Cahit Kılıç
Cahitkilic54@gmail.com
Seksen yaşına dayanan kifayetsiz muhteris, ihtirasın nirvanasına ulaşan bir başka muhterisin kapı kulluğuna “evet” dedi…
***
Ulu ozanlardan birinin “Önüme bir çığır çıktı, bir ucu var şar içinde” mısraından mülhem, önüme “kin ve nefretimi kusmaya” bir fırsat çıktı diyerek; “çort” giden atlar gibi seğirtti.
(Bizim Kars’ta, tırıs giden ata “çort”, rahvan gidene de “yorga” derler…)
***
Muktedirin bindirdiği külüstür bisikletin dinamo vasıtasıyla ürettiği cılız farla, Özgür Özel’in kırk megavatlık jeneratöründen çıkan projektörü söndüreceğini zannediyor aklınca!
***
Aklı olsaydı, on üç yılda on üç seçim kaybetmiş biri olarak, Özel’in yanında saf tutmuş milletvekillerine “Bana gelin, sizi iktidar yapacağım” diyerek mektup yazmazdı…
Böyle absürt bir teklife, o milletvekillerinin nereleriyle güldüğü pek bilinmez değil ama iş çığırından çıkmış bir kere!
***
Küçük ama meşhur bir anekdot vardı…
Akıl hastanesinin yakınından geçen adam; bahçede oyalanan deliye sorar:
-Hey! Siz içeride kaç kişisiniz?
Cevap soruyla:
-Peki siz dışarıda kaç kişisiniz?
***
Adam, şoka uğrar ve şöyle cevap verir:
-Bir ben, bir Gürsel bir de sefeh Yarkadaş!
Deli sanılan kişi, meğer bizim Kars’ın bilgesiymiş!
Kızgın bir şekilde bağırarak:
-Sizin boyunuzu yere soxum. Dıydıx oğlu dıydıxlar!
***
Bu cümleyi Gürsel ile Yarkadaş anlar da, Piro için “davul zurna az!”
***
Ateh getirince işler ve düşler zor oluyor tabiî…
Eline tutuşturulan şeyin büyük ve güçlü bir silah olduğunu zannediyor…
Arkadan gaz verilince de, dehan’ı kebirinden salyalar saçarak bağırıyor:
“Tahtadan tüfek, bamyadan fişek/Keçi bokundan saçma; erkeksen kaçma!”
***
Bunak, “İlânihaye genel başkan koltuğunda oturacak değilim” demiş!
Kara mizah!
Bir: O koltuğa sen oturmadın; oturtuldun!
İki: Dön bir tarihe bak! Bir koltukta ilânihaye oturan var mı?
Gene Karslı olmanın yeri geldi:
Ancak “tahtalı köyde” ilânihaye yatarsın!
***
İzahı olmayan şeyin mizahı olur demişler…
Eh!
Üç beş satırla da olsa, baştan aşağı çamura bulaşmış siyasetimizi ve sözde siyasetçilerimizi, ironi, alegori ve hiciv karışık makaraya sardım…
Ciddi olsam, mala davara ne faydası olacak!
Ya da şöyle diyelim:
Çok fazla kibir karışık ciddi olduğunu sanan siyasetçilerin bu ülkedeki mala davara ne faydaları var?
Olsaydı; ülkeyi batırmazlardı…
Olsaydı; uçurduk dedikleri ülkemizi uçuruma uçurmazlardı…
***
Başlığa gelince…
Bizim Kars’ın sevgili Yerli vatandaşlarımızın bir fıkrasından alınan bir cümledir…
Fıkra, müstehcendir… Yani burada yazamam…
Özetin özetiyle iki cümle…
9-10 yaşlarındaki bir oğlan çocuğun annesine sorduğu soruya gelen cevabı alınca:
“Babama gurban olim. Eyi ki de gapadur. Yoğsama xaşılımı yeyerdi!” diyor…
Siz, nereye isterseniz, kimlere isterseniz oraya/onlara teşmil edin…
Arif olanlar anlayacaktır!