Han Ayvaz Adıgüzel: Aşırı bilgi mi yaratıcı düşünce mi?

-Felsefe - 14 Temmuz 2026 00:01

Han Ayvaz Adıgüzel

hanayvazadiguzel@gmail.com

YAZI ARŞİVİ

Gereksiz bilgiler motif olarak pek etki yapmazlar. Bakış açınızı geliştirmeden bilgi toplamak olur ama o zaman senteze gidemezsin.

Sorunun özü şu: Aşırı bilgi mi, yaratıcı düşünce mi, İstenen hangisi? Yaratıcı düşünce! Bu konu bilginin seviyesi ile ilgilidir.

Bilginin sayesi ve bilginin seviyesi! Sayesi ham halidir, seviyesi bilinç!

Bilgi edinmeden çeşitli düşünce süreçlerinin varlığını reddetme, asıl üzücü olan bunların varlığının yokluğudur.

Sorumlu olan öğretir, öğreten canlı tutar. Bilgi böyle birikir ve korunur. En öğretici bilgi nedenlerin bilgisidir. Bu bilgi vacipler ve mümkünler üzerinde cereyan eder. Uysallığımızın amacı deneyimlerimizi bilgeliğe dönüştürmektir.

Dante bilgi ile meşgul olmuştur. O, şöyle diyor: “İnsan bilgilerini yazmazsa, bilim var olmaz.!” Bilginin babası merak, anası ise hür düşüncedir. Bilgi karşısında telaşa kapılanların dini dinsizliktir. Hiçbir yere bağlı kalmayan bakış açısı saçmalıktır. Ben Müslüman, milliyetçi ve devrimciyim. Bakış açım budur.

Kabullerin alt yapısı önemlidir, bu da bilgiyle ilgilidir. Örnekler verelim.

Allah var mı, var! Ne biliyorsun; çünkü herkes var diyor! Bakınız böyle bir iman insanlığın en tehlikeli imanıdır. Peki, o insanlar yok dese, sen de yok mu diyeceksin? Ne yaparsanız yapın cevaplarınızı bu hastalıklardan kurtarın.

Böyle devam ederse ne olur? İnsan bilinçli bir ikiyüzlü olur çıkar.

Tecrübe bağımsız bir ilim kaynağıdır. Yaşam serüveni de mantık da gözlemde de bu kaynakta kendine yer bulur.

Din, sanat ve politika! Ortalama olarak ülkelerde en çok konuşulan politikadır. Aslında süreç içinde politika dinin yerini almıştır.

Ülkemizde siyasi kültür karışık özellikler taşır. Bu bir tespittir. Bunu bilen bir aydın devlet odaklı fikir yürütmemeli. O zaman şahsiyetinden fire vermek zorunda kalır

Ülkelerin insanları devletten çok kendi aydınına güvenir. Medya aydınına değil, bağımsız aydınlara! Medya aydınları devletin aydınlarıdır. Onlar kiralanmıştır. Devlet halkının canını malını korur. Aydın o halkın onurunu!

Yazılan saygın kitaplarda kalite arttıkça okuyucu sayısı azalıyormuş. Bu bir istatistik sonucu verilerindendir. Aydın bunun çaresini bulmalı. Sanatta da sporda da durum aynıymış. Bu bir zevksizliktir. Bazı yerleri zevksiz insanlardan temizlemek lazım.

Kaliteden uzaklaşma onulmaz bir faciadır. Milletin geleceği yüzüstü kalabilir. Bu demektir ki bağımsızlık tehlike altındadır. Burada müsebbip kimdir? Devlet ve aydınlar!

Engels komünizm için şöyle demiş. “Bu düşüncede hayret verici saçmalıklar var!” Kalite yoksa bütün faaliyetler saçmalıktır. Bu durum bir milleti istiklalden mahrum edebilir. İstiklalden mahrum olanlara hiçbir şeyi layık görmüyorlar.

Kaliteyi tanımayan toplum, sonunda kendi vazifesini unutur.

 

BENZER HABERLER