AYM: Çıplak arama iddiaları etkili şekilde soruşturulmalı

-Gündem - 11 Haziran 2026 12:39 A A

Medya AŞ Genel Müdürü Fatoş Pınar Türker’in “çıplak arama” iddiası tartışılırken, AYM’nin benzer başvurularda verdiği kararlar dikkat çekiyor. AYM’ye göre, bu iddiaların etkili soruşturulmaması hak ihlali.

İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ne (İBB) yönelik soruşturma kapsamında tutuklanan İBB Medya AŞ Genel Müdürü Fatoş Pınar Türker, gözaltı sürecinde İstanbul Emniyet Müdürlüğü’nde kamerasız bir odada çıplak aramaya tabi tutulduğunu öne sürdü.

Türker’in açıklamaları kamuoyunda tartışma yaratırken, İstanbul Emniyet Müdürlüğü iddiaların gerçeği yansıtmadığını savundu. Daha önce açıklama yapan Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı ise Türker’in Marmara Kadın Kapalı Ceza İnfaz Kurumu’nda çıplak aramaya tabi tutulmadığını duyurmuştu. Türker ise iddiasının cezaevine değil, İstanbul Emniyet Müdürlüğü’ndeki gözaltı sürecine ilişkin olduğunu belirtmişti.

Çağdaş Hukukçular Derneği (ÇHD) İstanbul Şubesi yaptığı açıklamada, çıplak aramanın suç teşkil ettiğini belirterek sorumlular hakkında derhal soruşturma başlatılması çağrısında bulundu.

İddialar kamuoyunda tartışılırken, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından olayla ilgili bir soruşturma yürütülüp yürütülmediğine ilişkin herhangi bir açıklama yapılmadı, olay tarihinde görevli personelin ifadelerine başvurulup başvurulmadığı bilinmiyor.

Tutuklu İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu (solda) ve Medya AŞ Genel Müdürü Fatoş Pınar Türker yan yana ayakta poz veriyor
Tutuklu İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu (solda) ve Medya AŞ Genel Müdürü Fatoş Pınar TürkerFotoğraf: ANKA

AYM: İddialar etkili şekilde araştırılmalı

Anayasa Mahkemesi (AYM) ise benzer olaylarda, çıplak arama ve kötü muamele iddialarının etkili biçimde soruşturulmasını devletin yükümlülüğü olarak görüyor.

Yüksek Mahkeme’nin 3 Temmuz 2025 tarihli Mulla Zincir kararına konu olayda başvurucu, Kırıkkale’deki ceza infaz kurumuna nakledildikten sonra çıplak aramayı kabul etmediği için kamerasız bir odada infaz koruma memurlarının fiziksel şiddetine maruz kaldığını ve zorla soyulduğunu ileri sürdü.

Olaydan üç gün sonra alınan sağlık raporunda ise tutuklunun göz çevresinde morluk ve ödem ile vücudunun çeşitli bölgelerinde sıyrıklar tespit edildi. Buna rağmen savcılık kovuşturmaya yer olmadığına karar verdi.

AYM, o dönem verdiği ilgili kararında; tanıkların dinlenmediğini, görevli personelin ifadelerinin alınmadığını ve delillerin yeterince toplanmadığını belirterek soruşturmanın etkili yürütülmediğine hükmetti. Olayı haysiyetiyle bağdaşmayan muamele yasağının ihlali olarak nitelendiren AYM, başvurucuya 70 bin TL tazminat ödenmesine hükmetti, ayrıca yeniden soruşturma yapılmasını istedi.

Polis merkezinde çıplak arama iddiasında ihlal kararı

Anayasa Mahkemesi’nin benzer yöndeki bir diğer kararı ise İstanbul’da yaşanan bir olayla ilgili.

R.A.S. adlı bir kadın, 9 Ağustos 2016’da Yenikapı Marmaray girişinde polislerle yaşadığı tartışmanın ardından Aksaray Şehit Vedat Ulusoy Polis Merkezi’ne götürüldü. Başvurucu, burada çay ocağı olarak kullanılan bir odaya alınarak iki kadın polis tarafından soyulduğunu, hakarete ve fiziksel şiddete maruz kaldığını ileri sürdü.

Soruşturma dosyasındaki kamera kayıtları, başvurucunun iki polis memuruyla birlikte yaklaşık 10 dakika boyunca polis merkezindeki çay ocağında tutulduğunu ortaya koydu. Daha sonra alınan sağlık raporlarında ise çeşitli yaralanma bulguları tespit edildi. Buna rağmen savcılık, polisler hakkında kovuşturmaya yer olmadığına karar verdi.

Ancak Anayasa Mahkemesi 3 Aralık 2020 tarihli kararında, polis memurlarına neden başvurucunun çay ocağına götürüldüğünün sorulmadığını, olası tanıkların araştırılmadığını ve kamera kayıtlarının yeterince incelenmediğini belirtti.

Kararda, polis merkezinde başka odalar mevcutken bir kişinin üst araması için çay ocağına götürülmesinin olağan bir uygulama olmadığı vurgulandı. Yüksek Mahkeme, kötü muamele iddialarının aydınlatılması için gerekli araştırmaların yapılmadığı sonucuna vararak kötü muamele yasağının usul boyutunun ihlal edildiğine hükmetti ve dosyanın yeniden soruşturulmasına karar verdi.

AYM’nin ihlal kararının ardından yeniden açılan davada İstanbul 38’inci Asliye Ceza Mahkemesi, iki kadın polis memurunun başvurucuyu polis merkezindeki çay ocağında darp ettiğine hükmetti. Mahkeme, polislerin görevlerinin sağladığı nüfuzu kötüye kullanarak kasten yaralama suçunu işledikleri sonucuna vararak her iki sanığı adli para cezasına mahkûm etti.

Türker’in gözaltı sürecine ilişkin iddiaları

Medya AŞ Genel Müdürü Fatoş Pınar Türker, gözaltında tutulduğu süreçte kadın polisler tarafından diğer kadınlarla birlikte sırayla bir odaya götürüldüklerini anlattı. Türker, nezarethanenin bodrum katta bulunduğunu, cam ya da pencere olmadığını ve yoğun bir kirli ortam bulunduğunu belirterek, “Zaman mefhumunuzu yitiriyorsunuz” dedi.

Türker, arşiv odasına benzeyen küçük bir odaya bir kadın polis tarafından götürüldüğünü ve burada kendisine “Soyun” dendiğini söyledi. İlk olarak üst kıyafetlerini çıkardığını, ardından kontrol yapıldığını belirten Türker, “Üstünü giyebilirsin” denildikten sonra odadan çıkmasına izin verilmediğini ifade etti.

Bunun ardından iç çamaşırının çıkarılmasının istendiğini aktaran Türker, “Nasıl yani dedim ama ‘indireceksin’ dedi. Ayak bileklerime kadar indirdim” ifadelerini kullandı. Türker, daha sonra çömelmesinin ve arkasını dönmesinin istendiğini, cinsel organını göstermeye zorlandığını öne sürdü.

 

Kaynak: DW Türkçe

-Gündem - 12:39 A A
BENZER HABERLER

YORUM BIRAK

YORUMLAR

Hiç yorum yapılmamış.