?… Diye soracak değiller elbette. Ben de ısrarlı sorulara dayanamayıp, gerçekleri tüm çıplaklığıyla kaleme, ne kalemi yaaa?… Klâvyeye almaya karar verdim.
Biz Selânik kökenliyiz. Dedemler 1923 mübâdelesinde Giresun’un Bulancak ilçesinde iskân edilmişler. Rahmetli dedemin küçük bir lokantası varmış Bulancak’ta. Bildiğimiz esnaf lokantası. Pazara mal getirip satan köylüler, çevredeki esnaf yemek yermiş. Bu lokanta sâyesinde dedem bir zengin olmuş bir zengin olmuş anlatılır gibi değil. Zengin oldu, burnu büyüdü demesinler diye bir tahta perdeyle ayrılmış, yarısında ailesiyle kendisinin, yarısında da kardeşi ve ailesinin yaşadığı ahşap, Rum’lardan kalma eski evden bile vazgeçmemiş, orada ömrünü tamamlamış adamcağız. Babam da onca zenginlikten sıkılıp, en güzel yıllarını dağlarda, bayırlarda, mahrumiyet bölgelerinde geçireceği Jandarma Astsubay’lığını seçmiş meslek olarak. Maksat mâcerâ olsun değil mi?… Gençlik işte. Oturup dedemle elele vererek zenginliğinezenginlik katmak yerine askerî okulun disiplinini ve Jandarma’lığı tercih etmiş.
Onaltı yaşıma gelinceye dek hep mütevazı kira evlerinde oturduk. Babam da dedem gibi zenginliğiyle kendini göstermeyi sevmeyen biri çünkü. Ancak emekli olduktan sonra orta halli bir ev aldı kimselerden ayrı tutulmasın diye. Parasızlıktan değil. Amaaa; beni ve kardeşimi aşçılar, hizmetçiler ve dadılarla büyüttü. Dünya mutfağını biliriz biz. Asya, Avrupa, Afrika. Hemen her ülkeden gelen aşçılarımız vardır. Tüm lezzetler emrimizde.
Dadılarımız da dünyanın her kıtasından, çeşitli ülkelerden oldu hep. Bu yüzden bilmediğimiz yabancı dil yoktur. Eskimo dadımız ve aşçımız bile oldu vallahi.
Ortalığı silip süpüren hizmetlilerimiz de sayılamayacak kadar çoktur.
Onca çalışanı mütevazı evimizde birarada barındıramayacağımız için sırayla gelip giderler. Hâl böyle olunca kimse bizim yaşadığımız rahatlığın, lüksün farkına bile varmaz.
Altmışlı yaşlarıma merdiven dayadım, bugüne dek ellerim sıcak sudan soğuk suya değmedi. Biri yağda, biri balda keyif çatıyoruz ellerim ve ben.
Dolayısıyla yemeemizi sayısını bile unuttuğumuz her milletten aşçılarımız, temizliimizi de yine sayısını unuttuğumuz hizmetlilerimiz yapıyoooo.
Babam bana ve kardeşime başarılarımızla, zenginliğimizle övünmemeyi, böbürlenmemeyi, dâimâ alçakgönüllü olmayı öğrettiği için yıllardır son derece varlıklı bir aileye mensup olduğumu kimselere söyleyemedim. En yakın arkadaşlarım bile bilmez. Durmaksızın mâruz kaldığım sorulardan sonra dayanamayıp ettiğim bir îtiraftır bu.
Nasıl baba öğüdü dinliyorsun sen?… Amma da övündün zenginliğinle. Havan batsın diyenlere tek yanıtım olacak. Saçmasapan sorular sormayın siz de vırvırvır, sonunda bu yaşıma kadar söyleyemediğim gerçekleri söylettiniz bana.

 

Fatma Işık Kaya. (Fadime)
11-Şubat-2021-Perşembe.

İlgili Terimler :

YORUMLAR