Cahit Kılıç
Cahitkilic54@gmail.com
KAVRAM KARIŞIKLIĞI
Yıllar yılı yazdım, ekranlarda dilimin döndüğünce anlattım. Bizim ülkemizde “kavram karışıklığı” var dedim.
Sağda da, solda da hep kavramları karıştırıyoruz!
Entelektüelinden tutun da yarı okumuş lümpenine kadar; mefhumlar, amiyane tabirle “çok ucuza satılıyor”…
***
– Yok, efendim aslına rücu etti…
– Bunda ne var? Orası aklına yatmadı da buraya geçti…
– Halkına hizmeti burada daha iyi yapabilir…
İlâ ahir…
***
Buyurun: Mefhumlar delik deşik.
Aslında bunlar kıvırma yöntemleridir…
Tabiî ki o da bir sanattır. Her babayiğidin harcı değil…
Lâkin…
Asluhu nesluhu…
Ya da Bizim Kars’ta denildiği gibi: “Aslında olan tırnağında gösterir!”
Fırdöndülük adamın aslında var demek ki…
Unutmadan:
Bizim Kars’ta topaca, yani fırdöndüye FIRFIRİK deriz…
***
Çağ kapatıp çağ açan Fatih’in torunlarıyız…
Büyük Atatürk bunlara üç gömlek fazla geldi…
Ne kadar silmeye çalıştılarsa yemedi…
Bunlar da kendi fıtratlarına uygun bir çağ açtılar!
“Fırfırik Çağı!”
Mübarek olsun…
ARSIZLIK…
Son videomda demiştim ki…
Sokrat diyor ki: “Zor olan soru sormaktır!”
Kendi açıklamam da şöyleydi:
“Her soruya mutlaka bir cevap bulunur. Mantıklı-mantıksız, hukukî-Hukuksuz, ahlâkî-Ahlâksız bir cevap bulunur, mutlaka bir argüman ileri sürülür. Çünkü minareyi çalan kılıfını uydurur!”
Buyurun bakın son dönen fırfıriklere, nasıl ahlâkî ve hukukî olmayan cevaplarla insanları kandırmaya ve kendilerini temize çıkarmaya çalışıyorlar!
Bütün fırfıriklerin, hırsızların, arsızların, namussuzların, ahlâksızların, hainlerin, şeref ve haysiyet yoksunlarının düsturları budur. Hatta en belirgin özellikleridir…
Cennetmekân anacığım, bu tür insanların üste çıkmaya çalışmalarına, Azerbaycan Türkçesiyle “Gehbe şüveni” diyordu…
Anlayan anladı.
GELELİM BİR BAŞKA KONUYA…
Totaliter rejimlerin bütün sorunlara bakış açıları toptancı olur.
Nasıl olsa her olumsuzluğu “emir ve komuta zinciri altında emirle” halledeceklerdir.
Düsturları şöyledir:
Öyle İngilizlerin dediği gibi “open wide” veya toplum içinden çıkan eleştirel bakış açısından doğruya ulaşmak da ne demek?
Gelinen nokta: Mutadı olduğu üzre: “Bunu senden mi öğreneceğim?” diyerek önce bir celallenecek, sonra biraz daha diretirsen “kodes sopasını” gösterecek ve susturmayı deneyecek!
Susmadın mı?
Uygun adım marş marş, doğru deliğe…
***
Ondan sonra işin yoksa altı ay boyunca dört duvar arasında sabah akşam durmadan terennüm eyle:
“Angara’da anayaso
Et bize de iltimaso
Elleriyden öpiy Hasso!”
YOBAZLIK!
Efendim…
Çok yazdım da, Aliyar emicenin dediği gibi: “Çi fayda?”
Yobazlığın sonu bağnazlıktır!
Bağnazlığın sonu şiddet!
Örnek:
IŞİD kafası…
O kafa, gencecik bir çocuğun taze dimağına her gün zehir enjekte etti.
Zehirlenen on altı yaşındaki o kafa da geldi aslan gibi iki yiğit polisimizi şehit etti…
İki yiğidimizi de yaraladı…
***
Acaba…
Hani bir zamanlar, çok uzak değil daha birkaç yıl önce:
Sınırlarımızın o kafa kesen, çiğ çiğ insan kalbini söküp kemiren vahşi yaratıkların yolgeçen hanı yapmalarına izin veren ve hatta onlar için:
“Bunlar Eset rejimine kızan öfkeli çocuklardır” diyen kişi, hiç utandı mı?
Yediği naneden hiç nedamet duydu mu?
LOTULAR!
Edebî içerikli bir yazımda teferruatıyla anlatmıştım…
Özellikle İran coğrafyasında hüküm süren, şahlar, sultanlar veya hükümdarlar, kurdukları işret meclislerinde kendilerini eğlendirmek için saraylarında bir “LOTU” bulundururlarmış…
O Lotu, mecliste olmadık pespayeliklerle hükümdarı eğlendirirmiş…
Lotu’nun bizim dilimizdeki karşılığı soytarı…
Batı’daki karşılığı Türkçeyle desek: Saray soytarısı…
Ve Batıdaki kralların soytarıları, genellikle cücelerdi…
***
Birçok ülkede bunlar, emre muntazırdırlar.
Ve günümüzün Lotuları ve soytarıları uzun boylu kalemşorlardır…
Boyları uzun ama…
Karakterleri cüce…
Ahlâkları cüce…
Vicdanları cüce oğlu cüce…
Lâkin yalları bol…
Millet kesesinden…
BİRAZ DA TEBBESSÜM…
Bizim hanımla evde sohbet ediyorduk.
Bir ara, biraz da böbürlenerek dedim ki,
“Biz Türklerin bin yıllara dayanan üç hasleti var:
“At – Avrat – Pusat” (Pusat silah demektir diye de açıklama yaptım)
Sen ancak ikinci sıradasın!”
Ve kontra geldi:
“Atın da yok, pusatın da! Elinde bir avrat kaldı!”
Ben mors 😊
GÜNE DÜŞEN SÖZ:
Albert Einstein: “Güç, her zaman düşük ahlâkî özelliklere sahip insanlar için çekici olmuştur.”