Kültür Yazıları -1-

-Genel - 27 Şubat 2023 13:30 A A

Cahit Kılıç

cahitkilic@tanyerihaber.com

(Facebook’ta yayınlandıktan sonra gelen yorumlarla beraber hepsini köşeme taşıyorum. Kaybolmasın, kayda geçsin diye…)
Bundan sonra zaman zaman, Facebook sayfamda da yayınlanmak üzere kısa kısa, tarihle de harmanlanmış kültür yazıları yazmak istiyorum. Kısa kısa, çünkü uzun yazılar okunmuyor. Okur, daha yarıya gelmeden sıkılıp okumaktan vazgeçiyor…
Biliyorum, gereken ilgiyi görmeyecektir ama yine de yazacağım.
***
Bugün nette dolaşırken; ünlü Fransız yazar, şâir ve oyun yazarı André Gide’e rast geldim…
Kendisi, yüksek tahsil görmeden, edebiyat dünyasında kendisine büyük yer edinmiş yazarlar silsilesindendir…
Çok gençken, daha 16-17 yaşlarımdayken “Kalpazanlar” isimli romanını okumuş, kendisinden çok etkilenmiştim.
Beni etkileyen başka iki hususu daha vardı:
1- Fransızların Afrika’daki sömürgelerini gördükten ve Fransa’ya döndükten sonra “sömürgeciliği” eleştiren ağır yazılar yazdı…
Burada bir haşiye açarsak:
Fransız sömürgeciliğini çok ağır bir şekilde eleştiren bir başka Fransız aydını da Jean-Paul Sartre’dır…
2- Gide, Fransız Komünist Partisinin üyesi sıfatıyla 1936 yılında Moskova’ya gitti. Bu seferinde büyük hayâl kırıklığı yaşadı ve Paris’e döner dönmez Komünist Parti’den istifa etti…
***
1947 yılında NOBEL EDEBİYAT ÖDÜLÜ alan yazar, aslında bir “eşcinseldi”…
Eşcinsellikle ilgili yazdığı kitap, gereken ilgiyi görmedi. O tarihlerde Batılı toplumlar da eşcinselliği dışlıyorlardı. Ona rağmen Gide, Afrika ve Fransa arasındaki gidiş -gelişlerde yazmaya ve daha çok tanınmaya devam etti…
Tarihteki başarılı eşcinsellerin ne ilki ne de sonuncusuydu…
***
Bizim edebiyat sahamızda da tanınmış başarılı eşcinseller var.
Bunlardan biri Reşat Ekrem Koçu’dur. Biyografisinde şu yazılıdır: “Türk tarihçi ve yazar. Tarihi konularda yazdığı fıkra, roman, hikâye ve incelemeleriyle ve en önemli yapıtı İstanbul Ansiklopedisi’yle tanınmaktadır.”
Bir başka ünlü ise çağdaş edebiyatçılardan Murathan Mungan’dır. O da “Türk yazar, oyun yazarı ve şairdir.”
Eserleri “İngilizce, Almanca, Fransızca, İtalyanca, İsveççe, Norveççe, Yunanca, Fince, Boşnakça, Bulgarca, Farsça, Kürtçe ve Flamancaya çevrilmiştir”
***
Müslüman Türk toplumu da eşcinselleri dışlayan bir toplumdur…
Yani İslâmiyet de tıpkı Hristiyanlık gibi eşcinselliği reddeder. Ama ne hikmetse Katolik, Protestan ve Ortodoks kiliselerde barındırılan çocuklar, kilisenin “din adamı” sıfatı taşıyan papazları tarafından cinsel istismara maruz kalıyorlar…
Kendine “İslâmî cemaatler” sıfatı yakıştıran sözde Müslüman din adamları da, sapıklıklarına uydurdukları ve “kitapta yeri var” dedikleri “bademleme” hastalığının esiridirler…
Osmanlı’da “oğlancı” dedikleri padişahların da var olduğunu bazı tarihçiler yazarlar…
***
Ben sadece durum tespiti yaptım… Yoksa suçlama veya yargılama makamı değilim…
Bir de, baştaki sözümü tutamadım. Biraz uzun oldu, bağışlamanız dileğiyle…
17 yorum

Han Ayvaz Adıgüzel

Çok güzel bir yazı. Eğer yazılar böyle olacaksa uzun olmuş kısa olmuş hiç fark etmez. Vay be neler varmış. Reşat Ekrem koçu’ya üzüldüm.

Fazıl Agiş

Reşat Ekrem Koçu için şaşırdım. Bekâr yaşadığını ama mezarının bilinmediğini bilirim. Vefa Lisesi’nde ağabeyimin tarih hocası da, Ağabeyim ondan tarih konusunda etkilendi. Ben ilkokul, o lisede, derslerini bana anlatır, beni de tarihe heveslendirdi. İstanbul’un 7. tepesi Koca Mustafa Paşa. Bu zat da II. Bayezid’in hamam tellakı; aslı Fransız mı, Sırp mı bilinmez. Ta sadrıazamlığa kadar yükseliyor. Gide Edebiyat tahsili görmeden, Lev Tolstoy da Kazan Üniversitesi’nden Rus edebiyatını bilmiyor diye atılmasından sonra Rus edebiyatının piri oluyor. Bu işler böyleyken ben de Kazan Üniversitesi Tatar Dili ve Edebiyatı Fakültesi’nde Türk Edebiyatı Tarihi dersi vermiştim.

Cenk Ozgen

Hocam bu kadar bilgiyi genç yaşiniza nasil sığdirdiniz vallahi pes doğrusu,elaziga geldiğim senede siz istanbula taşindiniz sadece kovancilarda bir iki kez sohbetinize katilmiştim oda ehlibeytin özel günlerinin bahisleriydi.çok şükür buradan takip ediyoruz istifade ediyoruz ayrica saife arkadaşlarida güzel insanlar hepinize ayri teşekkür ederim,selam ve dua ile

Fazıl Agiş

Fransız Komunistleri ilginç kimseler. Roger Garaudy mesela. Bir de Fransız Tarihinde Paris Komunu yaşandı. Bu da Karl Marks’a ilham kaynağı oldu ya.

Cahit Kılıç

Fazıl Agiş Hocam, katkınız için çok teşekkür ederim. İlkokul, ortaokul, lise terk veya mezunu nice nice şöhret olmuş edebiyatçılar var. Onları da sıralayıp yazacağım.
  • Fazıl Agiş

    Cahit Kılıç Bunların hayatları ilginçtir. Yazın.

    Fazıl Agiş

    Homoseksüellik konusunda töhmetler uydurma da olabilir. Çok kimse de böyle töhmetlere uğramıştır. Tataristan’dayım. Oranın sanat güneşi olarak vasıflandırılan İlham Şakirov için de diyorlardı. Ben adamı çok yakından tanıdım. Alkolikti. Yemek doğru dürüst yemez ama içmese duramaz. Kendisini çok evvelden plaklarını dinleyerek tanımıştım. Ankara’ya gelmişti; birçok ses sanatçısıyla beraber. O zaman Kültür Bakanı Namık Kemal Zeybek Türk Dünyası Festivali düzenlemişti. Bana da bunların mihmandarlık görevini her yetkiye sahip olarak bana vermişti. Bunları meşhur Bulvar Palas’a yerleştirmek işi vardı. Her birinin adını alırken bahsettiğim zata adını sorunca “İlham Şakirov” dedi. Ben de “İlham Şakirov siz misiniz?” demiştim. O zamandan beri samimi olduk. Kazan’a gittiğimde beni görmese olmazdı. Kaç kere evinde de kaldım. Hiç böyle eğilimine şahid olmadım. Üstelik “Seni görünce Allah’ı hatırlıyorum” diye eline tesbih alarak zikreder ve “Allah beni bu hâlimle bağışlar mı?” derdi.

    Cahit Kılıç

    Fazıl Agiş Değerli Hocam, yukarıda bahsi geçen 3 kişi de eşcinsel olduklarını kabul etmişlerdir. Yani bir “şayia” değil, ispatlı, tasdikli bilgilerdir.

    Fazıl Agiş

    Lev Tolstoy’a gelince Siyaset Bilimi’nde onun hakkında “Hristiyan Anarşisti” kelimesi kullanıldı. Hz. Muhammed (s.a.a.) için yazdığı kitap da Şia’da geçen hadislere uygundu. Akademik olarak yazılmış bir kitapta (şu anda hangi kitap hatırlamıyorum) okumuştum; ona biri en iyi din hangisi diye sorduklarında “İslâm dini, ama sakın Müslüman olma” demiş. Muhatabı da niye diye sorunca “Müslümanların hâlini görüyorsun ya” diye cevap vermiş. Bir de Sadri Maksudî’nin (Arsal) hatıralarında (bunu Maksudî kızı Adile Ayda yazıyor) Tolstoy’la randevu alıp görüştüğünü, uzun uzadıya İslâm hakkında konuşurken karısı gelip “artık vaktiniz doldu” diye yol verdiğini anlatır. Sadri Maksudî Rusya’nın Meşrutiyet yıllarında Duma’da KADET (Konstitutsyonal Demokrat yani Liberal) partisinden milletvekili (deputat). Ama Tolstoy’la görüşmelerinde hangi statüde bilmiyorum. Maksudi Fransa Sorbon’da Hukuk tahsil etmiş bir Tatar aydını. Sovyetler Birliği kurulup Lenin’in self determinatsya politikasından dolayı İdil-Ural Cumhurbaşkanı olduğunda sınırlanmış topraklar yerine İdil-Ural halklarının etno kültürel özerkliğini dile getirdiğinden Başkordistan Cumhurbaşkanı olan Ahmed Zeki Velidî (Togan) ile Velidî sınırları belli toprak olmalı tezinden anlaşamıyorlar. Aralarındaki bu kavga Türkiye’ye geldiklerinde de devam etmiş. İkisi de prof. Maksudî üniversitede ders verdiği gibi Şebinkarahisar Mebusu da olmuş. Velidî de akademik hayata devam etmiştir.

    Fazıl Agiş

    Cahit Kılıç O zaman kabul. Melamet meşrepten dolayı da demesinler ???? Çünkü Melamilikte nefsini aşağılamak için namus sağlam olduğu halde çürük göstermek gibi amelleri vardır. Bir de bunun pirincinin taşını ayıklamak da var. Abdurrahim Utızimenî (kabri Leninogorsk’ta) hatıralarında 20 küsur kaldığı Buhara medreselerinde “beççebâzî” (pedofili) yaygın olduğunu yazar. Bu ahlak bozukluğunu tenkid eder. Bu bilgi de sağlam.

    Cahit Kılıç

    Fazıl Agiş Hocam, çok değerli yorumlar yazıyorsunuz, faydalanıyoruz. Allah ömrünüze bereket versin.

    Fazıl Agiş

    Cahit Kılıç Çok teşekkür ederim.

Fazıl Agiş

Ankara’dayken İstanbul’a geldiğimde o zamanlarda Eminönü tarafında Balık Pazarı denilen yer vardı, Şimdi Karaköy’de ya. Eminönü’ndeki (Eminkabagı) tahta iskeleler üzerinde ahşap yapıda balıkçı lokantaları vardı. Salaş ama entellektüellin gittiği yer. O zaman balık yanında şarap da içilirdi. Adeta meyhane havası da vardı. Gerçi kültürlülerin gittiği yerde lokantacı, balıkçı da kültürünü geliştirirdi. Bu lokantalara gittiğimde balıkçı ve lokantacı olan bana “biraz önce Reşat Ekrem Koçu buradaydı” demişti. Tanışmayı isterdim. İstanbul Ansiklopedisi’ni Semavî Eyice ile hazırlıyorlardı. Sonunda Eyice bunu tamamlayıp Kültür Bakanlığı’nda bastırdı. Hele genelev konusunda o kadar detay var ki iyi araştırdığı anlaşılıyor. Bu konuda Evliya Çelebi de az değil.

Cahit Kılıç

Murat Bardakçı’nın Reşat Ekrem Koçu ile ilgili yazısı. Gerçi Orhan Pamuk’a kızarak yazmış bu yazıyı ama gerçeği de açıkça yazmış…
Reşad Ekrem ‘cemal áşığı’ idi ama intihalci değildi!
HURRIYET.COM.TR
Reşad Ekrem ‘cemal áşığı’ idi ama intihalci değildi!

Reşad Ekrem ‘cemal áşığı’ idi ama intihalci değildi!

  • Fazıl Agiş

    Murat Bardakçı ve İlber Ortaylı ikisi de Orhan Pamuk’u beğenmezler. Bir araya gelmiştik, Yüksel Gölpınarlı da var. Beylerbeyi’nde Ramazan sahur öncesi yürüyorduk. İlber Ortaylı bana Orhan Pamuk’un kültür yoksunu, minare şerefesine balkon, müezzine imam dediğini yarı kızgın hâlde anlattıydı. Ama gerçekten Koçu’nun imlasını beğenirim. Eski kelimeleri uygun harflerini tonsuzlaştırıp bozmadan yazıyor. Bir ara rahmetli A. Gölpınarlı üstadımla sohbet ederken babam ( o zaman sağdı, Allah rahmet eylesin) ne var ne yok dendiğinde “Allah var, şeriği yok” dediğimde “şeriki yok denmeli dedi. Bu şekil imlayı benimsedim. Nikolay İlminski’ye uyup dilimizi mi bozalım!

    Fazıl Agiş

    İşin içinde cemal âşıkları meselesi var; biraz evvel Fahruddîn-i Irakî hakkında brşeyler okurken adam nalbantın güzel oğlunu karşısına alarak saatlerce seyre dalmış. Bunun üzerine âşık, maşuk, aşk konusunda İstilahatu’-s’Sûfiyye’yi yazmış bir Kalenderî. Onun gibi biri de çağdaşı Evhaduddin Kermânî var. Sûfilerden korkulur. 

Yazarın yazı arşivine ulaşmak için buraya tıklayınız…


 

-Genel - 13:30 A A
BENZER HABERLER

YORUM BIRAK

YORUMLAR

Hiç yorum yapılmamış.