2025 yılı asgari ücreti 22 bin 104 lira oldu
Türkiye Cumhuriyeti Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan, 2025 yılı asgari ücretinin 22 bin 104 lira olduğunu açıkladı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Bakan Işıkhan’ın duyurusu ile eş zamanlı olarak bir X paylaşımı yaptı.
Erdoğan, “2025 yılında asgari ücret, %30 artışla net 22.104 TL olarak uygulanacaktır. Ülkemize ve milletimize hayırlı olsun.” mesajı verdi.
Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Işıkhan’ın ücreti açıkladığı toplantıya işçi örgütü temsilcileri katılmadı.
TÜRK-İŞ’in kurumsal sosyal medya hesabından ücret açıklaması öncesi yapılan paylaşımda, kendi belirledikleri artışın teklif edilmemesi durumunda “masada yer alınmaması” kararını alındığı duyurulmuştu.
TÜRK-İŞ, asgari ücretin 29 bin 583 lira olmasını talep ediyordu.
Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerine göre yedi milyonu aşkın insan asgari ücret alıyor.
Mevcut net asgari ücret 17.002 lira.
Asgari ücret, Resmi Gazete’de yayımlanıp resmen 1 Ocak 2025 tarihinden itibaren yürürlüğe girmiş olacak.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan başta olmak üzere hükümet yetkilileri ve ekonomi yönetimi, asgari ücretin enflasyona ezdirilmeyeceğini söylüyordu.
DİSK-AR Asgari Ücret Araştırması 2025 raporuna göre, asgari ücretin Temmuz 2024’te yeniden artırılmaması nedeniyle asgari ücretin alım gücü, enflasyon karşısında ciddi biçimde eridi.
Hesaplamalara göre 2024 yılında asgari ücretlinin alım gücü kaybı 55 bin TL’ye yakın oldu.
BBC Türkçe’ye konuşan Kocaeli Üniversitesi Çalışma Ekonomisi ve Endüstri İlişkileri Bölümü Profesörü ve DİSK-AR araştırmacısı Prof. Dr. Aziz Çelik, asgari ücreti “büyüme ve bölüşüm sorunu” olarak görmek gerektiğini söylüyor:
“Asgari ücreti sadece enflasyon artışı karşısında korumak ya da enflasyonla ilişkilendirerek konuşmak yeterli değil. Ülkenin büyümesinden, refahından, zenginliğinden ne kadar pay alınıyor?”
“Çünkü asgari ücret, genel ücretin çok önemli bir kısmını oluşturuyor. Asgari ücret, temel bir bölüşüm aracıdır ve enflasyona sıkıştırılmış bir tartışma yeterli olmaz.”
DİSK Araştırma Merkezi’nin 2025 raporuna göre, asgari ücretin büyümeden aldığı pay giderek düşüyor.
Rapora göre, 1974’te kişi başına Gayrisafi Yurtiçi Hasıla’nın yüzde 80,6’sı düzeyinde olan asgari ücret, 2024 yılında kişi başına gelirin yüzde 46,5’ine düştü.

Kaynak,Getty Images
Komisyonun işlevi ne?
Asgari ücret; işçi, işveren ve hükümetten beşer temsilci olmak üzere 15 kişiden oluşan bir komisyon tarafından belirleniyor.
Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’nın belirlediği üyelerden birinin başkanlık ettiği komisyon, oy çokluğuyla asgari ücret miktarına karar veriyor.
Prof. Çelik, 2000 yılından bu yana komisyonda sadece sekiz kez oy birliği ile asgari ücrete karar verildiğini, 17 kez işçilerin muhalefet etmesine rağmen asgari ücretin işveren ve hükümet oylarıyla saptandığını belirtiyor.
Çelik’e göre bu, asgari ücretin “büyük ölçüde hükümet ve iş veren kesiminin ağırlığıyla saptandığına ve işçi sendikasının masada etkili olamadığına” işaret ediyor.
Çelik ayrıca “Şeklen yapısını korusa da yıllardır kimse komisyonda ne olacağını merak etmiyor, sadece hükümetin asgari ücret konusundaki kararının ne olacağına bakıyor. Dolayısıyla işlevsiz, sadece asgari ücret kararının imzalandığı ve gerekçesinin yazıldığı bir kurum haline geldi” yorumunu yapıyor.
4 Aralık’ta Türkiye İşveren Sendikaları Konfederasyonu (TİSK) tarafından düzenlenen bir ödül törenine katılan Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan asgari ücreti komisyonun belirlediğini vurguladı.
Işıkhan, komisyonun “tüm sosyal paydaşların olduğu bir yapıda” çalıştığını söyledi.
Enflasyon etrafında tartışmak doğru mu?
TÜRK-İŞ’in hesaplamasına göre, dört kişilik bir ailenin aylık en düşük gıda harcamasını belirleyen açlık sınırı 20 bin 562 lira oldu.
Gıda ile birlikte tüm temel ihtiyaçların dahil edildiği yoksulluk sınırı ise 66 bin 976 liraya yükseldi.
Çalışanların alım gücü hayat pahalılığı karşısında giderek erirken, asgari ücrete yapılacak zammın enflasyonu tetikleyeceği yönündeki tartışmalar da sürüyor.
MÜSİAD Başkanı Mahmut Asmalı katıldığı bir televizyon programında, “Asgari ücrette yüzde 25’in üzerinde artış doğru değil” dedi.
Asmalı, asgari ücrette enflasyon hedeflerine zarar getirecek bir artışı doğru bulmadığını ifade etti.
BBC Türkçe’ye konuşan Çelik ise Temmuz ayında asgari ücrete ara zam yapılmamasına rağmen enflasyonun yüzde 48’lerde seyrettiğini hatırlatıyor:
“Enflasyona endeksli bir asgari ücret tartışması sakıncalı çünkü enflasyon doğru ölçülmüyor. Sadece enflasyonu baz almak, doğru ölçülse bile, ülkenin büyümesinden pay alınmaması anlamına geliyor.”
TÜRK-İŞ Başkanı Atalay da “Fahiş fiyat artışları, kiralar ortada. Asgari ücret enflasyona sebep değil. Bir senedir asgari ücrete zam gelmiyor ama fiyatlar artmaya devam ediyor” dedi.

Kaynak,Getty Images
Ekim ayında Türkiye dahil dünyanın önde gelen üniversitelerden ekonomistler, asgari ücretin enflasyon oranı yüzde 25 baz alınarak belirlenme ihtimalinin “bilimsel ve sosyal açıdan kaygı verici” olduğunu söylemişti.
Aralarında Korkut Boratav, Şevket Pamuk, Hayri Kozanoğlu, Yalçın Karatepe, Galip Yalman, Uğur Gürses gibi isimlerin olduğu ekonomistler, ortak açıklamalarında “gelir dağılımını da gözeten bütüncül bir ekonomi politikası izlenmesi” çağrısı yapmıştı.
Toplumu nasıl etkiliyor?
SGK verilerine göre, asgari ücretle asgari ücretin iki katı arasında ücretle çalışanların sayısı ise 13 milyona ulaşıyor.
Asgari ücret ayrıca; kıdem tazminatı, işsizlik maaşı, GSS primleri, askerlik ve doğum borçlanması, isteğe bağlı sigorta primleri ve rapor ücretleri gibi birçok başka kalemi de ilgilendiriyor.
Bu yönleriyle asgari ücretin artık toplumun tamamını etkilediği vurgulanıyor.
Çelik, asgari ücret ve civarında maaş alanların çoğunluk olmasına rağmen, milli gelirden alınan payın giderek azaldığını söylüyor:
“1980 öncesinde, asgari ücretin kişi başı milli gelir içindeki payı yüzde 80’lerin üzerindeydi. AKP döneminde yüzde 60’lara düştü. Şu anda yüzde 47 seviyesinde. Kişi başına milli gelire göre asgari ücret ciddi biçimde geriledi.”
“Olması gereken, kişi başı milli gelire göre belli bir seviyede tutulmasını sağlamaktır. Böyle olunca hem enflasyon hem de büyümeden pay alarak bölüştürülmüş olur.”
Hükümet ne diyordu?
Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan, komisyon tarafından belirlenecek asgari ücretin çalışanların refahı ve işverenlerin sürdürülebilir üretim kapasitesini gözetecek bir denge ile oluşmasını temenni ettiklerini söylemişti.
Işıkhan, “Elbette hem işveren hem işçi temsilcilerinin gönlünden geçen asgari ücret rakamları var… Şimdiden bir oran vererek Asgari Ücret Tespit Komisyonumuzun iradesine, hassasiyetine gölge düşürmemeli” demişti.
Cumhurbaşkanı Erdoğan ise Kasım ayında gazetecilerin sorularını yanıtlarken “esas amacın alım gücünü artırmak” olduğunu belirtiyordu:
“Bunun da yolu enflasyonu kalıcı bir şekilde tek haneye düşürmekten geçer. İlk yılımızı dezenflasyona geçiş olarak öngörmüştük. Mayıs ayından bu yana enflasyonda düşüş var ve bu düşüş devam edecek.
“Bakın geçen sene asgari ücretli kardeşlerimize biz yüzde 107 buçuk zam verdik. Geçen sene enflasyon yüzde 65’ti. Bu sene biz yüzde 49 zam verdik. Ekim ayı itibarıyla enflasyon yüzde 49’un altında. Yani yılı da Merkez Bankamızın tahminlerine göre yüzde 44 civarında bir rakamla tamamlayacağız.”
“Özetle biz ne emeklimizi ne memurumuzu ne asgari ücretlimizi, toplumun hiçbir kesimini enflasyona ezdirmeyeceğiz.”
Türkiye’de asgari ücret Doğu Avrupa’ya kıyasla ne durumda?
Türkiye’de asgari ücret yıllar içinde bazı Doğu Avrupa ülkelerinin gerisinde kaldı.
Uzmanlara göre bunun arkasında, o ülkelerin Avrupa Birliği üyeliğiyle refahını artırması ve Türkiye’de sendikal örgütlenme oranının çok düşük olması gibi çeşitli nedenler yatıyor.
Kaynak: BBC Türkçe
-
LGS soru kitapçıkları ve cevap anahtarları yayımlandı
-
Petrol fiyatları marttan bu yana en düşük seviyeye geriledi
-
Kaja Kallas AB’nin dış politika rolü tartışmalarının odağında
-
Küba’dan ABD baskılarına karşı ekonomiyi liberalleştirecek reform hamlesi
-
ABD-İran anlaşmasında imzalar atılmak üzere
-
SpaceX’in halka arzı: Elon Musk dünyanın ilk trilyoneri oldu
